Ticaret sicil memurluğu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9547 E. 2013/9910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ istifa↗ üçüncü kişi↗ anonim şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde, yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmak koşulu ile boşalan üyelik için yönetim kurulu üyesi atanabileceği düzenlenmiş olup, davacının tescilini talep ettiği karara katılan 4 kişilik yönetim kurulunun, başkan dışındaki tüm üyelerinin, yasanın bu hükmü gereğince atandığı, genel kurul onayından geçmediği, bu nedenle davalı kurumun tescil talebini reddetmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.
Anonim şirket yönetim kurulu üyesi istifa yoluyla üyelikten çekilebilir. İstifa, istifa edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Yönetim kurulu üyesi istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir. Ancak, istifanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ticaret sicilinde ilan edilmesi gerekir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın şirketin tescil ve ilanı başlıklı 300/8. maddesi gereğince İdare meclisi azalariyle şirketi temsile salahiyetli kimselerin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiyetleri tescile tabi olup, aynı Yasa'nın değişiklikler başlıklı 33. maddesi ise "Tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişiklikler de tescil olunur." hükmünü haizdir.
Somut olayda, davacı, 09.09.2011 tarihli noter ihtarnamesiyle dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş'deki yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş, 26.09.2011 tarih 6 sayılı şirket yönetim kurulu kararıyla da davacının istifası belirtilerek, istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine toplanacak ilk genel kurul toplantısının onayına sunulmak üzere başka bir kişinin atanmasına karar verilmiştir. Davacının, ilgili yönetim kurulu kararının tescil edilmesinde hukuki yararı olduğu hususu ise tartışmasızdır. Bu durumda, mahkemece, TTK'nın 300/8. ve 33/1. maddelerindeki tescilin zorunlu olduğuna dair amir hükümler gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8790 E. 2012/15681 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · istifa · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaYönetim kurulu üyesi «istifa» etmekle «yönetim kurulu üyeliği» düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı, 09.09.2011 tarihli noter «ihtarnamesiyle» dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş'deki «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» etmiş, 26.09.2011 tarih 6 sayılı şirket yönetim kurulu kararıyla da davacının istifası belirtilerek, istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine toplanacak ilk genel kurul toplantısının onayına sunulmak üzere başka bir kişinin atanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin» boşalması halinde, yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmak koşulu ile boşalan üyelik için yönetim kurulu üyesi atanabileceği düzenlenmiş olup, davacının tesci …
Benzer bu karardaNoterliği'nce tanzim olunan 06.05.2005 tarihli istifanameyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, istifanın davalı şirketçe «ticaret siciline» bildirilmediğinden bahisle tescil için ticaret sicil memurluğuna başvurduğu, ticaret sicil memurluğunun 24.05.2005, 29.09.2006 ve 06.05.2009 tarihli yazıları ile gerekli tescil ve «ilanın» yapılmasının, aksi takdirde TTK'nun 35. maddesine göre işlem yapılacağının davalı şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «istifa» suretiyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinin» sona erdiğini, ancak istifasının «ticaret siciline» bildirilmediğini,bu durumun şirketin kamu borçları bakımından «şahsi sorumluluğunu» doğurduğunu belirterek, şirket tarafından ticaret sicil memurluğunu bağlar bir talepte bulunulmasını temin amacıyla, bu konuda şirket tarafından çıkartılan «muarazanın giderilmesini» istediğine göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hasım ticaret sicil memurluğuymuş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hük …
… ahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, «ticaret siciline» yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve «ilan» işlemlerinin şirketin «organsız» kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete «kayyım atanması» gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · muarazanın giderilmesi · kayyım atanması · şahsi sorumluluk · ticaret sicili tescili · kayyım
Benzer bu kararda… ahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, «ticaret siciline» yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve «ilan» işlemlerinin şirketin «organsız» kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete «kayyım atanması» gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «istifa» suretiyle davalı şirket «yönetim kurulu üyeliğinin» sona erdiğini, ancak istifasının «ticaret siciline» bildirilmediğini,bu durumun şirketin kamu borçları bakımından «şahsi sorumluluğunu» doğurduğunu belirterek, şirket tarafından ticaret sicil memurluğunu bağlar bir talepte bulunulmasını temin amacıyla, bu konuda şirket tarafından çıkartılan «muarazanın giderilmesini» istediğine göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hasım ticaret sicil memurluğuymuş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hük …
Dava, davacının davalı şirketin «yönetim kurulu üyeliğinden» istifasının davalı tarafından «ticaret siciline tescilinin» sağlanması istemine ilişkindir.
-
Ortaklıktan çıkarma kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6221 E. 2010/6885 K.
Ortak:istifa
İncelediğiniz karardaAnonim şirket «yönetim kurulu» üyesi «istifa» yoluyla üyelikten çekilebilir.
İstifa, «istifa» edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir.
Yönetim kurulu üyesi «istifa» etmekle «yönetim kurulu üyeliği» düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir.
Benzer bu karardaMahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacının dava devam ederken 29.08.2008 tarihinde ortaklıktan «istifa» ettiği,aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · iptal davası · taraf ehliyeti · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; davacının kooperatif ortaklığından istifası nedeniyle ihraç kararının «iptali davası» red edildiğine göre ,davalı yararına ücreti vekalete ve davacı «masraflarının» kendi üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken,anılan husus nazara alınmadan «yargılama giderleri» ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacının dava devam ederken 29.08.2008 tarihinde ortaklıktan «istifa» ettiği,aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4697 E. 2011/15450 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · istifa · anonim şirket · hukuki yarar · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · ilan · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin» boşalması halinde, yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmak koşulu ile boşalan üyelik için yönetim kurulu üyesi atanabileceği düzenlenmiş olup, davacının tesci …
Yönetim kurulu üyesi «istifa» etmekle «yönetim kurulu üyeliği» düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı, 09.09.2011 tarihli noter «ihtarnamesiyle» dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş'deki «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» etmiş, 26.09.2011 tarih 6 sayılı şirket yönetim kurulu kararıyla da davacının istifası belirtilerek, istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine toplanacak ilk genel kurul toplantısının onayına sunulmak üzere başka bir kişinin atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre,davacının 08.02.2007 tarihinde tescil edilen şirket ana sözleşmesi hükümlerine göre kurucu ortak ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu, ancak davacının 28.05.2007 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, 17.01.2008 tarihli şirket karar «defterinin» 10 nolu kararı ile şirket hisselerini devrettiği, buna rağmen dava tarihi olan 22.09.2008 tarihine kadar davalı tarafça «ticaret siciline tescil» ve «ilan» yaptırılmadığı, davacının «iyiniyetli» 3. kişiler ve vergi hukuku yönünden dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» hissedarı ve «yönetim kurulu» üyesi olan davacının devir nedeniyle ortaklığının ve «istifa» nedeniyle «yönetim kurulu üyeliğinin» sona erdiğinin tespiti amacıyla açılmıştır.
Keza, davacının «yönetim kurulu üyeliğinin» de sona erdiği şirket tarafından benimsenmiş ancak bu hususun «ticaret sicil» gazetesinde «ilanı» gerekirken ilan edilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · iyiniyet · pay defteri · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre,davacının 08.02.2007 tarihinde tescil edilen şirket ana sözleşmesi hükümlerine göre kurucu ortak ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu, ancak davacının 28.05.2007 tarihinde «yönetim kurulu üyeliğinden» «istifa» ettiği, 17.01.2008 tarihli şirket karar «defterinin» 10 nolu kararı ile şirket hisselerini devrettiği, buna rağmen dava tarihi olan 22.09.2008 tarihine kadar davalı tarafça «ticaret siciline tescil» ve «ilan» yaptırılmadığı, davacının «iyiniyetli» 3. kişiler ve vergi hukuku yönünden dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirket davacının ortaklığını devri hususunda herhangi bir muaraza çıkarmamış ve devir, «pay defterine» işlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece ortak olmadığının tespiti yönünden «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle davanın reddine, «yönetim kurulu üyeliğinin» sona erdiğinin tespiti talebi yönünden ise, davadan sonra «ilan» nedeniyle konusu kalmadığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9547 E. , 2013/9910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2011/541-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş'deki yönetim kurulu üyeliği görevinden istifa ettiğini, yönetim kurulu kararıyla müvekkili yerine dava dışı kişinin yönetim kurulu üyeliğine atanmasına karar verildiğini, istifa ve yönetim kurulu üyeliğine atamaya ilişkin yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı için davalı ...'na yaptığı başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, ticaret sicil memurluğu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde, yapılacak ilk genel kurulun onayına sunulmak koşulu ile boşalan üyelik için yönetim kurulu üyesi atanabileceği düzenlenmiş olup, davacının tescilini talep ettiği karara katılan 4 kişilik yönetim kurulunun, başkan dışındaki tüm üyelerinin, yasanın bu hükmü gereğince atandığı, genel kurul onayından geçmediği, bu nedenle davalı kurumun tescil talebini reddetmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.
Anonim şirket yönetim kurulu üyesi istifa yoluyla üyelikten çekilebilir. İstifa, istifa edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Yönetim kurulu üyesi istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği düşer ve ortaklığın, istifayı kabulü de söz konusu değildir. Ancak, istifanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ticaret sicilinde ilan edilmesi gerekir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın şirketin tescil ve ilanı başlıklı 300/8. maddesi gereğince İdare meclisi azalariyle şirketi temsile salahiyetli kimselerin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiyetleri tescile tabi olup, aynı Yasa'nın değişiklikler başlıklı 33. maddesi ise "Tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişiklikler de tescil olunur." hükmünü haizdir.
Somut olayda, davacı, 09.09.2011 tarihli noter ihtarnamesiyle dava dışı Birim Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş'deki yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş, 26.09.2011 tarih 6 sayılı şirket yönetim kurulu kararıyla da davacının istifası belirtilerek, istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine toplanacak ilk genel kurul toplantısının onayına sunulmak üzere başka bir kişinin atanmasına karar verilmiştir. Davacının, ilgili yönetim kurulu kararının tescil edilmesinde hukuki yararı olduğu hususu ise tartışmasızdır. Bu durumda, mahkemece, TTK'nın 300/8. ve 33/1. maddelerindeki tescilin zorunlu olduğuna dair amir hükümler gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516105400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz