Ticaret sicili tescil ve ilan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4697 E. 2011/15450 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescil ve ilan↗ yönetim kurulu üyeliği↗ istifa↗ ticaret sicili tescili↗ iyiniyet↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre,davacının 08.02.2007 tarihinde tescil edilen şirket ana sözleşmesi hükümlerine göre kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu, ancak davacının 28.05.2007 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, 17.01.2008 tarihli şirket karar defterinin 10 nolu kararı ile şirket hisselerini devrettiği, buna rağmen dava tarihi olan 22.09.2008 tarihine kadar davalı tarafça ticaret siciline tescil ve ilan yaptırılmadığı, davacının iyiniyetli 3. kişiler ve vergi hukuku yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının devir nedeniyle ortaklığının ve istifa nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti amacıyla açılmıştır.
Davalı şirket davacının ortaklığını devri hususunda herhangi bir muaraza çıkarmamış ve devir, pay defterine işlenmiştir. Keza, davacının yönetim kurulu üyeliğinin de sona erdiği şirket tarafından benimsenmiş ancak bu hususun ticaret sicil gazetesinde ilanı gerekirken ilan edilmemiştir. Bu itibarla, davacının bu yönden dava açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir. Ancak, davanın açılmasından sonra Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilan yapılmış olmakla, dava bu yönden konusuz kalmıştır. Bu itibarla, mahkemece ortak olmadığının tespiti yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti talebi yönünden ise, davadan sonra ilan nedeniyle konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4697 E. , 2011/15450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2010 tarih ve 2008/674-2010/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 17.01.2008 tarihine kadar kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin 28.05.2007 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini ve şirket hisselerini devrettiğini, bu durumun 17.01.2008 tarihinde alınan karar ile kabul edilerek şirketin karar ve pay defterine işlendiğini, ancak yönetim kurulu ve ortaklar genel kurulu toplanmadığı için müvekkilinin halen şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulu üyesi ve şirket ortağı olarak gözüktüğünü, bu durumun müvekkili için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ağır mali yükümlülükler getireceğini ve 3. kişilere karşı müvekkilinin haklarını zedeleyeceğini belirterek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketin ortağı iken, şirketten ayrılarak hisselerinin tümünü devrettiği ve 17.01.2008 tarihinde alınan karar ile devrin kabul edilerek pay defterine işlendiği hususunun doğru olduğunu ancak, TTK'nun 417/son maddesinin yorumundan ortaklıktan ayrıldığı kabul olunan ve tüm payını devreden ortağın yöneticilik sıfatının zaten kendiliğinden son bulacağını, bu kapsamda davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre,davacının 08.02.2007 tarihinde tescil edilen şirket ana sözleşmesi hükümlerine göre kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu, ancak davacının 28.05.2007 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, 17.01.2008 tarihli şirket karar defterinin 10 nolu kararı ile şirket hisselerini devrettiği, buna rağmen dava tarihi olan 22.09.2008 tarihine kadar davalı tarafça ticaret siciline tescil ve ilan yaptırılmadığı, davacının iyiniyetli 3. kişiler ve vergi hukuku yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının devir nedeniyle ortaklığının ve istifa nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti amacıyla açılmıştır.
Davalı şirket davacının ortaklığını devri hususunda herhangi bir muaraza çıkarmamış ve devir, pay defterine işlenmiştir. Keza, davacının yönetim kurulu üyeliğinin de sona erdiği şirket tarafından benimsenmiş ancak bu hususun ticaret sicil gazetesinde ilanı gerekirken ilan edilmemiştir. Bu itibarla, davacının bu yönden dava açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir. Ancak, davanın açılmasından sonra Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilan yapılmış olmakla, dava bu yönden konusuz kalmıştır. Bu itibarla, mahkemece ortak olmadığının tespiti yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti talebi yönünden ise, davadan sonra ilan nedeniyle konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,18/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034963200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz