6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organsızlık

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8790 E. 2012/15681 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsızlık muarazanın giderilmesi yönetim kurulu üyeliği kayyım atanması şahsi sorumluluk istifa ticaret sicili tescili kayyım ticaret sicili yönetim kurulu kararı ilan temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 30TTK 33TTK 35TTK 300

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, ticaret siciline yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve ilan işlemlerinin şirketin organsız kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete kayyım atanması gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifasının davalı tarafından ticaret siciline tescilinin sağlanması istemine ilişkindir.

TTK'nun 300. maddesinde, idare meclisi azalarıyla şirketi temsile salahiyetli kimselerin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiyetleri, tescil ve ilanı gerekli hususlar arasında sayılmıştır. TTK'nun 33. maddesinde, tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişikliklerin de tescil olunacağı, 32.maddesinde kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescili talep müddetinin on beş gün olduğu, 30. maddesinde ise, tescil talebinin ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılacağı, hükümleri getirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacının Üsküdar 1. Noterliği'nce tanzim olunan 06.05.2005 tarihli istifanameyle davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, istifanın davalı şirketçe ticaret siciline bildirilmediğinden bahisle tescil için ticaret sicil memurluğuna başvurduğu, ticaret sicil memurluğunun 24.05.2005, 29.09.2006 ve 06.05.2009 tarihli yazıları ile gerekli tescil ve ilanın yapılmasının, aksi takdirde TTK'nun 35. maddesine göre işlem yapılacağının davalı şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, istifa suretiyle davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, ancak istifasının ticaret siciline bildirilmediğini,bu durumun şirketin kamu borçları bakımından şahsi sorumluluğunu doğurduğunu belirterek, şirket tarafından ticaret sicil memurluğunu bağlar bir talepte bulunulmasını temin amacıyla, bu konuda şirket tarafından çıkartılan muarazanın giderilmesini istediğine göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hasım ticaret sicil memurluğuymuş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticaret sicil memurluğu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9547 E. 2013/9910 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16197 E. 2012/6690 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8790 E.  ,  2012/15681 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2011 tarih ve 2009/702-2011/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi iken 06.05.2005 tarihinde bu görevinden istifa ettiğini ve durumu davalı şirkete bildirdiğini, ancak davalı şirketçe istifa kararının ticaret sicili nezdinde tescil ve ilanı talep edilmediğinden müvekkilinin resmi kayıtlarda halen yönetim kurulu üyesi olarak göründüğünü, bu durumun vergi dairesi gibi birçok kurum nezdinde davacının sorumlu tutulmasına neden olduğunu, öte yandan istifa tarihinden sonra yapılan 02.05.2007 tarihli yönetim kurulu toplantısında davacının imzası taklit edilerek karar alındığını, şirket aktif faaliyetini tescilli adresi dışında devam ettirdiğinden tescilli adresine gönderilen tebligatların şirkete ulaşmadığını, durumun farkında olan şirket yetkililerinin adres değişikliğini bildirmeyerek yasal sürelerin başlamasını engelleme yoluna gittiklerini ileri sürerek, istifa tarihinden itibaren sonuç doğuracak şekilde, davalı şirket yönetim kurulu üye istifaları ve değişikliklerinin ve şirketin adres değişikliğinin ticaret siciline re'sen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket davaya cevap vermemiş, yargılamaya da katılmamıştır.

Mahkemece, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne karşın, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 30. ve Ticaret Sicil Nizamnamesi'nin 31.maddeleri uyarınca, ticaret siciline yapılacak tescilleri isteme hakkının şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olup, davacının ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuru hakkınının bulunmadığı, tescil ve ilan işlemlerinin şirketin organsız kalması nedeniyle yerine getirilememesi halinde ise şirkete kayyım atanması gerektiği, somut uyuşmazlıkta böyle bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifasının davalı tarafından ticaret siciline tescilinin sağlanması istemine ilişkindir.

TTK'nun 300. maddesinde, idare meclisi azalarıyla şirketi temsile salahiyetli kimselerin ad ve soyadları, ikametgahları ve tabiyetleri, tescil ve ilanı gerekli hususlar arasında sayılmıştır. TTK'nun 33. maddesinde, tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişikliklerin de tescil olunacağı, 32.maddesinde kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescili talep müddetinin on beş gün olduğu, 30. maddesinde ise, tescil talebinin ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından salahiyetli sicil memurluğuna yapılacağı, hükümleri getirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacının Üsküdar 1. Noterliği'nce tanzim olunan 06.05.2005 tarihli istifanameyle davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, istifanın davalı şirketçe ticaret siciline bildirilmediğinden bahisle tescil için ticaret sicil memurluğuna başvurduğu, ticaret sicil memurluğunun 24.05.2005, 29.09.2006 ve 06.05.2009 tarihli yazıları ile gerekli tescil ve ilanın yapılmasının, aksi takdirde TTK'nun 35.

maddesine göre işlem yapılacağının davalı şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, istifa suretiyle davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, ancak istifasının ticaret siciline bildirilmediğini,bu durumun şirketin kamu borçları bakımından şahsi sorumluluğunu doğurduğunu belirterek, şirket tarafından ticaret sicil memurluğunu bağlar bir talepte bulunulmasını temin amacıyla, bu konuda şirket tarafından çıkartılan muarazanın giderilmesini istediğine göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, hasım ticaret sicil memurluğuymuş gibi değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063961400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.