6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9691 E. 2013/9852 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat münhasırlık dolandırıcılık feragat havale eksik inceleme kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 91HUMK 428 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının verdiği yazılı talimat üzerine davalı bankaya yatırdığı paranın ... Off Shore Ltd.'ye havale edildiği, davacının banka cüzdanı ve havale talimatı ve kayıtlardan bu hususun anlaşıldığı, davanın öncelikle hesabın havale edildiği ... Off Shore Ltd. Şti.'ye karşı açılması gerektiği, asıl dava davalısı ... A.Ş. yönünden davanın erken açılmış bir dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle asıl davada zamansız açılan davanın reddine, birleşen davada, davanın kabulü ile 10.000 USD'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, davalı ... Offshore Ltd. Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının ... A.Ş. ... Şubesi'ne giderek 245.000 USD bedelli hesap açtırdığı, bu paranın ... Offshore Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden ... yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları off shore hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda ... Off Shore Ltd. Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın off shore hesabına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Davacı vekilinin birleşen dava yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalı ... Off-Shore hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nın 91 ve devamı maddeleri uyarınca feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir. Somut olayda, davadan feragate yetkili davacı vekili karar kesinleşmeden birleşen dosya davalısı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve karar tarihinde geçerli HUMK'nın 428'nci maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için birleşen davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4049 E. 2013/4953 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/812 E. 2012/4967 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2167 E. 2011/12501 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8132 E. 2012/15249 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1425 E. 2012/7697 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8960 E. 2010/12841 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1579 E. 2012/9647 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1565 E. 2011/10870 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/9691 E.  ,  2013/9852 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2005 tarih ve 2002/682-2005/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını değerlendirmek amacıyla davalı bankanın ... Şubesi’ne başvurduğunu, banka müdürünün telkinleri sonucunda parasını davalı bankanın güvencesi altında bulunan ... Off-Shore Ltd. Şti.'de değerlendirmesi için ikna edildiğini, bankaya güvenerek paranın Off-Shore hesabına yatırılması için talimat verdiğini, 22.12.1999 tarihinde davalı bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğini, bundan sonra müvekkiline faiz ödemesi yapılmadığını, paranın da iade edilmediğini, davalının vekalet ilişkisinden doğan özen ve sadakat borcunu yerine getirmediğini, kendisine güvenilerek yatırılan parayı yanlış yönlendirdiğini, bundan dolayı müvekkilin zarara uğradığını ileri sürerek, 245.000 USD tutarındaki zarardan şimdilik 10.000 USD'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının vadeli döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı banka vekili, müvekkili ile ... Off-Shore Ltd.'nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, davacının serbest iradesi ile parayı Off-Shore hesabına yatırdığını, müvekkilinin sadece havale işlemine aracılık ettiğini, havale işleminden sonra müvekkilinin hiçbir hukuki sorumluluğu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, davacının verdiği yazılı talimat üzerine davalı bankaya yatırdığı paranın ... Off Shore Ltd.'ye havale edildiği, davacının banka cüzdanı ve havale talimatı ve kayıtlardan bu hususun anlaşıldığı, davanın öncelikle hesabın havale edildiği ... Off Shore Ltd. Şti.'ye karşı açılması gerektiği, asıl dava davalısı ... A.Ş. yönünden davanın erken açılmış bir dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle asıl davada zamansız açılan davanın reddine, birleşen davada, davanın kabulü ile 10.000 USD'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiziyle birlikte birleşen dosya davalısından tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, davalı ... Offshore Ltd. Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının ... A.Ş. ... Şubesi'ne giderek 245.000 USD bedelli hesap açtırdığı, bu paranın ... Offshore Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden ... yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları off shore hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda ... Off Shore Ltd. Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın off shore hesabına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Davacı vekilinin birleşen dava yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalı ... Off-Shore hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nın 91 ve devamı maddeleri uyarınca feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir. Somut olayda, davadan feragate yetkili davacı vekili karar kesinleşmeden birleşen dosya davalısı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve karar tarihinde geçerli HUMK'nın 428'nci maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).

Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için birleşen davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl dava bakımdan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516047900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.