6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/812 E. 2012/4967 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 194 davadan feragat münhasırlık dolandırıcılık feragat havale iflas eksik inceleme kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 91HUMK 428 · TTK · İİK — İİK 194

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı .... hakkındaki davanın öncelikle Off Shore Bank Ltd. Şti. hakkında dava açılması gerektiğinden banka hakkındaki davanın erken açılması nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise, bankaya el konulduğundan tek yetkili ... olduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ..., ... ve ... hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden yukarıda adı anılan üç davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin davalı banka yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı Egebank Offshore Ltd.Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının dava dışı Egebank A.Ş. Yeşilyurt Şubesi'ne giderek 5.000 USD bedelli hesap açtırdığı, bu paranın Egebank Offshore Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda Egebank Off Shore Ltd. Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Off Shore gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4-Diğer taraftan, davalılardan ...’in iflasına Dairemizden geçen emsal davalardan anlaşıldığı üzere 31/12/2008 tarihinde karar verildiğine göre, mahkemece İİK’nun 194. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar bu davalı aleyhine açılan davanın durmasına karar verilmesi ve neticesine göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2167 E. 2011/12501 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2153 E. 2011/12553 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8132 E. 2012/15249 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9691 E. 2013/9852 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1425 E. 2012/7697 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1579 E. 2012/9647 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8960 E. 2010/12841 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4049 E. 2013/4953 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/812 E.  ,  2012/4967 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2007 tarih ve 2006/225-2007/273 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar avukatı ... (ING Bank) Av.... ve ...- ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Egebank A.Ş. Yeşilyurt Şubesinde (5.000) USD tutarında hesap açtırdığını, şube müdürü tarafından yapılan yönlendirme ve iknalar sonucunda parasının off shore hesabına aktarılmasına izin verdiğini, ancak, müvekkilinin muhatabının davalı banka olup Egebank Offshore Ltd. olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (5.000) USD'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .... vekili, müvekkili ile Egebank Offshore Ltd.'in tamamen ayrı tüzel kişiliklere sahip olup, aralarında hukuki veya organik bir bağ bulunmadığını, taraflar arasında dava konusu işlemle ilgili olarak vekalet ilişkisi kurulmadığını bu nedenle müvekkili bankanın vekil olarak sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davadan karardan sonra verilen 30.10.2007 dilekçe ile feragat edilmiştir.

Davalı ... hakkındaki dava son celse davacı vekili tarafından atiye terk edilmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı .... hakkındaki davanın öncelikle Off Shore Bank Ltd. Şti. hakkında dava açılması gerektiğinden banka hakkındaki davanın erken açılması nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise, bankaya el konulduğundan tek yetkili ... olduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ..., ... ve ... hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden yukarıda adı anılan üç davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).

Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekilinin davalı banka yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı Egebank Offshore Ltd.Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının dava dışı Egebank A.Ş. Yeşilyurt Şubesi'ne giderek 5.000 USD bedelli hesap açtırdığı, bu paranın Egebank Offshore Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda Egebank Off Shore Ltd.

Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Off Shore gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

4-Diğer taraftan, davalılardan ...’in iflasına Dairemizden geçen emsal davalardan anlaşıldığı üzere 31/12/2008 tarihinde karar verildiğine göre, mahkemece İİK’nun 194. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar bu davalı aleyhine açılan davanın durmasına karar verilmesi ve neticesine göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047919500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.