6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4049 E. 2013/4953 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat münhasırlık dolandırıcılık feragat havale eksik inceleme kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 91HUMK 428

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının parayı davalı ...-... Ltd.'ne yatırdığı, davacının davalı ...-... LTD.'den sonuç alınamaması durumda diğer davalıya başvurabilceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, davalı ... Ltd. Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının dava dışı ... A.Ş. Bahçe Şubesi'ne giderek 50.000 DM bedelli hesap açtırdığı, bu paranın ... ... Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden ... yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları ... hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda ... ... Ltd. Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle ... bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın ... hesabına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve ... hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

...- Davacı vekilinin birleşen dava yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalı ...-... hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nın 91 ve devamı maddeleri uyarınca feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir. Somut olayda, davadan feragate yetkili davacı vekili karar kesinleşmeden davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nın 428'nci maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, ....11.1981 gün 1981/...-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için birleşen davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9691 E. 2013/9852 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/812 E. 2012/4967 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1425 E. 2012/7697 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8960 E. 2010/12841 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1579 E. 2012/9647 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2167 E. 2011/12501 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8132 E. 2012/15249 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9744 E. 2012/13041 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4049 E.  ,  2013/4953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....11.2005 tarih ve 2002/377-2005/673 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin ... A.Ş. ...Şubesi'nde vadeli hesaplarının bulunduğunu, davalı bankanın çalışanlarının yönlendirmesi ile hesaptaki paranın ... ... Ltd.’ye aktarıldığını, ancak gerçekte paranın davalı bankanın bünyesinde kaldığını, ... tarafından bankaya el konulduğunu, halen müvekkiline ait paranın ödenmediğini ileri sürerek, 50.000 DM'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının parayı davalı ...-... Ltd.'ne yatırdığı, davacının davalı ...-... LTD.'den sonuç alınamaması durumda diğer davalıya başvurabilceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl dava, davalı ... Ltd. Şti. hesabına yatırıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının dava dışı ... A.Ş. Bahçe Şubesi'ne giderek 50.000 DM bedelli hesap açtırdığı, bu paranın ... ... Ltd.'ye havale edilmesi talimatı verdiği sabittir. Ancak, her ne kadar havale talimatında davacının imzası mevcut ise de dosya içeriğinden ... yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları ... hesabına kanalize ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşıldığı gibi, yine Dairemizden geçen emsal davalarda ... ... Ltd. Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı sabit olmuş ve Dairemizce bu nedene bağlı olarak banka müşterisinin öncelikle ...

bankasına başvurması yolundaki içtihatlarından dönülmüştür.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın ... hesabına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın mevduattan sorumlu olduğu iddiası da bulunduğundan, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve ... hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

...- Davacı vekilinin birleşen dava yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalı ...-... hakkındaki davadan feragat edilmiştir.

Hüküm tarihinde geçerli HUMK'nın 91 ve devamı maddeleri uyarınca feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir. Somut olayda, davadan feragate yetkili davacı vekili karar kesinleşmeden davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nın 428'nci maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, ....11.1981 gün 1981/...-551 sayılı HGK kararı).

Bu bağlamda, taraflar hüküm kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için birleşen davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl dava bakımdan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/455198300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.