Zayi Belgesi Verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11430 E. 2013/9287 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı işi↗ çekişmesiz yargı↗ zayi belgesi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ zayi↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ticari defter↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ dahili dava↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, zayi belgesi istenen ticari işletme defteri ve faturaların içinde bulunduğu çanta ile birlikte otomobilin torpido gözünden çalındığı ileri sürülmüşse de defter ve belgelerin bu şekilde saklanmasının hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa’nın 68. maddesine dayalı ticari defter ve belgelerin zayiine ilişkin belge verilmesi davasıdır.
Dava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. Söz konusu yasa hükümlerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu, bu durumda 6762 sayılı TTK’nın 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan
çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen ve fakat karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile yapılan değişiklik ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin esasen bu yönde olduğunun açık bir göstergesidir.
Görev, davanın her aşamasında re’sen nazara alınacak bir husus olup, açıklanan nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken iş esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16747 E. 2013/7535 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarının gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1- Bilindiği üzere, dava tarihinden önce, 01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · kıymetli evrak · çek iptali · çek · ibraz
Benzer bu karardaDava, «hasımsız» «çek iptali» istemine ilişkindir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarının gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, çeklerin kimin elinde bulunduğunun belli olduğu, kaybolduğundan söz edilemeyeceği, talep konusu çeklerin muhatap bankaya «ibraz» edildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle makkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle makkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/552 E. 2014/9682 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, talep tarihi itibari ile gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun yürürlükte olmadığını, talep tarihi itibariyle mahkemenin «görevli» olmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin işin niteliği gereği «çekişmesiz yargı işi» olması nedeniyle ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle çek iptali · zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · kıymetli evrak · çek iptali · çek
Benzer bu kararda2-Müdahil vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «hasımsız» açılan «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK'nın 382'nci maddesinde sayılan «çekişmesiz yargı» işlerindendir.
1-Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2370 E. 2014/9121 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · sulh · dahili dava · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Söz konusu yasa hükümlerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna «dahil» ve mahkemece görülecek olan «çekişmesiz yargı» işlerinin tümü bakımından «görevli» mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu, bu durumda 6762 sayılı TTK’nın 5. maddesinin başlığı il …
Benzer bu kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
TTK’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna «dahil» ve mahkemece görülecek olan «çekişmesiz yargı» işlerinin tümü bakımından «görevli» mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · kamu düzeni
Benzer bu kararda1-Dava, «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, «kamu düzenine» ilişkindir ve temyiz «dahil», yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4304 E. 2013/3960 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi belgesi · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · ticari defter · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Zayi Belgesi Verilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «zayi belgesi» istenen «ticari işletme» «defteri» ve faturaların içinde bulunduğu çanta ile birlikte otomobilin torpido gözünden çalındığı ileri sürülmüşse de defter ve belgelerin bu şekilde saklanmasının hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- İstem, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa’nın 68. maddesine dayalı «ticari defter» ve belgelerin «zayiine» ilişkin belge verilmesi davasıdır.
Dava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, davacılar vekili tarafından 20.02.2012 tarihinde «defter» kayıtları ve bir kısım «fatura» ve «irsaliye» ciltlerinin iş yerinde çıkan yangın nedeni ile yandığını öğrendikleri belirtilerek «ticari defter» ve kayıtlar ile fatura ve irsaliye ciltleri için «zayi belgesi» verilmesi talep edilmiş ise de, dosyaya sunulan yangın raporundan ...Mobilya Ltd.
Şti'nde 12.02.2012 tarihinde yangın meydana geldiği ve bu nedenle yangın tutanağı tutulduğu, davacılar tarafından yasal süre olan «ziyayı» öğrendiği tarihten itibaren ... gün içinde «zayi belgesi» verilmesi için dava açılmadığı, yasal süre geçtikten sonra 05.03.2012 tarihinde dava açıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- İstem, «ticari defter» ve belgelerin «zayiine» ilişkin belge verilmesinden ibaret olup 6762 sayılı Yasa’nın 68. maddesine temas etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irsaliye · ziya · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede, davacılar vekili tarafından 20.02.2012 tarihinde «defter» kayıtları ve bir kısım «fatura» ve «irsaliye» ciltlerinin iş yerinde çıkan yangın nedeni ile yandığını öğrendikleri belirtilerek «ticari defter» ve kayıtlar ile fatura ve irsaliye ciltleri için «zayi belgesi» verilmesi talep edilmiş ise de, dosyaya sunulan yangın raporundan ...Mobilya Ltd.
Şti'nde 12.02.2012 tarihinde yangın meydana geldiği ve bu nedenle yangın tutanağı tutulduğu, davacılar tarafından yasal süre olan «ziyayı» öğrendiği tarihten itibaren ... gün içinde «zayi belgesi» verilmesi için dava açılmadığı, yasal süre geçtikten sonra 05.03.2012 tarihinde dava açıldığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9847 E. 2013/7562 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · dahili dava · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...'nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bilindiği üzere, dava tarihinden önce, 01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · çek iptali · keşideci · iptal davası · çek
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...'nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Mahkemece, «keşidecinin» «iptal davası» açmaya hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, ... «çek iptaline» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14306 E. 2012/16645 K.
Ortak:çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi belgesi · ticari dava niteliği · zayi · sulh hukuk mahkemesi · ticari defter · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «zayi belgesi» istenen «ticari işletme» «defteri» ve faturaların içinde bulunduğu çanta ile birlikte otomobilin torpido gözünden çalındığı ileri sürülmüşse de defter ve belgelerin bu şekilde saklanmasının hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- İstem, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa’nın 68. maddesine dayalı «ticari defter» ve belgelerin «zayiine» ilişkin belge verilmesi davasıdır.
Dava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ve bir kısım «ticari defter» ve evraklar için «zayii belgesi» verilmesine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak ''aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece'' «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak
Benzer bu karardaİstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ve bir kısım «ticari defter» ve evraklar için «zayii belgesi» verilmesine ilişkindir.
Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11430 E. , 2013/9287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2012 tarih ve 2012/539-2012/885 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 2011 yılı ticari işletme defteri, fatura defteri ve bir kısım ticari evraklarının çalındığını ileri sürerek, bu defter ve belgeler hakkında zayii kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, zayi belgesi istenen ticari işletme defteri ve faturaların içinde bulunduğu çanta ile birlikte otomobilin torpido gözünden çalındığı ileri sürülmüşse de defter ve belgelerin bu şekilde saklanmasının hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Yasa’nın 68. maddesine dayalı ticari defter ve belgelerin zayiine ilişkin belge verilmesi davasıdır.
Dava ve karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, bu nitelikteki davanın da gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 4.
ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. Söz konusu yasa hükümlerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu, bu durumda 6762 sayılı TTK’nın 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan
çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen ve fakat karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile yapılan değişiklik ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri bakımından ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin esasen bu yönde olduğunun açık bir göstergesidir.
Görev, davanın her aşamasında re’sen nazara alınacak bir husus olup, açıklanan nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken iş esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515615600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz