6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Davalı sıfatıyla açılan dava hakkında hüküm kurulmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3419 E. 2019/4568 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Bir kurum aynı dosyada hem borcu üstlenen sıfatıyla hem de hakkında hizmet kusuruna dayalı dava açılan davalı sıfatıyla yer alıyorsa, borcu üstlenen sıfatıyla sorumlu tutulması davalı sıfatıyla hakkında açılan dava hakkında hüküm kurulmasını gereksiz kılmaz; hizmet kusuruna dayalı bu dava idari yargının görev alanına girdiğinden görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmeli, bu konuda hiç karar verilmemesi bozmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Şubede bulunan mevduatın off-shore banka hesabına aktarılmasından bankanın sorumluluğu → kısmi kabul

İddia: Davalı banka, paranın off-shore şirkete gönderilmesinin davacının talimatıyla gerçekleştiğini, kendisi ile off-shore banka arasında organik bağ bulunmadığını, davacının ayrı tüzel kişiliği olan off-shore bankadan talepte bulunması gerektiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davacının banka şubesinde bulunan mevduatı şube tarafından off-shore şirkete aktarılmış, bir kısmı çekildikten sonra kalan bakiye vade sonuna kadar durmuştur. Hüküm vermeye elverişli, denetime açık bilirkişi raporuna göre davacı, bakiye mevduatın karşılığını davalı bankadan ve borcu üstlenen fondan, vade sonundan itibaren işleyecek faiziyle birlikte talep edebilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Düzenleyici ve denetleyici kamu kurumları aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada yargı yolu (görev) dava şartı → ret

İddia: Davalı kamu kurumları yargı yolu, görev, yetki ve husumet itirazlarında bulunmuştur.

Gerekçe: Hizmet kusuruna dayalı olarak bu kurumlar aleyhine açılan davalar idari yargının görev alanında bulunduğundan, adli yargı yerinde açılan dava esasa girilmeksizin görev (yargı yolu) dava şartı yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Davalı sıfatıyla yer alan Fon hakkındaki dava hakkında görev yönünden hüküm kurulmaması → kabul

Gerekçe: Davacı, diğer kamu kurumlarıyla birlikte Fon'a da hizmet kusuruna dayalı olarak husumet yöneltmiş, yargılama sırasında Fon davalı bankanın borcunu üstlenmiştir. Fon'un borcu üstlenen sıfatı ile sorumlu tutulması yerinde ise de, karar başlığında davalı sıfatıyla yer alan ve aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak dava açılan Fon hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girmesi sebebiyle görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda hiçbir karar verilmemesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı kurumun borcu üstlenen ve davalı sıfatlarının ayrı ayrı değerlendirilerek her sıfat bakımından hüküm kurulması gereğine ilişkin bağlayıcı Yargıtay tespiti emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kamu kurumları aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davalar idari yargının görev alanına girer; adli yargıda açılan dava görev dava şartı yokluğundan reddedilir.
Dava şartı
görev (yargı yolu)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru yargı yolu görev dava şartı borcun üstlenilmesi off-shore mevduat husumet

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/772 E. 2014/20049 K.

    Ortak:dava şartı · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ye gönderilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2151 E. 2019/4392 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18706 E. 2014/2463 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/3419 E.  ,  2019/4568 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/11/2017 tarih ve 2014/309 E 2017/928 K. sayılı kararın davalı ...Ş., fer'i müdahil İpeks İplik Tekstil San. A.Ş. ve davalı borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2018 tarih ve 2018/553-2018/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. ve TMSF vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar yurtdışında çalışarak yaptığı birikimi Sümerbank Kartal Şubesinin 123325 nolu hesabına 11.02.1999 tarihinde yatırdığını, zamanla bu birikim 422.558,22 DM’ye ulaştığını, hesabın bankanın o günkü müdürünün ısrarla yönlendirmesi, yoğun propagandası ve iknası ile müvekkilinin çok büyük menfaati olacağına inandırılarak talimatı olmadan kapattırılarak Sümerbank'ın tamamen kendi kuruluşu olan Lefkoşa'daki Effektifbank Off-shore Ltd. nezdinde aynı gün 2871 no'lu yeni bir hesap açtırıldığını, Lefkoşa'da açılan bu hesaptan müvekkiline bir kısım faiz ödemelerinin Sümerbank Kartal Şubesinden gerçekleştirildiği, Sümerbank'ın TMSF’ye devredildiğini, hesabın son işlem gördüğü 04/01/2000 tarihinde müvekkiline ait 337.086 DM’nin davalı Effektifbank off-shore hesabına havale edilmiş gibi gösterildiğini, paranın aslında bankadan çıkmadığını, bankanın Kartal Şubesi eliyle havale görünümlü mevduat toplama kurnazlığı yaptığını, müvekkilinin paralarını Kıbrıs'a giderek tahsil edemediğini ileri sürerek, bakiye alacaklarının ve Efektifbank Ltd.

hakkında açılan dava hakkının saklı kalarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 169.305 EURO (372.471,00 TL) alacağının vade sonu olan 04/01/2000 tarihinden ödeme tarihindeki TCMB Efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmüne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili, paranın Effektifbank Off-Shore Ltd. gönderilmesinin davalı talimatı ile gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacı taleplerinin samimi olmadığını, müvekkili ile Efektifbank Off-Shore Ltd. arasında organik bağ olmadığını, dava konusu işlemlerin davacının vekil sıfatı ile ... tarafından gerçekleştirildiğinden davanın ...’a ihbar edilmesini, müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, geçerli bir havale talimatına istinaden bankanın talimat gereğini yerine getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, çünkü parasının Efektifbank Off-Shore Ltd. olduğunu ve parayı kendisinin havale ettiğini bildiğini, kendisinde hesap cüzdanı bulunmasına rağmen bu konuları gizlediğini, davacının kendi özgür iradesi ve vekili aracılığı ile daha fazla faiz getirisi elde etmek amacıyla parasını off-shore yatırarak risk altına girmeyi kabul ettiğini, davacının güven nazariyesinin korunmasına tabi olacak iyiniyete sahip olmadığını, ayrıca paranın değerlendirilirken imzalanan sözleşmenin içeriğinin okumamış bulunmasının davacının güven nazariyesinden yararlanmasına engel olduğunu, davacıya Efektifbank Off-Shore Ltd.

ndeki paraların müvekkili güvencesinde olduğunun şifahen bildirilmediğini, bildirilse dahi sözleşmede böyle bir düzenleme olmadığını, davacının alacağının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Effektifbank Off-Shore Ltd.'nden istemesi gerektiğini, bu nedenle davanın husmet nedeniyle de reddi gerektiğini, bankanın güven kurumu olarak gerekli özeni gösterdiğini, davanın İstanbul 6. Ticaret Mahkemesinin 2003/709 Esas ve 2006/320 Karar sayılı davasından farkı olmadığından kesin hüküm sebebi ile reddi gerektiği ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı TMSF vekili, görev, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı BDDK vekili, yargı yolu, yetki ve husumet itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SPK vekili, husumet, görev, yetki itirazında bulunup, dava konusuna ilişkin olarak Kurulca yapılan herhangi bir işlem bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

[…]C. Başbakanlık vekili, husumet, görev ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil İpeks İplik Tekstil San. A.Ş. vekili, Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, bankanın ödemek zorunda kalacağı paralardan dolayı müvekkilinin hukuki menfaatinin etkileneceğini, bu nedenle davalı yanında fer'i müdahil olmakta hukuki yararları bulunduğunu, Sümerbank hakim ortakları aleyhine İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından bozulduğunu, Efektifbanktan alacağın tahsil edilemediğini tespit eden aciz vesikasının dayanağı olan icra dosyasına konu borçların tamamının ödendiğini, dava konusu alacağının tamamının Efektifbank’dan tahsil kabiliyeti olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i Müdahil Oyak vekili, müvekkilinin davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, davanın asıl muhatap TMSF’ye tevcih edilmesini, davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya kabullerine karar verilmesini isteyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Kartal Sümerbank şubesinde bulunan 422,558 DEM parasının Kartal şubesi tarafından Efektifbank Off-shore şirketine aktardığı, 01/11/1999 tarihinde 100.000- DEM'in çekildiği, bankada bakiyenin 322,558- DEM olarak kaldığı, vade sonununda 04/01/2000 tarihi olduğu, davacının 322,558 DEM karşılığı 164,921,29 Euro’yu TMSF ve ING Bank’tan 04/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a mad uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği, diğer davalılar SPK, BDDK, Başbakanlık aleyhine açılan davaların mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle reddi gerektiği, hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 164.917,07 Euronun 04/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı İngbank ve borcu üstlenen TMSF den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalılar BDDK, SPK, Başbakanlık aleyhine açılan dava idari yargının görev alanında bulunduğundan görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı ...Ş., TMSF ve fer'i müdahil İpeks İplik Teks. San. A.Ş. vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...Ş., fer'i müdahil İpeks İplik Tekstil San. A.Ş. ve davalı borcu üstlenen TMSF vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı ...Ş. ve TMSF vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı ...Ş. vekilinin tüm, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı, diğer davalılar BDDK, SPK ve Başbakanlık ile birlikte davalı TMSF’nin hizmet kusuruna dayalı olarak TMSF’ye husumet yöneltmiş, davanın devamı sırasında davalı TMSF davalı ... Bankası'nın borcunu üstlenmiştir. Mahkemece, TMSF’nin borcu üstlenen sıfatı ile sorumlu tutulması yerinde ise de, karar başlığında davalı sıfatı ile yer alan ve aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak dava açılan TMSF hakkında açılan davanın idari yargının görev alanına girmesi sebebiyle görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir karar verilmemesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı sıfatı ile temyiz eden TMSF lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin tüm, davalı TMSF vekilinin sair temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı TMSF’nin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Bankaya iadesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/513291900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/553 E. 2018/519 K.

Offshore hesaba yönlendirilen mevduatta bankanın haksız fiil sorumluluğu

Gerekçe özeti

Bir bankanın, müşterisini organik bağı bulunan offshore bir kuruluşa yönlendirerek görünürde havale niteliğinde işlemlerle mevduat toplaması ve bu suretle yasal yükümlülüklerden kaçınması hâlinde, taraflar arasında mevduat ilişkisi değil haksız fiil ilişkisi kurulmuş sayılır ve mevduatın offshoreden tahsil edilememesinden banka sorumlu tutulur. Bu tür alacaklarda zamanaşımı, mevduatın offshoreden tahsilinin imkânsız olduğunun öğrenildiği veya bu yöndeki dava sonucunun kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar; offshore aleyhine açılan dava sonuçlanmadan bankaya karşı açılan davada zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilemez. Fon tarafından hissesi devralınan bankanın borçlarının TMSF tarafından açık beyanla üstlenilmesi hâlinde, TMSF feri müdahil olmaktan çıkıp asli davalı taraf sıfatını kazanır ve aleyhine doğrudan hüküm kurulabilir. Aynı olaydan kaynaklanan farklı taleplerle farklı davalılara karşı açılan ve farklı sonuçlara bağlanan davalar, birbirleri açısından kesin hüküm oluşturmaz.

Emsal değeri

Kararın, bankanın müşterisini organik bağı bulunan offshore kuruluşa yönlendirmesi hâlinde haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat talep edilebileceği ve zamanaşımının offshoreden tahsil imkânsızlığının anlaşıldığı tarihten başlayacağına ilişkin tespitleri, benzer offshore mevduat uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haksız fiil sorumluluğu offshore hesap organik bağ kesin hüküm itirazı borcun üstlenilmesi zamanaşımı hak düşürücü süre feri müdahil taraf sıfatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/553

KARAR NO 2018/519

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/11/2017

NUMARASI 2014/309 Esas 2017/928 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/05/2018 ( 13/05/2018 yazım tarihli )

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... Bank A.Ş., feri müdahil ... A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar yurtdışında çalışarak yaptığı birikimi ....bank Kartal Şubesinin ..nolu hesabına 11.2.1999 tarihinde yatırdığını, zamanla bu birikim 422.558,22-DM e ulaştığını,kırık vadeli olarak nitelenen bu hesabın bankanın o günkü müdürünün ısrarla yönlendirmesi ve müvekkilinin çok büyük menfaati olacağına inandırıldığını, yoğun propagandası ve iknası ile talimatı olmadan kapattırılarak yine Sümerbank'ın tamamen kendi kuruluşu olan Lefkoşa'daki ...bank(Offshore) ltd. nezdinde aynı gün 2871 nolu yeni bir hesap açtırıldığını, Lefkoşa'da açılan bu hesaptan müvekkiline bir kısım faiz ödemelerinin yine ...bank Kartal şubesinden gerçekleştirildiği, bu paraları müvekkilinin Kıbrıs'a giderek tahsil etmediğini, Sümerbank'ın T.M.S.Fonu'na devredildiğini, hesabın son işlem gördüğü 04/01/2000 tarihinde müvekkiline ait 337.086-DM davalı ...bank Offshore hesabına havale edilmiş gibi gösterildiğini, aslında bankadan çıkmadığını,bankanın Kartal Şubesi eliyle havale görünümlü mevduat toplama kurnazlığı yaptığını, bakiye alacaklarının ve Efektifbank ltd.

hakkında açılan dava hakkının saklı kalarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 169.305 -euro (372.471-TL)alacağının vade sonu olan 04/01/2000 tarihinden ödeme tarihindeki TCMB Efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi hükmüne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ..ank AŞ. (...bank AŞ)vekili; davacının müvekkili bankaya karşı açtığı davasında müvekkili Banka Kartal Şubesine 30/09/1999 tarihinde 422.588-DEM tutarındaki parasını %22 faizle 32 gün vadeli yatırdığını ileri sürerek ödenmesini talep etmekte ise de ; davacının bu taleplerinin ve iddialarının gerçeği yansıtmadığı gibi söz konusu paranın ...bank Offshore Ltd. gönderilmesinin davacının talimatı ile gerçekleştiğini, müvekkili Ingbank ile ...bank Offshore ltd nin tamamen ayrı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, aralarında organik bağın olmadığını, davacının özgür iradesi ile vekili aracılığıyla parasını Off shore yatırarak risk altına girmeyi kabul ettiğini, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için offshore bankasında hesap açmayı bilinçli olarak seçtiğini, vekilinin de onun bu iradesine uygun olarak işlem yaparak mevduatı Off shore bankasına havale ettirdiğini, müvekkili bankanın davacının vekilinin yazılı talimatı ile parayı Kartal Şubesi aracılığı ile ...bank Off Shore Ltd.

hesabına gönderdiğini, davacının parasının müvekkili banka tarafından ....bank Off Shore hesabına havale edildiğini, havale karşılığında ....bank Off Shore Ltd hesap cüzdanının verilmiş olduğunu, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın bir güven kurumu olarak gerekli özeni gösterdiğini, açılan davanın daha evvel İst.

6. ATM.nin 2003/709 Esas ve 2006/320 Karar sayılı dosyasından bir farkı olmadığını, davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı TMSF vekili; Tasarruf Mevduat Fonu, yasayla kurulmuş idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olduğunu, aynı mahiyette açılan İst.

6. AT M.nin 2003/709 E ve 2006/320 K sayılı kararı ile davalılardan TMSF hakkında idarenin tek yanlı kamu tüzel kişiliğine haiz fon tarafından kendisine devredilen bankaların mudileri hakkında kamu gücüne dayalı re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın giderilmesi amacıyla Fon aleyhine açılan davada olay da kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediği, zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre göre saptanması gerektiğinden düzelterek onama kararı verildiğini , bu bakımdan fon hakkındaki davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiği hususunun kesin hükme bağlanmış olduğunu, yargı yolu itirazı öncelikle olmak üzere olumsuz yargı uyuşmazlığı çıkarma yoluna başvurma hakkı saklı kalmak kaydıyla yetkisizlik nedeniyle bu itirazın kabul edilmemesi halinde ise husumet yönünden reddedilmesini talep etmiştir.

3-Feri müdahil....A.Ş.vekili 28.6.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili ..A.Ş.nin ....bank A.Ş.nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, TMSF ile imzalanan protokoller gereğince bankanın TMSF nin Offshore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkili şirketin hukuki menfaatinin etkilenebileceğini, davalı yanında davaya müdahil olarak katılmak istediğini, ...bank'tan alacağın tahsil edilemediğini ispat amacıyla oluşturulan aciz vesikalarının dayanağı olan icra dosyalarının, kamu borçlarının tamamının ödendiğinin veya ödeneceğinin tespit edildiğini, ortada aciz durumunun kalmadığını, ...bank Aleyhine başlatılmış ve semeresiz kalmış icra dosyası bulunmadığını, İst.8.AĞır Ceza Mah.tarafından kurulan mahkumiyet hükmünün bozulduğunu bildirerek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının Kartal ...bank şubesinde bulunan 422,558 -DEM parasının Kartal şubesi tarafından ...bank Off shore şirketine aktardığı, 01/11/1999 tarihinde 100.000- DEM in çekildiği, bankada bakiyenin 322,558- DEM olarak kaldığı, vade sonununda 04/01/2000 tarihi olduğu, davacının 322,558 DEM karşılığı 164,921,29 Euroyu TMSF VE .. Banktan 04/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a mad uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği, diğer davalılar SPK, BDDK, Başbakanlık aleyhine açılan davaların mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle reddi gerektiği, hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 164.917,07-euronun 04/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı İngbank ve borcu üstlenen TMSF den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalılar BDDK , SPK, Başbakanlık aleyhine açılan dava idari yargının görev alanında bulunduğundan görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı banka vekili;

9. 8.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...'a devir sözleşmesinin 6.13.maddesi gereğince borcun sorumlusunun TMSF olduğu, mahkemece HMK 124/2 maddesi kapsamında resen taraf değişikliğine hükmetmesi, paranın gönderilmesinden itibaren 10 yılı aşkın bir süre geçtiği, zamanaşımının gerçekleştiği, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, hak düşürücü sürenin geçtiğini bildirerek hükmün ortadan kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Borcu üstlenen TMSF vekili ; müvekkilinin feri müdahil olmasına rağmen hakkında hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, mahkemece zamanaşımı itirazının reddedildiğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının müterafik kusurunun tartışılmadığı, vadesiz mevduat faizi isteyebileceğini, kabul edilmemesi halinde yasal faizin talep edilebileceğini, davacının parasını ..bank A.Ş.'de bırakmak yerine off-shore hesaplara yatırarak değerlendirmeyi seçtiğini ve off-shore hesabının vergi istisnasından ve ulusal bankaların verdiği faizden daha yüksek bir faizden yararlanmayı talep ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3-Feri müdahil... A.Ş. Vekili; davanın hukuki tavsifinde hata yapıldığını, davacının kendi rızasıyla havale işlemlerinin , yenilerek tekrarlandığı bilirkişi tespitiyle sabit olmasına rağmen, davanın ispatlandığına hükmedildiğini, mudiilerin mevduatlarını kendi rızaları ile bu bankalara yönlendirdiklerini, Yargıtay bozma kararlarına aykırılık teşkil edecek şekilde hüküm kurulduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, ceza zamanaşımının uygulanamayacağını belirterek eksik inceleme ile hatalı ve çelişkili tespitlerle dosya muhtevasına aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece yapılan bilirkişi incelemeleri ve toplanan tüm delillere göre Davacının davalı bankanın ...bank AŞ)Kartal Şubesinde açılan hesabındaki paranın 30.9.1999 tarihinde ...bank Ofshoreye gönderilerek hesap açıldığı 1.11.999 tarihinde 100.000-dem çekilmek suretiyle bakiye 322.558 dem para kaldığı ,taraflar arasında bir mevduat ilişkisi kurulmayıp haksız fiil hükümlerine göre tazmin talep edilebileceğinden bu paranın akdi faizin asıl alacağa ilave edilemeyeceği hesabın temdit edildiği 1.11.1999 tarihinde hesaptaki paranın karşılığının 164.917,07 euro olduğu hususu tesbit edilmiştir.Hükmolunan miktar içinde faiz bulunmamaktadır.Yalnızca asıl alacağa hükmedilmiştir. Uyuşmazlığın geçmişi nedeniyle benzer yargı kararlarında;...ofshore ltd nin her ne kadar Kıbrısta yerleşik ise de İstanbul 8.Ağır Ceza Mah.nin 2006/93 E., 2007/5 K.sayılı dosyası ile ...bank A.Ş ile organik bağının bulunduğu, Sümerbank AŞ nezdinde ofshore adına açılan hesaplarda biriken paranın aslında ofshoreye hiç gitmediği ,....

grubu şirketlere kredi kullandırımı suretiyle tüketildiği , hakim ortakların banka adı kullanılmak suretiyle ; davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Offshore Ltd.ye yönlendirdiği tesbit edilmiştir. ..bank A.Ş'ye 22/12/1999 tarihinde TMSF tarafından el konularak hisseleri önce ... Bank AŞ ye ve devamında ... Bank AŞ ye devredilmiştir.

Davalılar tarafından kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de, İstanbul 6.ATM.nin 2003/709 E., 2006/320 K sayılı dosyasında davacının davalı ...bank AŞ aleyhine açmış olduğu davanın erken açılmış olması sebebiyle reddine karar verildiği, ...bank Offshore Ltd. aleyhine açılan davanın kabuluyle 2.750 -euro alacağın tahsiline karar verildiği ,bakiye 166.250 euronun da İst.Anadolu 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/394 esas 2012/72 karar sayılı ilamı ile tahsiline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya arasında mevcut dava dosyasından anlaşıldığı ,davalılar vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü kesin hükmün mevcut bulunmadığı anlaşılmıştır.

TMSF feri müdahil olarak davada yer aldığını aleyhine hüküm kurulamayacağını ileri sürmüş ise de ;dosyada mevcut 21.3.2011 tarihli dilekçesiyle ;Bankacılık Kanununun verdiği yetki çerçevesinde; fonun hissesi intikal eden bankanın borçlarının TMSF tarafından üstlenilebileceği (107/5)bu üstlenmenin tek taraflı yenilik doğurucu bir idari işlem olduğu taraf sıfatının TMSF ye ait olacağı :kararda davalı sıfatıyla TMSF aleyhine hüküm kurulmasını talep etmiş olup ,açık üstlenme beyanından dönme koşulları mevcut olmadığından borcun, TMSF tarafından üstlenilmesiyle yargılamaya borcu üstlenen TMSF aleyhine devam olunduğu anlaşıldığından bu hususa yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Davalılar ile feri müdahil vekilleri davanın zamanaşımına uğradığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüşse de İlk derece yargılamasında zamanaşımı defii ileri sürmedikleri ancak ; Yargıtay 11.H.D konuya ilişkin içtihatlarında ,zamanaşımının mevduatın ofshore den tahsil edilemeyeceğini öğrenildiği zaman işlemeye başlayacağı,başlangıçta mevduatın tahsili için ofshoreye başvurulması ,tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde bankadan istenebileceği yolunda iken zaman içerisinde diğer mudilerin ofshoreye başlattıkları icra takiplerinde , hiçbir malvarlığının bulunmadığının anlaşılması neticesi verilen aciz vesikaları nedeniyle doğrudan bankaya karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir.Davacının ofshoreye de dava açtığı davanın neticelenmesinin beklenildiği ,offshore hakkında verilen hüküm kesinleştikten sonra davanın hükme bağlandığı ,elde ki açılan davadan evvel zamanaşımının işlemeye başladığı kabul edilemeyeceğinden zamanaşımı ve buna paralel olarak hakdüşürücü süreye ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmemiş, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın ,müşterisini organik bağ bulunan ofshoreye yönlendirdiği ve kendisine havale görünümlü mevduat temin ettiği ,böylelikle vergi ,mevduata karşılık ayırma vs.

gibi birçok yasal yükümlülüklerden kurtulduğu davacının mevduatını ofshoreden tahsil edememesinde davalı bankanın sorumlu sayılması gerektiği ,davalı bankadan borcu üstlenen TMSF ve davalı bankanın sorumluluk yönünden ileri sürdüğü istinaf sebeblerinin de yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı banka ,borcu üstlenen TMSF ve davalı yanında feri müdahil ...AŞ vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı... Bank A.Ş., feri müdahil.... A.Ş. ve davalı borcu üstlenen TMSF vekilinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı banka ve feri müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Bank A.Ş. tarafından yatırılan istinaf harcının (193,10-TL) iadesine,

.... San. A.Ş. Tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/05/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.