Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/772 E. 2014/20049 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdahale talebi↗ fer'i müdahale↗ mevduat sözleşmesi↗ bankacılık işlemleri↗ hukuki menfaat↗ akdi faiz↗ güven kurumu↗ haksız eylem↗ rücu↗ tmsf↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ havale↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının dava konusu bedeli davalı E..k Off-Shore Ltd.'den tahsilinin mümkün olmadığının belirlendiği, artık davalı Bankadan talep hakkının bulunduğu, söz konusu bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmayıp Sümerbank A.Ş.'nin ortaklarına ait bir gurup şirketlerde kredi olarak kullanıldığı, güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın bu durumu bilerek mudilerin bir kısmının hesaplarına yönlendirilmiş olmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.990 USD'nin davalıdan (üstlenen sıfatıyla TMSF'den) tahsiline, 12.11.1999 tarihinden itibaren dava tarihine kadar akdi faiz ve dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK.’nun 41 ve 55 ile TTK.’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması nedeniyle, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı.. Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iradesi davalı Banka çalışanları tarafından fesada uğratılmış ve Sümerbank A.Ş.'ye yatırdığı paraları, şeklen Efektifbank Off-Shore Ltd.'ye havale edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir. Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta, davacının dava dışı off shore bankası ile mevduat sözleşmesi yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir haksız eylemi söz konusudur. Dolayısıyla davalı banka, davacının parasının dava dışı off shore bankasına şeklen havale edildiği tarihte temerrüte düşmüş olmaktadır. Yine taraflar arasında mevduat sözleşmesi kurulması yönünde bir anlaşma söz konusu olmadığından, mahkemece tespit edilen davacı alacağına, havale tarihinden itibaren, off shore bankası hesap cüzdanında belirtilen vadeli mevduat faizinin yürütülmesi de mümkün değildir. Aksine bir uygulama, olayın haksız fiilden kaynaklandığına dair mahkeme kabulü ile davacı iddialarıyla da çelişmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, davacının off shore bankasına havale edilen parasına, dava tarihine kadar akdi faiz, dava tarihinden sonra ise 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmüştür.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilen döviz cinsinden alacağa, 12.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı .. Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı yanında müdahale talep eden İpeks İplik San. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İpeks İplik San. A.Ş. vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulan Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde TMSF ile imzalanan protokoller gereğince bankanın/TMSF.’nin Off Shore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkiline rücu edebileceğini, bu durumdan müvekkilinin hukuki menfaatinin etkilenecek olması dolayısıyla davalı yanında fer'i müdahale talebinde hukuki yararının olduğunu bildirerek, davaya müdahale isteminde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, anılan şirketin davalı yanında müdahale talebinde hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçe gösterilmeden müdahale talebinin reddi yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle İ.. İplik San. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, müdahale talebi reddedilen .. İplik San. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ye gönderilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7182 E. 2014/9427 K.
Ortak:müdahale talebi · akdi faiz · güven kurumu · rücu · protokol · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulan Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde TMSF ile imzalanan «protokoller» gereğince bankanın/TMSF.’nin Off Shore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkiline «rücu» edebileceğini, bu durumdan müvekkilinin «hukuki menfaatinin» etkilenecek olması dolayısıyla davalı yanında fer'i müdahale talebinde «hukuki yararının» olduğunu bildirerek, davaya müdahale isteminde bulunmuştur.
… alep hakkının bulunduğu, söz konusu bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmayıp Sümerbank A.Ş.'nin ortaklarına ait bir gurup şirketlerde kredi olarak kullanıldığı, «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın bu durumu bilerek mudilerin bir kısmının hesaplarına yönlendirilmiş olmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.990 USD'nin davalıdan (üstlenen sıfatıyla TMSF'den) tahsiline, 12.11.1999 tarihinden itibaren dava tarihine kadar «akdi faiz» ve dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan şirketin davalı yanında müdahale talebinde «hukuki yararının» bulunduğu gözetilerek, «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçe gösterilmeden müdahale talebinin reddi yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle İ..
Benzer bu kararda… ff Shore Ltd Şti'ne Ingbank tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.000,00.USD'nin 16.11.1999-15.02.2000 «vade» dönemi için yıllık %18,50 oranında «akdi faiz» yürütülerek, daha sonrası için ise 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulan Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, davacının davasının kabul edilmesi halinde TMSF ile imzalanan «protokoller» gereğince bankanın/TMSF’nin Off Shore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkiline «rücu» edebileceğini bildirerek müdahale talebinde bulunmuştur.
A.Ş.'nin davalı yanında müdahale talebinde «hukuki yararının» bulunduğu gözetilerek «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesi gerekirken, müdahale talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · vade
Benzer bu kararda2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalı Banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının, «feri müdahil» İ.
… ff Shore Ltd Şti'ne Ingbank tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.000,00.USD'nin 16.11.1999-15.02.2000 «vade» dönemi için yıllık %18,50 oranında «akdi faiz» yürütülerek, daha sonrası için ise 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A..-«borcu üstlenen» TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili ve fer'i müdahil İ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14920 E. 2013/1995 K.
Ortak:müdahale talebi · güven kurumu · haksız eylem · rücu · temerrüt faizi · hukuki yarar · temerrüt · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta ise mahkemece, davacının off shore bankasına «havale» edilen parasına, dava tarihine kadar «akdi faiz», dava tarihinden sonra ise 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilen döviz cinsinden alacağa, 12.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ..
A.Ş. vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulan Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde TMSF ile imzalanan «protokoller» gereğince bankanın/TMSF.’nin Off Shore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkiline «rücu» edebileceğini, bu durumdan müvekkilinin «hukuki menfaatinin» etkilenecek olması dolayısıyla davalı yanında fer'i müdahale talebinde «hukuki yararının» olduğunu bildirerek, davaya müdahale isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «hakim ortaklarına» ait bir gurup şirkete kredi olarak kullandırıldığı, «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabülüne 64.405,90 EURO'nun davalı Banka (üstlenen sıfatı ile ...)'dan tahsiline, bu bedele ....05.1999 tarihinden ....05.2000 «vade» sonuna kadar %...,5 oranından az olmamak üzere akti «temerrüt faizi» uygulamasına, ....05.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
A.Ş.'nin davalı yanında müdahale talebinde «hukuki yararının» mevcut olduğunun kabulüyle, «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesi gerekirken müdahale talebinin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...) Bozma sebep ve şekline göre, davalı Banka ile üstlenen ... vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
1) Dava, davalı Banka'nın «haksız eylemi» nedeniyle davacı hesabında bulunan paranın Efektif Bank ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · hakim ortak · yönetici sorumluluğu · borcun üstlenilmesi · vade
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «hakim ortaklarına» ait bir gurup şirkete kredi olarak kullandırıldığı, «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabülüne 64.405,90 EURO'nun davalı Banka (üstlenen sıfatı ile ...)'dan tahsiline, bu bedele ....05.1999 tarihinden ....05.2000 «vade» sonuna kadar %...,5 oranından az olmamak üzere akti «temerrüt faizi» uygulamasına, ....05.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
A.Ş. vekili, davacının davasının kabul edilmesi sonucunda «paranın borcu üstlenen» ... tarafından ödenmesi halinde ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ... bankacılığını kendi bünyesinde gibi göstererek mudiyi yanıltığı, mevduat toplama gayreti ile hareket edildiği, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, dava konusu bedelin fiilen Kıbrıs'a aktarılmayıp ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/772 E. , 2014/20049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/07/2012
NUMARASI 2011/104-2012/140
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 Tarih ve 2011/104-2012/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.12.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M...Ç..r, davalı . Bank A.Ş. vekili Av. E.. Iş..ve TMSF vekili Av. Ce.. Ka.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş. Rize Şubesi'ne 12.11.1999 tarihinde 30.990 USD tutarlı mevduatın 93 gün vadeli olarak %21 faiz oranı ile yatırdığını, bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulması O.. A.Ş ile birleşmesi ve .. Bank'a satılması sonrasında söz konusu mevduatının Off Shore hesabında olduğu gerekçesiyle tahsil edemediğini, mevduatının bu yöne yönetilmesinde bankanın sorumlu olduğunu, Off Shore bankasından paranın tahsilinin mümkün olmadığını, davalı Banka'nın sebepsiz zenginleştiğini, banka kurucularının kanuna karşı hile uygulayıp bankaya olan güvenini kötüye kullandıklarını ileri sürerek, kur değişimi ile 30.990 USD'nin %21 akdi faiz ve sonrasında fiili ödeme tarihine kadar avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının dava konusu bedeli davalı E..k Off-Shore Ltd.'den tahsilinin mümkün olmadığının belirlendiği, artık davalı Bankadan talep hakkının bulunduğu, söz konusu bedelin aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmayıp Sümerbank A.Ş.'nin ortaklarına ait bir gurup şirketlerde kredi olarak kullanıldığı, güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın bu durumu bilerek mudilerin bir kısmının hesaplarına yönlendirilmiş olmasından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.990 USD'nin davalıdan (üstlenen sıfatıyla TMSF'den) tahsiline, 12.11.1999 tarihinden itibaren dava tarihine kadar akdi faiz ve dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK.’nun 41 ve 55 ile TTK.’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması nedeniyle, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı.. Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iradesi davalı Banka çalışanları tarafından fesada uğratılmış ve Sümerbank A.Ş.'ye yatırdığı paraları, şeklen Efektifbank Off-Shore Ltd.'ye havale edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir. Diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta, davacının dava dışı off shore bankası ile mevduat sözleşmesi yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı Banka çalışanlarının bir haksız eylemi söz konusudur. Dolayısıyla davalı banka, davacının parasının dava dışı off shore bankasına şeklen havale edildiği tarihte temerrüte düşmüş olmaktadır. Yine taraflar arasında mevduat sözleşmesi kurulması yönünde bir anlaşma söz konusu olmadığından, mahkemece tespit edilen davacı alacağına, havale tarihinden itibaren, off shore bankası hesap cüzdanında belirtilen vadeli mevduat faizinin yürütülmesi de mümkün değildir.
Aksine bir uygulama, olayın haksız fiilden kaynaklandığına dair mahkeme kabulü ile davacı iddialarıyla da çelişmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, davacının off shore bankasına havale edilen parasına, dava tarihine kadar akdi faiz, dava tarihinden sonra ise 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmüştür.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilen döviz cinsinden alacağa, 12.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK.'nın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı .. Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı yanında müdahale talep eden İpeks İplik San. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İpeks İplik San. A.Ş. vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulan Sümerbank A.Ş.’nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, davanın kabul edilmesi halinde TMSF ile imzalanan protokoller gereğince bankanın/TMSF.’nin Off Shore mudilerine ödemek zorunda kalacağı paralar nedeniyle müvekkiline rücu edebileceğini, bu durumdan müvekkilinin hukuki menfaatinin etkilenecek olması dolayısıyla davalı yanında fer'i müdahale talebinde hukuki yararının olduğunu bildirerek, davaya müdahale isteminde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, anılan şirketin davalı yanında müdahale talebinde hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçe gösterilmeden müdahale talebinin reddi yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle İ.. İplik San. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, müdahale talebi reddedilen .. İplik San. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı ING Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı . Bank A.Ş. vekili ile davalı borcunu üstlenen TMSF. vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalı yanında müdahale talep eden .. İplik San. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının anılan taraflar yararına BOZULMASINA, (4) no'lu bentte açıklanan nedenlerle İ..İplik San. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden fer'i müdahil İpeks İplik San.
A.Ş.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş.'ye iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102283700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz