Sebepsiz zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2565 E. 2019/3910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıl
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takdiri delil↗ ttk 732↗ icranın geri bırakılması↗ yazılı delil başlangıcı↗ imza inkarı↗ delil başlangıcı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ icra hukuk mahkemesi↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ yemin↗ ispat yükü↗ def'i↗ sebepsiz zenginleşme↗ çek↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen çekin 30.04.2009 keşide tarihli olduğu, bu çekle ilgili olarak davacının eldeki davayı 22.10.2013 tarihinde açtığı, çekin İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/33154 Esas sayılı dosyası ile takip konusu yapıldığı ancak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/490 Esas-2012/606 Karar sayılı kararı ile takip dosyasında en son 26.04.2011 tarihinde işlem yapıldığından icranın geri bırakılmasına karar verildiği, TTK 732/4 maddesi gereğince poliçenin zamanaşımına uğraması halinde, zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşme davasının açılabileceğinin düzenlenmiş olmasına rağmen davanın 1 yıllık süreden sonra açılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşme nedeni ile sorumlu tutulamayacağı, yazılı delil başlangıcı olan zamanaşımına uğramış çek nedeni ile davacının tek tanığının dinlendiği, dava konusu çek nedeniyle davacının TTK gereğince kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarından sözedilemeyeceği, davacının davasını HMK gereğince ispatlaması gerekirken tanığın takdiri deliller arasında bulunduğu, davacı tarafından açıkça kesin delil niteliğindeki yemin deliline de dayanılmadığı, tüm bunlar birlikte dikkate alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK’nın 644 (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, kararda bahsedilen 1 yıllık süre, zamanaşımı süresi olarak düzenlenmiş olup ancak davalı tarafından usulüne uygun şekilde def’i olarak süresinde ileri sürülmesi durumunda dikkate alınır. Bu sürenin Mahkemece re’sen dikkate alınması mümkün değildir. Ayrıca, davalının imzasını taşıyan ve imzası inkar edilmemiş olan çeke dayalı olarak davacı yan alacak isteminde bulunmuş ve davacı tanığı da alacağın karz akdinden doğduğunu belirtmiştir. Bu yönüyle de somut olaya bakıldığında davacının alacağını kanıtladığını kabul etmek gerekir.
Şu halde, Mahkemece somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davanın HMK hükümlerince ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7363 E. 2016/1794 K.
Ortak:yazılı delil başlangıcı · imza inkarı · delil başlangıcı · yazılı delil · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıl
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2012/490 Esas-2012/606 Karar sayılı kararı ile takip dosyasında en «son» 26.04.2011 tarihinde işlem yapıldığından «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, TTK 732/4 maddesi gereğince poliçenin «zamanaşımına» uğraması halinde, zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde «sebepsiz zenginleşme» davasının açılabileceğinin düzenlenmiş olmasına rağmen davanın 1 yıllık süreden sonra açılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşme nedeni ile sorumlu tutulamayacağı, «yazılı delil başlangıcı» olan zamanaşımına uğramış «çek» nedeni ile davacının tek tanığının dinlendiği, dava konusu çek nedeniyle davacının TTK gereğince kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarından sözedilemeyeceği, davacının davasını HMK gereğince ispatlaması gerekirken tanığın «takdiri deliller» arasında bulunduğu, davacı tarafından açıkça «kesin delil niteliğindeki» «yemin deliline» de dayanılmadığı, tüm bunlar birlikte dikkate alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK’nın 644 (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesine dayalı «sebepsiz zenginleşmeden» doğan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, kararda bahsedilen 1 yıllık süre, «zamanaşımı» süresi olarak düzenlenmiş olup ancak davalı tarafından usulüne uygun şekilde «def»’i olarak süresinde ileri sürülmesi durumunda dikkate alınır.
Ayrıca, davalının imzasını «taşıyan» ve «imzası inkar» edilmemiş olan çeke dayalı olarak davacı yan alacak isteminde bulunmuş ve davacı tanığı da alacağın karz akdinden doğduğunu belirtmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekilince «imzası inkar» edilmeyen ve «zamanaşımına» uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece bonoların zamanaşımına uğradığı, ancak taraflar arasındaki alacağın «sebebini» oluşturan «temel ilişkinin» ispatı bakımından «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek dinlenilen davacı tanığının beyanları uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında senetlerin varlığı, senetlerin davalı tarafından keşide edildiği, davacının senedin «hamili» olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının «temel borç ilişkisine» dayanan alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen senetlerin «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu, davacı tanığı....tarafından senetlerin davalı tarafından kendisine verildiği, kendisinin de senetleri «ciro» yoluyla davacıya devrettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, davalının ödeme hususunu ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senetler ve «tanık beyanı» uyarınca alacağın varlığının kanıtlandığı, gerekçesiyle 4.000.00 TL alacağın keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş …
Dava, «zamanaşımına» uğramış kambiyo senedinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · temel ilişki · tanık beyanı · lehdar · ciranta · ciro · hamil · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında senetlerin varlığı, senetlerin davalı tarafından keşide edildiği, davacının senedin «hamili» olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının «temel borç ilişkisine» dayanan alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen senetlerin «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu, davacı tanığı....tarafından senetlerin davalı tarafından kendisine verildiği, kendisinin de senetleri «ciro» yoluyla davacıya devrettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, davalının ödeme hususunu ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senetler ve «tanık beyanı» uyarınca alacağın varlığının kanıtlandığı, gerekçesiyle 4.000.00 TL alacağın keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş …
Bu durum karşısında «ciranta» olan davacı ile «keşideci» arasında alacağa sebebiyet verir nitelikte bir «temel borç ilişkisinin» varlığından söz edilemez.
Ancak, dosya kapsamından alacağın dayanağını oluşturan ve davalı tarafından keşide edilen 01.02.2005 ve 01.01.2005 «vade» tarihli 1.000,00 ve 3.000,00 TL tutarlı «bonolarda» «lehdarının» .... olduğu, davacının «ciro» yoluyla lehdardan bonoları devraldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilince «imzası inkar» edilmeyen ve «zamanaşımına» uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece bonoların zamanaşımına uğradığı, ancak taraflar arasındaki alacağın «sebebini» oluşturan «temel ilişkinin» ispatı bakımından «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek dinlenilen davacı tanığının beyanları uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2646 E. 2019/7433 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıl
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2012/490 Esas-2012/606 Karar sayılı kararı ile takip dosyasında en «son» 26.04.2011 tarihinde işlem yapıldığından «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, TTK 732/4 maddesi gereğince poliçenin «zamanaşımına» uğraması halinde, zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde «sebepsiz zenginleşme» davasının açılabileceğinin düzenlenmiş olmasına rağmen davanın 1 yıllık süreden sonra açılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşme nedeni ile sorumlu tutulamayacağı, «yazılı delil başlangıcı» olan zamanaşımına uğramış «çek» nedeni ile davacının tek tanığının dinlendiği, dava konusu çek nedeniyle davacının TTK gereğince kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarından sözedilemeyeceği, davacının davasını HMK gereğince ispatlaması gerekirken tanığın «takdiri deliller» arasında bulunduğu, davacı tarafından açıkça «kesin delil niteliğindeki» «yemin deliline» de dayanılmadığı, tüm bunlar birlikte dikkate alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK’nın 644 (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesine dayalı «sebepsiz zenginleşmeden» doğan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, kararda bahsedilen 1 yıllık süre, «zamanaşımı» süresi olarak düzenlenmiş olup ancak davalı tarafından usulüne uygun şekilde «def»’i olarak süresinde ileri sürülmesi durumunda dikkate alınır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2565 E. , 2019/3910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.02.2018 tarih ve 2017/1009-2018/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline alacağından dolayı davalı tarafından verilen 30.04.2009 keşide tarihli, 12.500,00 TL bedelli çekin tahsili için bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının anlaşıldığını, bu nedenle davalı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını ancak, davalının zamanaşımı nedeniyle yaptığı itiraz üzerine İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/490 Esas- 2012/606 Karar sayılı kararıyla icranın geri bırakılmasına karar verilerek takibin durdurulduğunu, halbuki çek zamanaşımına uğramış olsa dahi ihtiva ettiği alacağın devam ettiğini ileri sürerek, 12.500,00 TL’nin çekin keşide tarihi olan 30.04.2009 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, görev ve yetki itirazında bulunmuş, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki ya da alacak ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen çekin 30.04.2009 keşide tarihli olduğu, bu çekle ilgili olarak davacının eldeki davayı 22.10.2013 tarihinde açtığı, çekin İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/33154 Esas sayılı dosyası ile takip konusu yapıldığı ancak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/490 Esas-2012/606 Karar sayılı kararı ile takip dosyasında en son 26.04.2011 tarihinde işlem yapıldığından icranın geri bırakılmasına karar verildiği, TTK 732/4 maddesi gereğince poliçenin zamanaşımına uğraması halinde, zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşme davasının açılabileceğinin düzenlenmiş olmasına rağmen davanın 1 yıllık süreden sonra açılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşme nedeni ile sorumlu tutulamayacağı, yazılı delil başlangıcı olan zamanaşımına uğramış çek nedeni ile davacının tek tanığının dinlendiği, dava konusu çek nedeniyle davacının TTK gereğince kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarından sözedilemeyeceği, davacının davasını HMK gereğince ispatlaması gerekirken tanığın takdiri deliller arasında bulunduğu, davacı tarafından açıkça kesin delil niteliğindeki yemin deliline de dayanılmadığı, tüm bunlar birlikte dikkate alındığında davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK’nın 644 (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, kararda bahsedilen 1 yıllık süre, zamanaşımı süresi olarak düzenlenmiş olup ancak davalı tarafından usulüne uygun şekilde def’i olarak süresinde ileri sürülmesi durumunda dikkate alınır. Bu sürenin Mahkemece re’sen dikkate alınması mümkün değildir. Ayrıca, davalının imzasını taşıyan ve imzası inkar edilmemiş olan çeke dayalı olarak davacı yan alacak isteminde bulunmuş ve davacı tanığı da alacağın karz akdinden doğduğunu belirtmiştir. Bu yönüyle de somut olaya bakıldığında davacının alacağını kanıtladığını kabul etmek gerekir.
Şu halde, Mahkemece somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davanın HMK hükümlerince ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512882900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz