Objektif iyiniyet kuralları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4653 E. 2019/3747 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyiniyet kuralları↗ ttk 436/2↗ ttk 445↗ objektif iyiniyet↗ iyiniyet kuralları↗ huzur hakkı↗ yoklukla malul karar↗ iyiniyet kuralı↗ esas sözleşme↗ yokluk↗ pay sahipliği↗ kamu düzenine aykırılık↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ iyiniyet↗ sözleşmeye aykırılık↗ kamu düzeni↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın yönetim kurulu üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın ibra edilmelerine ilişkin kısmının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye ücret ödenmesine ilişkin 5 nolu kararın iptaline, 6 nolu kararın yönetim kurulu üyesi Esra Acar'a TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin kısmının yokluk sebebiyle iptaline, 6 nolu kararın yönetim kurulu üyesi Sitare Leyla Acar'la ilgili kısmının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararda denetçi ibrası da söz konusu olup, dava dilekçesinde 4 nolu maddenin iptalinin istendiği, 6 nolu genel kurul kararının Sitre Leyla Acar yönündende iptali talebinin TTK 436/1 maddesinde "pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu" açık düzenlemesi ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi kapsamında yerinde olmadığı, tarafların yakınlık derecesini gösterir nufus kayıtları, genel kurul hazurun cetveli, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında 4,5 nolu kararların iptali ve yine 6 nolu genel kurul kararının yönetim kurulu üyesi Esra Acar yönünden iptaline yönelik ilk Derece Mahkemesince TTK 445 ve TTK 436 maddesindeki yasal düzenlemeye göre kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden buna yönelik istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, davalı şirketin 29.7.2015 tarihli, 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 6 no’lu gündem maddelerinin iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurul toplantısının 5 no’lu gündem maddesi ile, yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcılarının her birine yıllık/brüt 96.000,00 TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine yıllık brüt 6.000,00 TL, denetçiye yıllık brüt 6.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporunda, kararın yasaya ve şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil etmemekle birlikte objektif iyiniyet kuralları bakımından da bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, davalı şirketin 2014 yılında oluşan 8.822,52 TL’lik kârının şirket karlılığının sürdürülebilmesi ve kredilerinin azaltılabilmesi amacıyla şirket bünyesinde tutulmasına karar verilen bir genel kurulda davalı şirket yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kabul edilen ücretlerin pay sahipleri arasında eşitsizlik yarattığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanarak azlığın menfaatlerinin ihlaline yol açtığı zira, bu yolla çoğunluğu elinde bulunduran ve aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kârın dağıtılmaması kararından etkilenmediği, yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahiplerine nazaran kendilerini daha avantajlı konuma getirdikleri bu durumun objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu belirtilmiş, ilk derece ve istinaf mahkemesince de anılan görüş benimsenerek hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Ancak, huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi, aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise, şirketin mali yapısı, bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yönetici ve denetçilerin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip, şirketin kapasitesi gözetilerek aynı sektörde faaliyet gösteren benzer büyüklükteki emsal şirketlerin yaptıkları ödemeler de nazara alınıp, bilirkişi incelemesi ile açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılarak tespit edilmesi ve bunlara kıyasla bir kanaat oluşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2292 E. 2019/1682 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · kâr dağıtımı · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporunda, kararın yasaya ve şirket «esas sözleşmesine aykırılık» teşkil etmemekle birlikte «objektif iyiniyet kuralları» bakımından da bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, davalı şirketin 2014 yılında oluşan 8.822,52 TL’lik kârının şirket karlılığının sürdürülebilmesi ve kredilerinin azaltılabilmesi amacıyla şirket bünyesinde tutulmasına karar verilen bir genel kurulda davalı şirket «yönetim kurulu» üyelerine ödenmesi kabul edilen ücretlerin «pay sahipleri» arasında eşitsizlik yarattığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanarak azlığın menfaatlerinin ihlaline yol açtığı zira, bu yolla çoğunluğu elinde bulunduran ve aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kârın «dağıtılmaması» kararından etkilenmediği, yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahiplerine nazaran kendilerini daha avantajlı konuma getirdikleri bu durumun objektif «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu belirtilmiş, ilk derece ve istinaf mahkemesince de anılan görüş benimsenerek hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın «ibra» edilmelerine ilişkin kısmının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye …
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararda denetçi «ibrası» da söz konusu olup, dava dilekçesinde 4 nolu maddenin iptalinin istendiği, 6 nolu genel kurul kararının Sitre Leyla Acar yönündende iptali talebinin TTK 436/1 maddesinde "pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu" açık düzenlemesi ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi kapsamında yerinde olmadığı, tarafların yakınlık derecesini gösterir nufus kayıtları, genel kurul hazurun cetveli, «ticaret sicil» kayıtları, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında 4,5 nolu kararların iptali ve yine 6 nolu genel kurul kararının «yönetim kurulu» üyesi Esra Acar yönünden iptaline yönelik ilk Derece Mahkemesince TTK 445 ve TTK 436 maddesindeki yasal düzenlemeye göre kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediğinden buna yönelik istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28/05/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının ... numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net ....500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · tasdik kararı · davadan feragat · maddi hata · anonim şirket · feragat · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “...” şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Asıl ve birleşen dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18093 E. 2015/12978 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın «ibra» edilmelerine ilişkin kısmının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye …
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararda denetçi «ibrası» da söz konusu olup, dava dilekçesinde 4 nolu maddenin iptalinin istendiği, 6 nolu genel kurul kararının Sitre Leyla Acar yönündende iptali talebinin TTK 436/1 maddesinde "pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu" açık düzenlemesi ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi kapsamında yerinde olmadığı, tarafların yakınlık derecesini gösterir nufus kayıtları, genel kurul hazurun cetveli, «ticaret sicil» kayıtları, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında 4,5 nolu kararların iptali ve yine 6 nolu genel kurul kararının «yönetim kurulu» üyesi Esra Acar yönünden iptaline yönelik ilk Derece Mahkemesince TTK 445 ve TTK 436 maddesindeki yasal düzenlemeye göre kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediğinden buna yönelik istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul toplantısının 5 no’lu gündem maddesi ile, «yönetim kurulu» başkan ve başkan yardımcılarının her birine yıllık/brüt 96.000,00 TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine yıllık brüt 6.000,00 TL, denetçiye yıllık brüt 6.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı ve hisseleri piyasada işlem gören büyük sermaye şirketlerinin yöneticilerine öngördüğü ücret miktarı müşahade edildiğinde davalı şirket yöneticilerine ödenecek ücretin fahiş sayılacak derecede yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · genel kurul kararının iptali · anonim şirket
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların «rayiç bedellerinin» üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebi ile «özel denetçi» atanması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebi ile «özel denetçi» atanması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4653 E. , 2019/3747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/12/2016 tarih ve 2015/1008 E. - 2016/1025 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/07/2017 tarih ve 2017/300-2017/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.05.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. İ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 48,8 oranında ve 258.749.896 adet paya sahip olduğunu, davalı şirketin 29.07.2015 tarihli, 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 6. gündem maddelerinin kanuna, esas sözleşme hükümlerine, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, esas sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmayıp, iptalini gerektirir bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın yönetim kurulu üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın ibra edilmelerine ilişkin kısmının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye ücret ödenmesine ilişkin 5 nolu kararın iptaline, 6 nolu kararın yönetim kurulu üyesi Esra Acar'a TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin kısmının yokluk sebebiyle iptaline, 6 nolu kararın yönetim kurulu üyesi Sitare Leyla Acar'la ilgili kısmının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararda denetçi ibrası da söz konusu olup, dava dilekçesinde 4 nolu maddenin iptalinin istendiği, 6 nolu genel kurul kararının Sitre Leyla Acar yönündende iptali talebinin TTK 436/1 maddesinde "pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu" açık düzenlemesi ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi kapsamında yerinde olmadığı, tarafların yakınlık derecesini gösterir nufus kayıtları, genel kurul hazurun cetveli, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında 4,5 nolu kararların iptali ve yine 6 nolu genel kurul kararının yönetim kurulu üyesi Esra Acar yönünden iptaline yönelik ilk Derece Mahkemesince TTK 445 ve TTK 436 maddesindeki yasal düzenlemeye göre kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden buna yönelik istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, davalı şirketin 29.7.2015 tarihli, 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 6 no’lu gündem maddelerinin iptali istemine ilişkindir. Dava konusu genel kurul toplantısının 5 no’lu gündem maddesi ile, yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcılarının her birine yıllık/brüt 96.000,00 TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine yıllık brüt 6.000,00 TL, denetçiye yıllık brüt 6.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporunda, kararın yasaya ve şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil etmemekle birlikte objektif iyiniyet kuralları bakımından da bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, davalı şirketin 2014 yılında oluşan 8.822,52 TL’lik kârının şirket karlılığının sürdürülebilmesi ve kredilerinin azaltılabilmesi amacıyla şirket bünyesinde tutulmasına karar verilen bir genel kurulda davalı şirket yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kabul edilen ücretlerin pay sahipleri arasında eşitsizlik yarattığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanarak azlığın menfaatlerinin ihlaline yol açtığı zira, bu yolla çoğunluğu elinde bulunduran ve aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kârın dağıtılmaması kararından etkilenmediği, yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahiplerine nazaran kendilerini daha avantajlı konuma getirdikleri bu durumun objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu belirtilmiş, ilk derece ve istinaf mahkemesince de anılan görüş benimsenerek hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
Ancak, huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi, aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise, şirketin mali yapısı, bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yönetici ve denetçilerin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip, şirketin kapasitesi gözetilerek aynı sektörde faaliyet gösteren benzer büyüklükteki emsal şirketlerin yaptıkları ödemeler de nazara alınıp, bilirkişi incelemesi ile açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılarak tespit edilmesi ve bunlara kıyasla bir kanaat oluşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512846100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz