Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18093 E. 2015/12978 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ rayiç bedel↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların rayiç bedellerinin üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır. Davacılar vekili, anılan ücretlerin fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 333. maddesinde, aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarı esas mukavelede tayin edilmemiş ise umumi heyetçe tayin olunacağı hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı ve hisseleri piyasada işlem gören büyük sermaye şirketlerinin yöneticilerine öngördüğü ücret miktarı müşahade edildiğinde davalı şirket yöneticilerine ödenecek ücretin fahiş sayılacak derecede yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise bu görüş şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir. Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tepiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2292 E. 2019/1682 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali, Kararın iptali
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28/05/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının ... numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net ....500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “...” şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Asıl ve birleşen dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · tasdik kararı · davadan feragat · maddi hata · kâr dağıtımı · feragat · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “...” şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Asıl ve birleşen dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6438 E. 2024/3938 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali, Kararın iptali
İncelediğiniz karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:azlık hakları · objektif iyi niyet kuralı · delil niteliği · kesin delil · kar payı · iş bölümü · feragat · kâr payı
Benzer bu kararda2013/144 K. sayılı dosyasında davalı şirketin 2009 yılına ilişkin yapılan 27.06.2010 tarihli genel kurulda 10 uncu madde olarak alınan ve «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 19.500,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin kararın iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, eldeki davaya konu edilen genel kurulun ise davalı şirketin 2008 yılına ilişkin genel kurul olduğu, 2009 yılı için «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak «kar payı» haklarını zayıflattığı gerekçesiyle iptal edilen rakamın bir yıl öncesi olan 2008 yılı için evleviyetle fahiş, objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflatan nitelikte bir rakam olduğu ve bu hususlarda Mahkemenin dosyası yönünden «kesin delil niteliğinde» bulunduğu bu hususlar göz önüne alındığında 28.05.2010 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinde yönetim kurulu üyeleri için takdir edilen aylık net 19.500,00 TL tutarındaki ücretin iptaline karar verilmesi gerektiği, kararın denetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden denetçi olarak görev yapan kişiye başlangıçta daha az ücret ödenmesine rağmen daha sonra bu ücretin yüksek bir miktara ulaşmış olmasının şirketin büyüyen iş kapasitesi içinde denetçinin üstlendiği işin de artması sebebiyle makul olduğu ve iptalini gerektiren bir «sebebin» bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, asıl dava dosyası yönünden verilen 10.12.2015 tarihli davanın vaki «feragate» binaen reddine dair verilen karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava ile ilgili yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararı …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında belirtilen kararın «kesin delil» olamayacağını, iki dava arasında ilinti olmadığını, ilk karar öncesi kararlaştırılan ücretin şirket işleyişine, şirketin geçmişten gelen uygulamalarına uygun olduğunun değerlendirildiğini, salt önceki yılın ücretinin iptal edilmiş olmasının kararın iptalini gerektirmediğini, dosyada yer alan başka şirket «yönetim kurulu» ücretlerine, geçmiş uygulamalara ve şirketin mali durumuna göre genel kurul kararının makul ve yerinde olduğunu, belirlenen ücretin «azlık haklarını» ihlal edici veya fahiş olmadığını, nitekim davalardan ...'in 2005 yılı için yönetim kurulu başkan ve yardımcısı için takdir edilen 15.000,00 TL'yi o dönem kendisi …
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3253 E. 2017/7015 K.
Ortak:huzur hakkı · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında “«yönetim kurulu» üyelerine ödenecek olan belirlenen ücretin zarar eden ve uzun zamandan beri gelir getirici faaliyette bulunmayan bir şirket için yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise de bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların onaylanması · toplantı tutanağı · tavzih · esas sözleşme · ek prim · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · iptal davası
Benzer bu karardaKararların iptalini düzenleyen anılan madde hükümlerine göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkının olduğu belirtilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Tarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5281 E. 2022/8489 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı ve hisseleri piyasada işlem gören büyük sermaye şirketlerinin yöneticilerine öngördüğü ücret miktarı müşahade edildiğinde davalı şirket yöneticilerine ödenecek ücretin fahiş sayılacak derecede yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
Benzer bu kararda… lığına Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildiği ve üyelere 01.01.2008'den itibaren aylık net 5.000.- TL ücret ödeneceği kararlaştırıldığı,davalı şirketin kayıtlarında "«huzur hakkı»" adlı bir kalemin yer almadığı, denetçilere veya «yönetim kurulu» üyelerine bu ad altında bir ödeme yapılmadığı, bunun yerine hepsine "maaş" adı altında ödeme yapıldığı ancak ödemenin maaş adı altında yapılması, davacının gerçek anlamda bir işçi olduğunu yapılan ödemelerin de işçilik alacağı olduğunu göstermeyeceği,birleşen dosyalar bakımından; 6762 sayılı TTK kapsamında şirketle yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler arasındaki ilişki bir iş veya «hizmet sözleşmesi» değil bir «vekalet sözleşmesi» ilişkisi olduğu ve davacı «vekalet ilişkisi» kapsamında şirkete emek ve mesai harcayarak bu çalışması karşılığında aylık olarak huzur hakkı aldığı nazara alındığında bu kapsamda aynı çalışması için ayrıca işçilik ücreti talep etmesi mümkün bulunmadığı, davacıya maaş adı altında yapılan söz konusu ödemelerin, aylık olarak ödenmesi gereken huzur hakkı ödemeleri olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı 31.10.2009 tarihine kadar denetçi ve «yönetim kurulu üyeliği» görevlerini sürdürdüğünden dava dilekçesindeki talebi ile bağlı olarak yapılan hesaplama ile toplamda 119.500.- TL ücrete hak kazandığı, buna karşılık davacıya, görevinin sona erdiği 31.10.2009 tarihine kadar toplam 99.251,75 TL ödeme yapıldığı, görevinin sona erdiği tarihte davacının davalı şirketten 20.248,25 TL huzur hakkı alacağı kaldığı, davacıya, denetçi veya yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunmadığı ve dolayısıyla herhangi bir ad altında huzur hakkına hak kazanmadığı 01.11.2009-05.05.2010 arasında da bundan önceki dönemde olduğu gibi maaş adı altında yapılan ödeme bu dönemde davacının davalı şirketçe sigortalı gösterilmeye ve primleri ödenmeye devam edilmiş ancak söz konusu dönemde yapılan 25.000.- TL ödemenin davacının davalı şirket tarafından sigortalı olarak gösterilerek «primlerinin» de ödendiği de göz önüne alınarak huzur hakkı kapsamında yapılmadığı, aksi durumun davalı tarafça ispatının gerektiğinden bu meblağın alacaktan «mahsup» edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davalı şirketin «ticari defterlerinin incelenmesinde», davacı ve diğer üyelere «huzur hakkı» adı altında değil maaş hesabı altında ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin huzur hakkı olarak kararlaştırılan bedel mukabili ödendiği mahkemece de kabul edilmiştir.
Davalı şirketin, davacının talep etmediği geçmiş dönemlerde de «huzur hakkı» ödemesini süresinden sonra maaş hesabından yaptığı görülmekle, bu durumda davalı şirketin davacının görevinin sona erdiği 31.10.2009 tarihi sonrası 05.05.2010 tarihine kadar yaptığı ödemenin bu sürede davacının sigorta primleri ödendiğinden huzur hakkı kapsamında olmadığına yönelik gerekçesiyle «mahsup» edilmeyen 25.000.- TL ödemenin de davacı alacağından mahsup edilmesi gerekli olup, bu mahsup sonucunda davacının başkaca alacağı da kalmadığından davanın reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · vekalet sözleşmesi · yönetim kurulu üyeliği · ticari defter incelemesi · ek prim · hizmet sözleşmesi · mahsup · ticari defter
Benzer bu kararda… lığına Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildiği ve üyelere 01.01.2008'den itibaren aylık net 5.000.- TL ücret ödeneceği kararlaştırıldığı,davalı şirketin kayıtlarında "«huzur hakkı»" adlı bir kalemin yer almadığı, denetçilere veya «yönetim kurulu» üyelerine bu ad altında bir ödeme yapılmadığı, bunun yerine hepsine "maaş" adı altında ödeme yapıldığı ancak ödemenin maaş adı altında yapılması, davacının gerçek anlamda bir işçi olduğunu yapılan ödemelerin de işçilik alacağı olduğunu göstermeyeceği,birleşen dosyalar bakımından; 6762 sayılı TTK kapsamında şirketle yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler arasındaki ilişki bir iş veya «hizmet sözleşmesi» değil bir «vekalet sözleşmesi» ilişkisi olduğu ve davacı «vekalet ilişkisi» kapsamında şirkete emek ve mesai harcayarak bu çalışması karşılığında aylık olarak huzur hakkı aldığı nazara alındığında bu kapsamda aynı çalışması için ayrıca işçilik ücreti talep etmesi mümkün bulunmadığı, davacıya maaş adı altında yapılan söz konusu ödemelerin, aylık olarak ödenmesi gereken huzur hakkı ödemeleri olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı 31.10.2009 tarihine kadar denetçi ve «yönetim kurulu üyeliği» görevlerini sürdürdüğünden dava dilekçesindeki talebi ile bağlı olarak yapılan hesaplama ile toplamda 119.500.- TL ücrete hak kazandığı, buna karşılık davacıya, görevinin sona erdiği 31.10.2009 tarihine kadar toplam 99.251,75 TL ödeme yapıldığı, görevinin sona erdiği tarihte davacının davalı şirketten 20.248,25 TL huzur hakkı alacağı kaldığı, davacıya, denetçi veya yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunmadığı ve dolayısıyla herhangi bir ad altında huzur hakkına hak kazanmadığı 01.11.2009-05.05.2010 arasında da bundan önceki dönemde olduğu gibi maaş adı altında yapılan ödeme bu dönemde davacının davalı şirketçe sigortalı gösterilmeye ve primleri ödenmeye devam edilmiş ancak söz konusu dönemde yapılan 25.000.- TL ödemenin davacının davalı şirket tarafından sigortalı olarak gösterilerek «primlerinin» de ödendiği de göz önüne alınarak huzur hakkı kapsamında yapılmadığı, aksi durumun davalı tarafça ispatının gerektiğinden bu meblağın alacaktan «mahsup» edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davalı şirketin «ticari defterlerinin incelenmesinde», davacı ve diğer üyelere «huzur hakkı» adı altında değil maaş hesabı altında ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin huzur hakkı olarak kararlaştırılan bedel mukabili ödendiği mahkemece de kabul edilmiştir.
Davalı şirketin, davacının talep etmediği geçmiş dönemlerde de «huzur hakkı» ödemesini süresinden sonra maaş hesabından yaptığı görülmekle, bu durumda davalı şirketin davacının görevinin sona erdiği 31.10.2009 tarihi sonrası 05.05.2010 tarihine kadar yaptığı ödemenin bu sürede davacının sigorta primleri ödendiğinden huzur hakkı kapsamında olmadığına yönelik gerekçesiyle «mahsup» edilmeyen 25.000.- TL ödemenin de davacı alacağından mahsup edilmesi gerekli olup, bu mahsup sonucunda davacının başkaca alacağı da kalmadığından davanın reddine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17485 E. 2015/12140 K.
Ortak:rayiç bedel · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların «rayiç bedellerinin» üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu kararda… veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim hakkı yapamayacağı, «yönetim kurulu» üyelerine bağlanan 23.500,00 TL denetçiye bağlanan 5.000,00 TL aylığın «rayiç bedeller» üzerinde olduğu, bu yöne ilişkin 7, 10 ve 11. maddelerde alınan kararların belirtilen nedenlerle iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gere …
Dava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların «dürüstlük kurallarına» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, «yönetim kurulu» üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin «rayiç bedeller» üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Diğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçi için belirlenen ücretlerin araştırılan rayiçlere göre yüksek olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu gerekçe ile bu madde yönünden de iptal kararı verilmiş ise de, bu belirlemeye şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden ulaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaDava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların «dürüstlük kurallarına» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, «yönetim kurulu» üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin «rayiç bedeller» üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Ancak, denetim kurulunun «ibra» edilmemesine yönelik somut bir neden belirlenmemişken, sırf bilirkişi raporundaki objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı yönündeki soyut belirleme nedeniyl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/336 E. 2019/8055 K.
Ortak:huzur hakkı · genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · yönetim kurulu üyeliği · kayyım atanması · esas sözleşme · kayyım · ibra · ek prim · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Ancak, mahkemece alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda, «faaliyet raporu» ve bilançonun usulüne uygun olduğu, gerçek durumu yansıttığı, fiktif kayıtlar içermediği ifade edilmiş, davacı tarafın itirazları üzerine başka bir bilirkişiden al …
Ancak, gerek anılan raporda, gerekse mahkeme gerekçesinde bilançonun ve faaliyet raporunun hangi kısmının gerçeği yansıtmadığı veya hangi «kaydın» bilançoda bulunmadığı açıklanmamış, davacının bilançonun gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğruluğu hakkında delil ve verilerle karşılaştırılarak değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4653 E. 2019/3747 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı ve hisseleri piyasada işlem gören büyük sermaye şirketlerinin yöneticilerine öngördüğü ücret miktarı müşahade edildiğinde davalı şirket yöneticilerine ödenecek ücretin fahiş sayılacak derecede yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
Benzer bu kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın «ibra» edilmelerine ilişkin kısmının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye …
İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararda denetçi «ibrası» da söz konusu olup, dava dilekçesinde 4 nolu maddenin iptalinin istendiği, 6 nolu genel kurul kararının Sitre Leyla Acar yönündende iptali talebinin TTK 436/1 maddesinde "pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu" açık düzenlemesi ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi kapsamında yerinde olmadığı, tarafların yakınlık derecesini gösterir nufus kayıtları, genel kurul hazurun cetveli, «ticaret sicil» kayıtları, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında 4,5 nolu kararların iptali ve yine 6 nolu genel kurul kararının «yönetim kurulu» üyesi Esra Acar yönünden iptaline yönelik ilk Derece Mahkemesince TTK 445 ve TTK 436 maddesindeki yasal düzenlemeye göre kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediğinden buna yönelik istinaf isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul toplantısının 5 no’lu gündem maddesi ile, «yönetim kurulu» başkan ve başkan yardımcılarının her birine yıllık/brüt 96.000,00 TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine yıllık brüt 6.000,00 TL, denetçiye yıllık brüt 6.000,00 TL ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet kuralları · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralları · yoklukla malul karar · iyiniyet kuralı · esas sözleşme · yokluk · pay sahipliği
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporunda, kararın yasaya ve şirket «esas sözleşmesine aykırılık» teşkil etmemekle birlikte «objektif iyiniyet kuralları» bakımından da bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, davalı şirketin 2014 yılında oluşan 8.822,52 TL’lik kârının şirket karlılığının sürdürülebilmesi ve kredilerinin azaltılabilmesi amacıyla şirket bünyesinde tutulmasına karar verilen bir genel kurulda davalı şirket «yönetim kurulu» üyelerine ödenmesi kabul edilen ücretlerin «pay sahipleri» arasında eşitsizlik yarattığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanarak azlığın menfaatlerinin ihlaline yol açtığı zira, bu yolla çoğunluğu elinde bulunduran ve aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kârın «dağıtılmaması» kararından etkilenmediği, yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahiplerine nazaran kendilerini daha avantajlı konuma getirdikleri bu durumun objektif «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu belirtilmiş, ilk derece ve istinaf mahkemesince de anılan görüş benimsenerek hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.
… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/07/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın «yönetim kurulu» üyeleri Sitare Leyla Acar ve Esra Acar'ın «ibra» edilmelerine ilişkin kısmının «yoklukla malul» olduğunun tespiti ile iptaline, 4 nolu kararın denetçi Olcay Kamil Toros'un ibrasına ilişkin kısmının iptali talebinin reddine, yönetim kurulu üyeleri ve denetçiye …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18093 E. , 2015/12978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/07/2014
NUMARASI 2012/324-2014/466
Taraflar arasında görülen davada ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 tarih ve 2012/324-2014/466 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili A. S... U.... ile davalı vekili Av. M.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin %10 azınlık pay sahibi olduğunu, davalı şirketin sermaye yapısı incelendiğinde %80 Turhan ailesi, %10 davacı Hekimgil ailesi ve %10 pay sahibinin de E.. Ş... olduğunu, yönetim kurulunun şirketin hakim üyesi olan T.. ailesinden oluştuğunu, genel kurullarda oy hakimiyetlerini kullanarak şirketi zarara uğratıcı ve azınlık pay sahiplerinin müktesep haklarını yok edici kararların alınmasını sağladıklarını, 17.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplatısında azlık ortakların talebi üzerine bilanço, faaliyet raporu, denetim raporu, gelir tablosu ve kar dağıtım tablosunun görüşülmesinin ertelenmesi kararı alındığını, buna rağmen 11. gündem maddesi ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak devamı yönünde, denetçi ücretinin de 4.500 TL olması yönünde karar alındığını, müvekkillerinin karara karşı olumsuz oy kullanıp muhalefetlerini tutanağa geçirttiğini, belirlenen ücretlerin piyasa şartlarının ve emsallerin çok üstünde olduğunu, yönetim kurulu başkan ve üyelerine örtülü kar dağıtımı niteliği taşıdığını,bilanço ile ilgili hususların görüşülmesinin ertelenmesine bağlı olarak ücretlerin görüşülmesinin de ertelenmesi gerektiğini, bu durumun kötüniyet göstergesi olduğunu, ertelemeden sonra 20.04.2012 tarihinde yapılan genel kurulda tekrar ücret belirlemesi yapılıp yönetim kurulu başkan ve üyeleri için 22.500 TL, denetçi için 5.000 TL ücret belirlendiğini, kararın yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurullarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 17/03/2012 tarihli genel kurulda gündemin 11.
maddesi ile alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan G.. H..'in uzun süre yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, o dönemlerde yüksek ücretler alındığını, davacı ailenin şirket yönetimindeki hakimiyetinin sona ermesinden sonra dava açmaya başladığını, 2005, 2006, 2007 yıllarında dahi yönetim kurulu başkan ve üyelerinin 15.000 TL ücret aldığını, 2012 yılına kadarki enflasyon artış oranı nazara alındığında kararlaştırılan ücretin yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile sorumluluklarına göre fahiş olmayıp rayiç ve emsallerine uygun olduğunu, davacıların kendi dönemlerinde belirlenen ücretlere karşı koymayıp yönetimden ayrıldıktan sonra karşı çıkmasının TMK'nın 2'nci maddesine aykırılık taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların rayiç bedellerinin üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır. Davacılar vekili, anılan ücretlerin fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 333. maddesinde, aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarı esas mukavelede tayin edilmemiş ise umumi heyetçe tayin olunacağı hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı ve hisseleri piyasada işlem gören büyük sermaye şirketlerinin yöneticilerine öngördüğü ücret miktarı müşahade edildiğinde davalı şirket yöneticilerine ödenecek ücretin fahiş sayılacak derecede yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise bu görüş şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tepiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146146500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz