Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2593 E. 2019/3646 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işletme güvenliği↗ nezaret yükümlülüğü↗ ticari teamül↗ teamül↗ müktesep hak↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şahısların davacıya ait emtianın Antalya- Trabzon arasında taşınması işini üstlendiği, taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtianın hasara uğradığı, zararın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şahısların ise %30 oranında kusurlu olduğu, taşınan eşyanın %25'nin zayi olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden ve talep edilebilecek tutarın 5.019375 TL olduğu, her ne kadar davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde yer alan kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların teminat altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şahıslar hakkındaki davanın kısmen kabulüne 5.019,75 TL alacağın davalılar ... ve ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı şahısların davacıya ait sebze meyve emtiasının taşınmasını üstlendiği ve taşıma sırasında gerçekleşen kaza neticesinde taşıma konusu malda hasar oluştuğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma konu emtianın ne kadarının zayi olduğu ve meydana gelen zararın kimin kusuruyla oluştuğu hususlarında toplanmaktadır. Davacı yan, davalıların kusuruyla gerçekleşen kaza neticesinde emtianın büyük bir kısmının zayi olduğunu ve toplamda 27.000,00 TL zarar oluştuğunu ileri sürmüş, davalı şahıslar ise, davacı yanca talep edilen zarar miktarının gerçeği yansıtmadığını eşyanın büyük bir kısmının kazadan kurtarılarak davacı yanca yeniden değerlendirildiğini savunmuştur. Mahkemece verilen ilk kararla, 13.180 kg malın zayi olduğu saptanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı şahıslarca, gerçekleşen kaza neticesinde davacı yanın iddia ettiği miktarda malın zayi olmadığı ve hasarın davacı yanın kusuruyla gerçekleştiği şeklindeki gerekçelerle temyiz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı şahısların, zarar gören eşyanın miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, karar, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, kusur hususundaki eksik inceleme sebebiyle davalı şahıslar yararına bozulmuştur. Bu itibarla, kaza neticesinde zarar gören eşyanın miktarına ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlık kesinleştiği gibi, bu hususta davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur. Belirtilen nedenlerle, mahkemece, davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder nitelikte taşımaya konu eşyanın %25’inin zayi olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını taşıyan 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haizdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zikredilen maddeye atıf yapılarak, yükleme sorumluğunun esas olarak gönderende olduğu, taşıyanın ise nezaret yükümlüğü bulunduğu belirtilmiş ve meydana gelen zararın oluşumunda davacı yanın %70 oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir. Davacı yan, rapora itirazında, TTK’nın 863. maddesine göre, yükleme sorumluluğu esasen taşıyanda olsa da, yine aynı maddeye göre, bu kuralın istisnasının aksi yönde bir ticari teamül bulunması olduğunu, meyve sebze hali sektöründeki ticari teamüle göre, malın taşıyan tarafından araca yüklendiğini, istiflemenin ise taşıyan tarafından yapıldığını, bu yönde bir ticari teamül bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, zikredilen hususta davacı yanın itirazları doğrultusunda araştırılma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği şekilde bir ticari teamül bulunup bulunmadığının Ticaret Odası nezdinde araştırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün belirtilen sebeple de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4836 E. 2018/28 K.
Ortak:işletme güvenliği · ticari teamül · teamül · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını «taşıyan» 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Davacı yan, rapora itirazında, TTK’nın 863. maddesine göre, yükleme sorumluluğu esasen «taşıyanda» olsa da, yine aynı maddeye göre, bu kuralın istisnasının aksi yönde bir «ticari teamül» bulunması olduğunu, meyve sebze hali sektöründeki ticari teamüle göre, malın taşıyan tarafından araca yüklendiğini, istiflemenin ise taşıyan tarafından yapıldığını, bu yönde bir ticari teamül bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği şekilde bir «ticari teamül» bulunup bulunmadığının Ticaret Odası nezdinde araştırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün belirtilen sebeple de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, taşınan cam emtiasının ambalajlanmasının, yüklenmesinin ve istiflenmesinin gönderen tarafından yapıldığı, sürücünün bir trafik ihlalinin bulunmadığı, «hasarın» istifleme ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı gerekçesiyle 6102 sayılı ...'nın 878/1. maddesinin b, c ve d bentleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı ....nın “Yükleme ve Boşaltma” başlıklı 863. maddesi “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup madde gerekçesinde de “Yükleme ve boşaltmanın gönderene yöneltilen kanunî bir yükümlülük olduğu, yüklemenin, eşyayı araca koymayı, istiflemeyi, bağlamayı, sabitlemeyi içerdiği, «taşıyıcının» ise denetleme yükümünün bulunduğu” belirtilmiştir. ...’nın 863/1 maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · komisyon
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araç maliki ya da sürücüsü ile davalı nakliye «komisyoncu» ... arasında bir sözleşmenin ya da aracın anılan davalı tarafından temin edildiğine dair bir delinin sunulmadığı, sürücünün bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, «hasarın» ise yükün, ağırlığına uygun sehpaya istiflenmemesi ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı, davalı araç maliki ...'ün bir kusurunun bulunmadı …
Bu durumda mahkemece, davalı «taşıyıcı» ile sürücünün sorumluluğunun, 6102 sayılı ...’nın 863/1. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik araştırmaya» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1932 E. 2016/8313 K.
Ortak:işletme güvenliği · ticari teamül · teamül · taşıma sözleşmesi · taşıyan · kusur · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını «taşıyan» 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Davacı yan, rapora itirazında, TTK’nın 863. maddesine göre, yükleme sorumluluğu esasen «taşıyanda» olsa da, yine aynı maddeye göre, bu kuralın istisnasının aksi yönde bir «ticari teamül» bulunması olduğunu, meyve sebze hali sektöründeki ticari teamüle göre, malın taşıyan tarafından araca yüklendiğini, istiflemenin ise taşıyan tarafından yapıldığını, bu yönde bir ticari teamül bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
… doğrultusunda, davalı şahısların davacıya ait emtianın Antalya- Trabzon arasında taşınması işini üstlendiği, taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtianın «hasara» uğradığı, zararın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şahısların ise %30 oranında kusurlu olduğu, taşınan eşyanın %25'nin «zayi» olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden ve talep edilebilecek tutarın 5.019375 TL olduğu, her ne kadar davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinde» yer alan kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların «teminat» altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şahıslar hak …
Benzer bu karardaTaşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup yükleme sorumluluğunun kime ait olduğunun belirlenmesi, «hasarın» yükleme sırasındaki kusurdan meydana gelip gelmediğinin, «taşıyan» davalıların yükleme ve istiflemeye «nezaret görevlerini» yerine getirip getirmediğinin, aracın kullanımından kaynaklanan bir «kusurun» bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
… i raporu ve dosya kapsamına göre, zarardan davalı ... şirketinin poliçede yer alan “kamyon klozu” nedeniyle, taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı hasarların «teminat» altına alınmamış olması dikkate alınarak sorumluluğunun bulunmadığı, araç sahibi davalının taraflar arasındaki anlaşma nedeniyle, kamyonun yüklenmesindeki «kusuru» nedeniyle ve araç sahibi sıfatıyla «kusursuz sorumluluk» ilkelerine göre sorumlu olduğu, kamyon sürücüsü davalının ise kamyonun yüklenmesindeki ve kaza anındaki kusuru nedeniyle söz konusu zarardan sorumlu bulunduğu gere …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nın “yükleme ve boşaltma” başlıklı 863. maddesi “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · nezaret görevi · ifa yeri · kusursuz sorumluluk · ticari faiz · denetime elverişlilik · ifa · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine dayalı iş bu davada «sözleşmenin ifa yerinin» ... olması nedeniyle mahkemenin yetkili bulunmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… taşıma ve taşınan emtia konusunda birer uzman bilirkişinin de katılımı ile oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, belirtilen hususlarda açıklayıcı ve Yargıtay «denetimine elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi, davalıların savunması üzerinde durulması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kur …
… i raporu ve dosya kapsamına göre, zarardan davalı ... şirketinin poliçede yer alan “kamyon klozu” nedeniyle, taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı hasarların «teminat» altına alınmamış olması dikkate alınarak sorumluluğunun bulunmadığı, araç sahibi davalının taraflar arasındaki anlaşma nedeniyle, kamyonun yüklenmesindeki «kusuru» nedeniyle ve araç sahibi sıfatıyla «kusursuz sorumluluk» ilkelerine göre sorumlu olduğu, kamyon sürücüsü davalının ise kamyonun yüklenmesindeki ve kaza anındaki kusuru nedeniyle söz konusu zarardan sorumlu bulunduğu gere …
Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın kabulüne, 27.000,00 TL'nin 25/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5605 E. 2017/3231 K.
Ortak:işletme güvenliği · ticari teamül · teamül · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği şekilde bir «ticari teamül» bulunup bulunmadığının Ticaret Odası nezdinde araştırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün belirtilen sebeple de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… doğrultusunda, davalı şahısların davacıya ait emtianın Antalya- Trabzon arasında taşınması işini üstlendiği, taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtianın «hasara» uğradığı, zararın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şahısların ise %30 oranında kusurlu olduğu, taşınan eşyanın %25'nin «zayi» olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden ve talep edilebilecek tutarın 5.019375 TL olduğu, her ne kadar davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinde» yer alan kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların «teminat» altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şahıslar hak …
Karara karşı davalı şahıslarca, gerçekleşen kaza neticesinde davacı yanın iddia ettiği miktarda malın «zayi» olmadığı ve «hasarın» davacı yanın kusuruyla gerçekleştiği şeklindeki gerekçelerle temyiz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı şahısların, zarar gören eşyanın miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, karar, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, «kusur» hususundaki «eksik inceleme» sebebiyle davalı şahıslar yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalının üstlendiği edimler arasında yükleme ve boşaltma işi olmasa da TTK'nın 863. maddesinde ifade edildiği üzere «taşıyıcının» yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu gözetilerek bu kapsamda taşınan emtianın zarar görmesinde davalının müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «hasarın» nakliye esnasında oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Davalı «taşıyıcı», «taşıma sözleşmesi» kapsamında yükleme ve boşaltma işini üstlenmemiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın “yükleme ve boşaltma” başlıklı 863. maddesi “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · rücuen tazminat
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davadışı sigortalıya ait kağıt emtiası davalı tarafından taşınmış olup, varma yerinde yapılan incelemede bir kısım emtianın hasarlı olduğu ve dosya kapsamında bulunan tutanak, «ekspertiz raporu» ve diğer belgelere göre bu «hasarın» yükün boşaltılması sırasında oluştuğu sabittir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7258 E. 2017/4332 K.
Ortak:işletme güvenliği · ticari teamül · teamül · taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını «taşıyan» 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Davacı yan, rapora itirazında, TTK’nın 863. maddesine göre, yükleme sorumluluğu esasen «taşıyanda» olsa da, yine aynı maddeye göre, bu kuralın istisnasının aksi yönde bir «ticari teamül» bulunması olduğunu, meyve sebze hali sektöründeki ticari teamüle göre, malın taşıyan tarafından araca yüklendiğini, istiflemenin ise taşıyan tarafından yapıldığını, bu yönde bir ticari teamül bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Karara karşı davalı şahıslarca, gerçekleşen kaza neticesinde davacı yanın iddia ettiği miktarda malın «zayi» olmadığı ve «hasarın» davacı yanın kusuruyla gerçekleştiği şeklindeki gerekçelerle temyiz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı şahısların, zarar gören eşyanın miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, karar, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, «kusur» hususundaki «eksik inceleme» sebebiyle davalı şahıslar yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaTaşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." Mahkemece «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı, istiflemenin dava dışı göndericiye ait olduğu, davalı «taşıyıcının» gözetim yükümlülüğü nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiş olmasına rağmen yukarıda bahsi geçen kanun hükmü uyarınca tarafların «kusur» durumu ve «kusur oranı» belirlenmeksizin zararın tamamından davalı «taşıyıcıların sorumlu» tutulması doğru görülmemiş davalılardan ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
… en kırılmasına neden olduğu, araç sürücüsü davalı ...'in KTK hükümleri göz önüne alındığında aracın sevk ve idaresinde kusurlu olduğu, meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» ...'in de taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından hasarından ve «teslimindeki gecikmeden» sorumlu olduğuna ilişkin düzenlenen TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca dava dışı sigortalıya ait sunta yükünde meydana gelen hasardan sorumlu olacağı ve yükleme gönderene ait olsa bile, «taşıyanın» denetleme yükümlülüğü olduğu ve oluşan hasardan davalı taşıyıcı ... ile davalı araç sürücüsü ...'in sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.287,24 TL rucü tazminat bedeli üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 863. maddesi uyarınca, "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyeerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · emtia nakliyat sigortası · nakliyat sigortası · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · sigorta sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… en kırılmasına neden olduğu, araç sürücüsü davalı ...'in KTK hükümleri göz önüne alındığında aracın sevk ve idaresinde kusurlu olduğu, meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcı» ...'in de taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından hasarından ve «teslimindeki gecikmeden» sorumlu olduğuna ilişkin düzenlenen TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca dava dışı sigortalıya ait sunta yükünde meydana gelen hasardan sorumlu olacağı ve yükleme gönderene ait olsa bile, «taşıyanın» denetleme yükümlülüğü olduğu ve oluşan hasardan davalı taşıyıcı ... ile davalı araç sürücüsü ...'in sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.287,24 TL rucü tazminat bedeli üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava «emtia nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı itirazın iptaline ilişkindir.
Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." Mahkemece «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı, istiflemenin dava dışı göndericiye ait olduğu, davalı «taşıyıcının» gözetim yükümlülüğü nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiş olmasına rağmen yukarıda bahsi geçen kanun hükmü uyarınca tarafların «kusur» durumu ve «kusur oranı» belirlenmeksizin zararın tamamından davalı «taşıyıcıların sorumlu» tutulması doğru görülmemiş davalılardan ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1322 E. 2024/327 K.
Ortak:ticari teamül · teamül · müktesep hak · zayi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · sigorta poliçesi · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… doğrultusunda, davalı şahısların davacıya ait emtianın Antalya- Trabzon arasında taşınması işini üstlendiği, taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtianın «hasara» uğradığı, zararın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şahısların ise %30 oranında kusurlu olduğu, taşınan eşyanın %25'nin «zayi» olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden ve talep edilebilecek tutarın 5.019375 TL olduğu, her ne kadar davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinde» yer alan kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların «teminat» altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şahıslar hak …
Karara karşı davalı şahıslarca, gerçekleşen kaza neticesinde davacı yanın iddia ettiği miktarda malın «zayi» olmadığı ve «hasarın» davacı yanın kusuruyla gerçekleştiği şeklindeki gerekçelerle temyiz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı şahısların, zarar gören eşyanın miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, karar, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, «kusur» hususundaki «eksik inceleme» sebebiyle davalı şahıslar yararına bozulmuştur.
3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını «taşıyan» 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya «ticari teamülden» aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.
Benzer bu kararda… yiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında belirtilen gerekçeler yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davacıya yüksek «kusur» tayin edilmesinin hatalı olduğunu, davalı «taşıyıcının» asli kusurlu olduğunu, davalı sürücünün araç sürmeden kaynaklı kusuru üzerinde durulmamakla yine kamyonun yan yatmasını gerektiren sürüş hatasının ne olduğunun araştırılmadığını, aracın kullanımından kaynaklı kusurun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, taşıma uzmanı bilirkişinin de sadece istifleme üzerinde ... sürücü hatası konusunda değerlendirme yapmadı, yükleme ve istiflemenin kusura etkisinin «ticari teamüller» çerçevesinde değerlendirilmesi talebi konusunda yeterli araştırma yapılmadığını bilirkişi raporunda yük miktarına yönelik yapılan tespitin de hatalı ve eksik hesap …
… /3646 K. sayılı kararı ile kaza neticesinde zarar gören eşyanın miktarına ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlık kesinleştiği gibi, bu hususta davacı yararına usuli «müktesep hak» oluştuğu, mahkemece davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder nitelikte taşımaya konu eşyanın %25’inin «zayi» olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesinin doğru görülmediği ve «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğu gerekçesi ile bozulmuş, davalılar ... ve ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
… emece Verilen Karar Mahkemenin 22.11.2022 tarih, 2021/262 E. ve 2022/683 K. sayılı kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda taşınan eşyanın %25'nin «zayi» olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden miktarın 5.019,75 TL olarak hesaplandığı, alınan bilirkişi raporlarının olaya ve oluşa uygun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinde» yer ... kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların «teminat» altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, sigorta şirketi yönünden davanın reddine dair verilen kararın bozmaya konu edilmediği gerekçesiyle davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden bozmaya konu edilmemiş olmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ... ve ...’e açılan davanın kısmen kabulü ile, 5.019,75 TL alacağın davalılar ... ve ...’den dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… taşıma ve taşınan emtia konusunda birer uzman bilirkişinin de katılımı ile oluşturulacak ... bir bilirkişi kurulundan, belirtilen hususlarda açıklayıcı ve Yargıtay «denetimine elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi, davalıların savunması üzerinde durulması sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmuş olduğu, işbu bozma ilamı ile zarar miktarının kesinleştiğinin söylenemeyeceği, ilk bozma ilamında açıkca "belirlenen zararın nasıl tesbit edildiği yönünde bir açıklık bulunmadığı" hususunun bozma «sebebi» yapıldığı ve bu nedenle de oluşturulacak bilirkişi kurulunda taşınan emtea konusunda bir uzmanın bulunmasına işaret edildiği gerekçesiyle davalılar ... ve ... veki …
… emece Verilen Karar Mahkemenin 22.11.2022 tarih, 2021/262 E. ve 2022/683 K. sayılı kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda taşınan eşyanın %25'nin «zayi» olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden miktarın 5.019,75 TL olarak hesaplandığı, alınan bilirkişi raporlarının olaya ve oluşa uygun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinde» yer ... kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların «teminat» altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, sigorta şirketi yönünden davanın reddine dair verilen kararın bozmaya konu edilmediği gerekçesiyle davalı Groupama Sigorta A.Ş. yönünden bozmaya konu edilmemiş olmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ... ve ...’e açılan davanın kısmen kabulü ile, 5.019,75 TL alacağın davalılar ... ve ...’den dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2593 E. , 2019/3646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/01/2018 tarih ve 2017/91-2018/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ve davalı ... ve ... vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sebze ve meyve komisyoncusu olan davacının 25/04/2012 tarihinde davalılardan ...'ün maliki olduğu diğer davalı ...'un sürücüsü olduğu araç ile Antalya'dan Trabzon'a sebze ve meyve nakli için anlaştığını, diğer davalı ... şirketine taşınan meyve ve sebzenin nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigorta ettirildiğini, araçtaki sebze ve meyvelerin nakil sırasında dağıldığının, yola döküldüğünün haber alındığını, mevcut malların bir kısmının sağlam olarak alınmış olmasına rağmen 27.000,00 TL'lik kısmının zayi olduğunu, davalı sürücünün aracı kullanırken gerekli dikkat ve itinayı göstermediğini, aracın yol koşullarına göre sürülmemesinin, üzerindeki yükün niteliği ve ağırlığına göre hızın ayarlanmamasının sürücünün kusurları olduğunu ileri sürerek;
27. 000,00 TL zararın olayın meydana geldiği 25/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde kalmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şahısların davacıya ait emtianın Antalya- Trabzon arasında taşınması işini üstlendiği, taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtianın hasara uğradığı, zararın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şahısların ise %30 oranında kusurlu olduğu, taşınan eşyanın %25'nin zayi olduğu ve davalıların kusuruna isabet eden ve talep edilebilecek tutarın 5.019375 TL olduğu, her ne kadar davalı ... şirketine dava yönlendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde yer alan kamyon klozu nedeniyle taşıma sırasındaki yük kayması ve buna bağlı zararların teminat altına alınmadığı, dolayısıyla dava konusu zararın sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ...
hakkındaki davanın reddine, davalı şahıslar hakkındaki davanın kısmen kabulüne 5.019,75 TL alacağın davalılar ... ve ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı şahısların davacıya ait sebze meyve emtiasının taşınmasını üstlendiği ve taşıma sırasında gerçekleşen kaza neticesinde taşıma konusu malda hasar oluştuğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma konu emtianın ne kadarının zayi olduğu ve meydana gelen zararın kimin kusuruyla oluştuğu hususlarında toplanmaktadır. Davacı yan, davalıların kusuruyla gerçekleşen kaza neticesinde emtianın büyük bir kısmının zayi olduğunu ve toplamda 27.000,00 TL zarar oluştuğunu ileri sürmüş, davalı şahıslar ise, davacı yanca talep edilen zarar miktarının gerçeği yansıtmadığını eşyanın büyük bir kısmının kazadan kurtarılarak davacı yanca yeniden değerlendirildiğini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararla, 13.180 kg malın zayi olduğu saptanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı şahıslarca, gerçekleşen kaza neticesinde davacı yanın iddia ettiği miktarda malın zayi olmadığı ve hasarın davacı yanın kusuruyla gerçekleştiği şeklindeki gerekçelerle temyiz kanun yoluna başvurulmuş, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı şahısların, zarar gören eşyanın miktarına ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, karar, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, kusur hususundaki eksik inceleme sebebiyle davalı şahıslar yararına bozulmuştur. Bu itibarla, kaza neticesinde zarar gören eşyanın miktarına ilişkin taraflar arasındaki uyuşmazlık kesinleştiği gibi, bu hususta davacı yararına usuli müktesep hak oluşmuştur.
Belirtilen nedenlerle, mahkemece, davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder nitelikte taşımaya konu eşyanın %25’inin zayi olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Öte yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Yükleme Ve Boşaltma” başlığını taşıyan 863/1 maddesi, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haizdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zikredilen maddeye atıf yapılarak, yükleme sorumluğunun esas olarak gönderende olduğu, taşıyanın ise nezaret yükümlüğü bulunduğu belirtilmiş ve meydana gelen zararın oluşumunda davacı yanın %70 oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir.
Davacı yan, rapora itirazında, TTK’nın 863. maddesine göre, yükleme sorumluluğu esasen taşıyanda olsa da, yine aynı maddeye göre, bu kuralın istisnasının aksi yönde bir ticari teamül bulunması olduğunu, meyve sebze hali sektöründeki ticari teamüle göre, malın taşıyan tarafından araca yüklendiğini, istiflemenin ise taşıyan tarafından yapıldığını, bu yönde bir ticari teamül bulunup, bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, zikredilen hususta davacı yanın itirazları doğrultusunda araştırılma yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği şekilde bir ticari teamül bulunup bulunmadığının Ticaret Odası nezdinde araştırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş;
hükmün belirtilen sebeple de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şahıslar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 271,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınmasına, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512817400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz