Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10358 E. 2013/8552 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ sigorta teminatı↗ vekalet ücreti takdiri↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan rapora göre, davacıdaki varis kanamasına yol açan sirozun alkol ve uyuşturucuya bağlı olmadığı, davacıdaki sirozun sebebinin kayıtlara göre anlaşılamadığı, nedeni bilinmeyen siroza tıp dilinde kriptojenik siroz denildiği, buna göre rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, 10.268.45 İsviçre Frankı'nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiş olup, talebin tamamının reddedilmesine rağmen, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16712 E. 2015/11820 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücu hakkı · sigorta ettiren · münhasırlık · rücuen tazminat · rücu · taraf ehliyeti · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4801 E. 2010/9569 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sulh
Benzer bu karardaTaraf vekilleri, 17.09.2010 tarihli dilekçeleri ile tarafların «sulh» olduklarını bildirerek dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerinden ve vekaletnamelerinde sulh yapma yetkisi bulunduğundan ancak, mahkemece karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında sulh olunduğundan ve bu aşamada dahi sulh nedeniyle bir karar vermek mahkemenin görevi dahilinde bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10784 E. 2010/1651 K.
Ortak:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan rapora göre, davacıdaki varis kanamasına yol açan sirozun alkol ve uyuşturucuya bağlı olmadığı, davacıdaki sirozun «sebebinin» kayıtlara göre anlaşılamadığı, nedeni bilinmeyen siroza tıp dilinde kriptojenik siroz denildiği, buna göre «rizikonun» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, 10.268.45 İsviçre Frankı'nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar ver …
Benzer bu karardaDava konusu Grup Sağlık Sigorta Poliçesi Özel Şartları'nın 3.4. maddesinde aynen “alkolizm, alkol, uyuşturucu, uyarıcı, halusinojen ve diğer madde bağımlılığı ve kötüye kullanımı neticesinde meydana gelen bütün durumların” «sigorta teminatı kapsamı» dışında bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, «poliçe özel şartlarının» 3.4.maddesinde alkol kullanımı sonucunda meydana gelen bütün durumların «sigorta teminatı» dışında bulunduğunun belirtildiği, davacının da sürücü olup kazanın davacının alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı sürücünün alkollü araç kullanması sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu davacının ve kızının yaralandığı, davalı tarafından da «poliçe özel şartları» Uyarınca talep edilen tedavi giderlerinin «teminat kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · poliçe özel şartları · özel dava şartı · trafik kazası · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, «poliçe özel şartlarının» 3.4.maddesinde alkol kullanımı sonucunda meydana gelen bütün durumların «sigorta teminatı» dışında bulunduğunun belirtildiği, davacının da sürücü olup kazanın davacının alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı sürücünün alkollü araç kullanması sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu davacının ve kızının yaralandığı, davalı tarafından da «poliçe özel şartları» Uyarınca talep edilen tedavi giderlerinin «teminat kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tedavi giderlerinin davalının dayandığı «poliçe özel şartlarının» 3.4. maddesi uyarınca «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa «poliçe özel şartlarının» yukarıda anılan maddesinde açıkça, alkol bağımlılığı ve kötüye kullanımı neticesinde meydana gelen bütün durumlar «teminat» dışı bırakılmış olup, bu hükümden bir zararın sadece alkol kullanımından kaynaklanması halinde teminat dışında kalacağı sonucuna ulaşılması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10358 E. , 2013/8552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2009/575-2011/915 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sağlık sigorta poliçesi yaptırdığını, 07.05.2008 tarihinde yurtdışında olan müvekkilinin ani olarak rahatsızlandığını, tedavi gördüğünü, yapılan masrafların davalıdan talep edilmesine rağmen reddedildiğini, ancak talep edilen ödemenin yemek borusu damarlarının varislerinde oluşan kanama üzerine yapılan ameliyat, ilaç ve tetkik masrafları olup teminat dahilinde olduğunu, ayrıca yapılan yazışmalarda müvekkilinin alkol bağımlısı gösterilerek kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, yapılan masraflar 10.268.45 İsviçre Frankı maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ameliyatına yol açan yemek borusu damar verislerinde oluşan kanama ve karaciğer sirozu hastalığının sebebinin düzenli olarak kullanmakta olduğu alkol olduğunu ve poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan rapora göre, davacıdaki varis kanamasına yol açan sirozun alkol ve uyuşturucuya bağlı olmadığı, davacıdaki sirozun sebebinin kayıtlara göre anlaşılamadığı, nedeni bilinmeyen siroza tıp dilinde kriptojenik siroz denildiği, buna göre rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, 10.268.45 İsviçre Frankı'nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiş olup, talebin tamamının reddedilmesine rağmen, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün 3. fıkrasına “reddedilen manevi tazminat yönünden davada avukatla temsil edilen davalı yararına AAÜT.
10. maddesine göre maktu 1.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenerek, kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512575500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz