İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16712 E. 2015/11820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat sigortası↗ rücu hakkı↗ sigorta ettiren↗ münhasırlık↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ taraf ehliyeti↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen nakliyat sigorta poliçesinde, "Taşımayı yapan araç hasarlarında maddi tazminat alkol ve ehliyetsiz araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine rücu ettirilmeyecektir. Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda hasar ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona rücu uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin rücu hakkının sadece alkollü ve ehliyetsiz araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının rücu hakkının sadece alkollü ve ehliyetsiz araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin bu kabulü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesine dayalı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun bulunmakta ise de işbu dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklandığından ve söz konusu poliçede de Karayolları Trafik Kanunu'na herhangi bir atıf yapılmadığından somut olaya uygun bulunmamaktadır. Davacı sigortacının ödemesine esas sigorta poliçesinde, taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda hasar bedelinin sigorta ettirene ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona rücu edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8791 E. 2016/4725 K.
Ortak:münhasırlık · rücuen tazminat · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaAraç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Benzer bu kararda… ların "Sigortalının kendi araçları ile ve /veya istihdam ettiği kişilerin kullandığı araçlarla yapılan taşımalarda araç şoförünün alkol ve uyuşturucu alarak ve/veya «ehliyetsiz» ve/veya yetersiz ehliyetle araç kullanmalarından veya araçlarda «münhasıran» bakımsızlıktan kaynaklanan teknik arızarandan dolayı emtiada oluşabilecek «hasar» ve ziyalarla ilgili tazminat talepleri" «teminat» dışı tutulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'in «hasarın» kendi kusurundan kaynaklanmadığını, davalı ... şirketinin de kazanın araç şoförünün salt alkollü araç kullanılmasından ileri geldiğini kanıtlayamadığı, «alt taşıyan» davalı ile bu davalının sigortacısı olan davalının zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, asıl (akti) «taşıyıcının», mal sahibinin taşıma sırasında uğradığı zararı tazmin etmesi nedeniyle alt («fiili) taşıyıcı» ve alt (fiili) «taşıyıcının sorumluluk sigortacısından» «rücuen tazminat» istemine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat dışı hal · taşıyıcı sorumluluk sigortası · alt taşıyan · fiili taşıyıcı · taşıyıcının sorumluluğu · sorumluluk sigortası · taşıyıcı · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaDava, asıl (akti) «taşıyıcının», mal sahibinin taşıma sırasında uğradığı zararı tazmin etmesi nedeniyle alt («fiili) taşıyıcı» ve alt (fiili) «taşıyıcının sorumluluk sigortacısından» «rücuen tazminat» istemine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'in «hasarın» kendi kusurundan kaynaklanmadığını, davalı ... şirketinin de kazanın araç şoförünün salt alkollü araç kullanılmasından ileri geldiğini kanıtlayamadığı, «alt taşıyan» davalı ile bu davalının sigortacısı olan davalının zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… t alkollü olmasından dolayı meydana gelmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan genel şartlar uyarınca sürcünün alkollü olması «teminat dışı hal» için yeterli olup genel şartlarda kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmesi aranmadığından, davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı ...yararına bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10784 E. 2010/1651 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemenin bu kabulü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesine dayalı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun bulunmakta ise de işbu dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklandığından ve söz konusu poliçede de Karayolları Trafik Kanunu'na herhangi bir atıf yapılmadığından somut olaya uygun bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · poliçe özel şartları · sigorta teminatı kapsamı · özel dava şartı · trafik kazası · sigorta teminatı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, «poliçe özel şartlarının» 3.4.maddesinde alkol kullanımı sonucunda meydana gelen bütün durumların «sigorta teminatı» dışında bulunduğunun belirtildiği, davacının da sürücü olup kazanın davacının alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı sürücünün alkollü araç kullanması sırasında meydana gelen «trafik kazası» sonucu davacının ve kızının yaralandığı, davalı tarafından da «poliçe özel şartları» Uyarınca talep edilen tedavi giderlerinin «teminat kapsamı» dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tedavi giderlerinin davalının dayandığı «poliçe özel şartlarının» 3.4. maddesi uyarınca «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu Grup Sağlık Sigorta Poliçesi Özel Şartları'nın 3.4. maddesinde aynen “alkolizm, alkol, uyuşturucu, uyarıcı, halusinojen ve diğer madde bağımlılığı ve kötüye kullanımı neticesinde meydana gelen bütün durumların” «sigorta teminatı kapsamı» dışında bulunduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/301 E. 2010/761 K.
Ortak:sigorta ettiren · münhasırlık · rücu · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda «sigorta ettirene» «rücu» edebileceğini hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, «hasar» miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı «asıl alacak» ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesi» ile sigortalı aracın neden olduğu ve «üçüncü kişiye» ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · sigorta sözleşmesi · riziko · üçüncü kişi · husumet yokluğu · asıl alacak · harç · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, «hasar» miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı «asıl alacak» ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
3-Kabule göre de dava dilekçesinde dava değeri 4.284,00 YTL olarak gösterilip «harca esas değerin» de aynı meğlağ olduğu ve buna göre «harç» yatırıldığı nazara alınmadan talep aşılarak 4.400,00 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesi» ile sigortalı aracın neden olduğu ve «üçüncü kişiye» ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda «sigorta ettirene» «rücu» edebileceğini hükme bağlanmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1104 E. 2017/3464 K.
Ortak:münhasırlık · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaAraç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
Benzer bu kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oğlu tarafından sevk ve idare edilirken sürücünün aldığı alkolün etkisiyle ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere «münhasıran» alkollü olması sebebiyle meydana gelen kaza sonrası oluşan «hasarın» Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği, Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe hükümleri uyarınca «teminat» dışı bırakıldığından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
Bilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ahde vefa · sözleşme serbestisi · sigorta teminatı · emredici hüküm · kasko sigortası · riziko · ek prim · kâr kaybı
Benzer bu karardaBilindiği üzere, «kasko sigorta poliçesi» iki taraflı ve "«sözleşme serbestisi»" ilkeleri içerisinde düzenlenen bir akit türü olup, «ahde vefa» (pacta sund servanda) ilkesi gereğince her iki tarafın sözleşme hükümlerine bağlılığı esastır.
Kamu düzenine ve «emredici» hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, serbest rekabet ortamında ticari kazanç amacıyla hareket eden sigorta şirketlerinin tahsil edecekleri aynı «prim» ile daha geniş «sigorta teminatı» vermelerinde herhangi bir engel yoktur.
… ın temyiz edenden alınmasına, 07.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY Taraflar arasında düzenlenen 14.01.2011-14.01.2012 tarihli süper oto «kasko sigorta poliçesinin», «rizikonun» gerçekleştiği 04.11.2011 tarihinde de yürürlükte bulunan Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde "Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" «teminat» dışında kalan zararlar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Yasa'nın, «riziko» tarihinde yürürlükte olan 48. maddesinde, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında iken araç sürme yasaklanmış iken, yasa da alkol oranı konusunda bir sınırlama getirilmemiş, bu konuda Yönetmelik çıkarılacağı öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16712 E. , 2015/11820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2014 tarih ve 2013/268-2014/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Abdullah Erdem dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat ... sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın, davalıların alt taşıyıcısı ve sürücüsü oldukları araçla ...'dan ...'a karayoluyla taşındığı sırada meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığını, kaza esnasında araç sürücüsü davalı ...'ın alkollü olduğunun da tespit edildiğini, hasar bedelini sigorta ettirenine ödeyen müvekkilinin, bu bedelin davalılardan tahsili için icra takibi başlattığını ancak davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili sürücünün kanında tespit edilen etanol miktarının herkeste bulunabilecek referans değerler içinde kaldığını, müvekkilinin taşıma sırasında alkol kullanmadığını, rücu koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen nakliyat sigorta poliçesinde, "Taşımayı yapan araç hasarlarında maddi tazminat alkol ve ehliyetsiz araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine rücu ettirilmeyecektir. Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda hasar ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona rücu uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin rücu hakkının sadece alkollü ve ehliyetsiz araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının rücu hakkının sadece alkollü ve ehliyetsiz araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin bu kabulü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesine dayalı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun bulunmakta ise de işbu dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklandığından ve söz konusu poliçede de Karayolları Trafik Kanunu'na herhangi bir atıf yapılmadığından somut olaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı sigortacının ödemesine esas sigorta poliçesinde, taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda hasar bedelinin sigorta ettirene ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona rücu edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169834600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz