Şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12476 E. 2013/8710 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ azil↗ limited şirket ortaklığı↗ temsil yetkisi↗ ağır kusur↗ kayyım↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ husumet yokluğu↗ feragat↗ limited şirket↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından feragat ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün şirketi zarara uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt ağır kusur teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten azil şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca kayyım isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
...-Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi davacılar ... ... ve ... vekiline ....07.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nın 433/.... maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra ....07.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Kanunun 432/.... maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ...-... sayılı İBK uyarınca ... da bu konuda bir karar verebileceğinden davacılar ... ... ve ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, haklı nedenlerle ortaklar kurulu tarafından atanan şirket müdürünün azli, olmadığı takdirde tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca limited şirketin ortaklara ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumet, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir. Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10145 E. 2014/15057 K.
Ortak:azil · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · ortaklık sözleşmesi · şirket müdürü
Benzer bu karardaMahkemece davacının «ortaklık sözleşmesiyle» «şirkete müdür» olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce «ortaklar kurulu» kararı ile müdürlükten «azillerinin» mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak «şirket müdürlüğünden» azlinin talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31/01/2014 tarihli kararı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli
İncelediğiniz kararda… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2187 E. 2012/129 K.
Ortak:azil · ortaklar kurulu kararı · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca «limited şirketin ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması istemli olarak açılan davalarda «husumet», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir.
Benzer bu kararda… uyarınca ancak haklı sebeplerin mevcut olması durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu, ortaklar kurulunun ana sözleşme ile belirlenen müdürü «azil» yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, «ortaklar kurulu» kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile kararların iptaline karar verilmiştir.
Oysa, «limited şirkete» ana sözleşme ile müdür atanabileceği gibi «ortaklar kurulu» kararıyla da her zaman yeniden müdür tayini mümkündür.
1- Dava, «limited şirket» ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince ancak haklı sebeplerin mevcut olması .../... -2- durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu gerekçesiyle, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda dava dışı ... ile Sinan...’in müdür olarak atanmasına ilişkin olarak alınan karar ile 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile kararların iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ticaret sicili müdürlüğü · ticaret sicili
Benzer bu karardaOysa, davalı vekili cevabında, davacının 04.03.2005 tarihinde ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, süre sonunda 07.04.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla 10 yıllığına yeniden müdür olarak tayin edildiğini savunmuş, nitekim dava dilekçesinde de davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, görev süresinin 07.04.2018 tarihine kadar uzatıldığını belirtilmiş, yine «ticaret sicil müdürlüğünün» müzekkere cevabına ekli ticaret sicil gazetesine göre de 07.04.2008 tarihli ortaklar kurulunda davacı 10 yıllığına davalı «şirkete müdür» olarak atanmış olup, bu beyan ve kayıtlar nazara alınmadan hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «limited şirket» ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince ancak haklı sebeplerin mevcut olması .../... -2- durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu gerekçesiyle, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda dava dışı ... ile Sinan...’in müdür olarak atanmasına ilişkin olarak alınan karar ile 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile kararların iptaline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · limited şirket · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca «limited şirketin ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması istemli olarak açılan davalarda «husumet», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir.
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 543. maddesi atfı ile 161. maddesi uyarınca, “idare işleri mukavele ile bir ortağa verilmiş ise, onun idare, hak ve vazifesi diğer ortaklar tarafından tahdit olunamayacağı gibi kendisi «azil» dahi olunamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · şirket müdürü · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6416 E. 2022/386 K.
Ortak:azil · kayyım · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca «limited şirketin ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması istemli olarak açılan davalarda «husumet», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsız kalma · istinafa cevap dilekçesi · bağlılık yükümü · müdürün azli · limited şirket müdürü · organsızlık · kayyım tayini · sıfat yokluğu
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında bulunan davalı ... ve ... vekillerinin «istinafa cevap dilekçelerinde» ve bölge adliye mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davalı şirkete, genel kurul toplantısı yapılması için gerekli işlemleri yürütmek amacı ile kayyum atandığı, atanan kayyumun bahsekonu genel kurulu sağladığı ve şirkete yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… lılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, haklı nedenlerle «ortaklar kurulu» tarafından atanan «şirket müdürünün azli», olmadığı takdirde tek başına şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından «feragat» ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile tek başına şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün «şirketi zarara» uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt «ağır kusur» teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten «azil» şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540. maddesi uyarınca «kayyım» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca «limited şirketin ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması istemli olarak açılan davalarda «husumet», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · haklı sebep · tefrik · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12476 E. , 2013/8710 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....05.2011 tarih ve 2008/288-2011/260 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü hazır bulunan davacılar ... ve ... vekilleri Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleriyle kardeş olan davalı gerçek kişinin diğer limited şirketin kurucu ortakları olduklarını, anılan davalının ... yıl süreli olarak şirketi müdür sıfatıyla temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirketin ... içinde üstlendiği işlerle ilgili olarak davalı müdürün gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, yeterli birikime sahip olmayan kişiler istihdam etmesi nedeniyle teminat mektuplarının çözülemediğini, bazı işlerin kesin kabulünün yapılamadığını, yeterli kâr elde edemediğini, bazı işlerde zarar gördüğünü, şirketin ticari itibarının sarsıldığını, ... dışı işlerinde de aynı şekilde davrandığını, nitelikli elemanların işten ayrılmasına neden olduğunu, yerlerine yenisini alamadığını, ayrıca taraflar arasında ailevi meseleler çıktığını, davalı müdürün şirketi yönetmesinin çekilmez hal aldığını, başka şirketlerde de ortaklıklarının bulunduğunu, karşılıklı suçlamalar olduğunu, takipsizlik kararları verildiğini, artık şirketin tek kişi ile temsil ve ilzam edilemeyeceğini ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğü yetkisinin kaldırılmasına, diğer ortaklardan bir veya bir kaçına şirketi temsil yetkisi verilmesine, bu olmadığı takdirde müvekkillerinden birisiyle davalının müşterek imzasıyla şirketin temsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıların karar alınmadan doğrudan dava açamayacaklarını, husumetin salt diğer davalı şirkete karşı yöneltilmesinin gerektiğini, iddiaların tamamen soyut olduğunu, şirketin kurucusunun müvekkili bulunduğunu, davacı ...'ın eşinin vekil tayin edildiğini, onun şirketi zarara uğrattığını, yetkilerinin elinden alınması sonucu bu uyuşmazlığın çıktığını, davacılarla işbirliği içinde hareket ettiğini, verdiği zararın giderilmesi için müvekkilinin çaba harcadığını, aile içi uyuşmazlığın çıkmasında davacıların kusurlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ...'ın davasından feragat ettiği, davanın tarafları gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları bulundukları, davalı gerçek kişinin 29.03.2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bilirkişi raporunda bir takım işlerde davalı müdürün şirketi zarara uğratan işlemlerinin açıklandığı, basiretsiz davranışlarının tespit edildiği, davalı müdürün uzun yıllar ...'da yaşadığını, diğer davalıya ait işlemlerin yapılması için davacılar ile kız kardeşi davacı eşini vekil tayin ettiğini ve bunların yönetiminde zararın meydana geldiğini savunduğu, müdür davalının işleri geniş yetkili vekaletnamelerle birilerine devir etmesi, yönetim ve faaliyetleri denetlememesi, uzun süre şirket işleriyle ilgili bilgi almamasının bile salt ağır kusur teşkil edeceği, rapor içeriği de dikkate alındığında basiretsiz yönetim sergilediği, müdürlükten azil şartının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne, davalı müdürün azline, ...'nın 540.
maddesi uyarınca kayyım isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
...-Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi davacılar ... ... ve ... vekiline ....07.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nın 433/.... maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra ....07.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Kanunun 432/.... maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ...-... sayılı İBK uyarınca ... da bu konuda bir karar verebileceğinden davacılar ... ... ve ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, haklı nedenlerle ortaklar kurulu tarafından atanan şirket müdürünün azli, olmadığı takdirde tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca limited şirketin ortaklara ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumet, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir. Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ... ve ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan alınarak davalı şirkete verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacılar ... ve ...'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye ....90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 30.04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle hiç kimsenin kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle bir hak talebinde bulunmasına olanak bulunmamasına göre, davalı müdür hakkında azil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanısında bulunduğundan, Dairemiz çoğunluğunun davalı ...'ın temyiz istemlerinin reddine yönelik kararına katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511595200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz