Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4624 E. 2013/8146 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
portföy tazminatı↗ prim alacağı↗ komisyon bedeli↗ acentelik sözleşmesi↗ sigorta ettiren↗ kâr mahrumiyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ komisyon↗ kusur↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, acentenin sözleşmenin feshinden bir kusuru bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren sigorta sözleşmelerinden dolayı sigorta ettiren tarafından sigortacıya ödenen primler bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra mahrum kaldığı prim, komisyon ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, defter kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından prim alacağına da hak kazandığı, davacının %... ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL portföy tazminatının ve 494.711.43 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline, %... ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13610 E. 2012/21498 K.
Ortak:portföy tazminatı · komisyon bedeli · prim alacağı · acentelik sözleşmesi · sigorta ettiren · kâr mahrumiyeti · sigorta sözleşmesi · acentelik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «acentenin sözleşmenin» feshinden bir «kusuru» bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren «sigorta sözleşmelerinden» dolayı «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya ödenen «primler» bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra «mahrum» kaldığı prim, «komisyon» ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, «defter» kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından «prim alacağına» da hak kazandığı, davacının %... ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL «portföy tazminatının» ve 494.711.43 TL «komisyon bedelinin» davalıdan tahsiline, %... ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda bel …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara, bir «acentenin sözleşmenin» feshinden bir «kusuru» bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren «sigorta sözleşmelerinden» dolayı «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya ödenen «primler» bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra «mahrum» kaldığı prim, «komisyon» ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, «defter» kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından «prim alacağına» da hak kazandığı, davacının %5 ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL «portföy tazminatının» ve 494.711.43 TL «komisyon bedelinin» davalıdan tahsiline, %5 ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
3-Öte yandan, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda «portföy tazminatının» hesabında ikili bir hesaplama tarzı benimsenmiş, birinci hesap tarzına göre davacının 279.833.05 TL, ikinci hesap tarzına göre ise 614.965.18 TL portföy tazminatına hak kazandığına işaret olunmuştur.
Bu itibarla davalının bu yöne ilişkin itirazları da nazara alınarak fesihten sonra davacının ne miktar «portföy tazminatı» isteyebileceği hususunda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · komisyon alacağı · hakkaniyet · denetime elverişlilik · yenileme · bilirkişi incelemesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-Ancak, davacının davadaki taleplerinin birisi de üç aylık sürede davalının «kusuru» nedeniyle poliçe düzenleyememesinden kaynaklandığı iddia olunan «komisyon alacağının» tahsiline ilişkin olup, mahkemece alınan ilk raporda nasıl hesaplandığı bir şekilde davacının 494.711.43 TL komisyon alacağına hak kazandığı yolunda görüş bildirilmiş ise de, az önce belirtildiği üzere bu miktarın ne şekilde tespit edildiği raporda hüküm kurmaya ve yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı gibi, mahkemece de zaten bu rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmayarak yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihedine gidilmiştir.
Mahkemece alınan «son» raporda ise davacının «komisyon alacağını» hak kazanmadığı yolunda mütalaada bulunulmuştur.
43. maddesi uyarınca bir «hakkaniyet indiriminin» gerekip gerekmediği tartışılmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Her ne kadar davacı tarafından iddia olunduğu şekilde daha önceki dönemde poliçe düzenleyen, poliçe «yenilemesi» yapan ve bu nedenle «komisyon» ve «prime» hak kazanan davacının bu dönemde herhangi bir poliçe düzenleyememesi, yenileme yapamaması hayatın olağan koşulları gereğince davalının kusuruna dayalı bir durum ise de, davacının, davalının belirtilen «kusuru» nedeniyle ne miktar zarara uğradığını TMK.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5605 E. 2016/476 K.
Ortak:portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · kâr mahrumiyeti · acentelik · ek prim · komisyon · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «acentenin sözleşmenin» feshinden bir «kusuru» bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren «sigorta sözleşmelerinden» dolayı «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya ödenen «primler» bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra «mahrum» kaldığı prim, «komisyon» ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, «defter» kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından «prim alacağına» da hak kazandığı, davacının %... ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL «portföy tazminatının» ve 494.711.43 TL «komisyon bedelinin» davalıdan tahsiline, %... ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda bel …
Benzer bu kararda… , iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 29 ay devam eden sözleşmenin davalı sigortacı tarafından feshedildiği, davacının «fesih» nedeniyle oluşan zararlarının tahsili için işbu davayı açtığı, taleplerden birinin üç aylık fesih «ihbar süresi» içerisinde davalıdan kaynaklanan nedenlerle davacının poliçe düzenleyememesine dayandığı, gerçekten de taraflar arasındaki yazışmalardan davacı «acentenin» internet linklerinin «bloke» olduğunun ve bu nedenle internet yoluyla poliçe düzenlenemediğinin anlaşıldığı, davacınınpoliçe düzenlemesinin davalı tarafından engellendiği kanaatine varıldığı, davacının bu nedenle toplam 494.711,43 TL «komisyon» gelirinden «mahrum» kaldığı, bunun dışında «portföy tazminatı» da istenildiği, «acentelik ilişkisinin» devam ettiği sürede davacının elde ettiği komisyon tutarı gözetilerek davacının 616.206,56 TL portföy tazminatına hak kazandığının tespit edildiği, belirlenen miktardan indirim yapılmasını gerektirecek bir davacı kusurunun ispat edilemediği, ek «prim» talebinin ispatlanamadığı gibi manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 616.206,56 TL portföy tazminatı ile 494.711,43 TL «komisyon alacağının» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshine» dayalı «portföy tazminatının», ek «komisyon alacağının», komisyon «kaybının» ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca hüküm kurulmuşsa da bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Zira mahkemece, davanın kısmen kabulüne, belirlenen «portföy tazminatı» ve «komisyon alacağının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar, Dairemizin 2011/13610 E., 2012/21498 K. sayılı ilamı ile mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda komisyon alacağının ne şekilde hesaplandığının belli olmadığı, bu raporun hüküm kurmaya ve Yargıtay «denetimine elverişli» bulunmadığı, esasen mahkemece de bu raporun yeterli görülmeyerek yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı ve alınan «son» raporda, davacının komisyon alacağına hak kazanmadığı yolunda görüş bildirildiği, davacının, davalının «kusuru» nedeniyle komisyon kaybından kaynaklı olarak ne miktarda zarara uğradığını kanıtlaması gerektiği, davacının söz konusu dönemde davalının anılan eyleminin olmaması halinde ne miktar poliçe düzenleyebileceğinin ve buna dayalı olarak ne kadar kâr elde edebileceğinin, davacının geçmiş dönemler itibariyle performansı da göz önünde bulundurularak hesaplattırılıp, bir kısım sigortalıların poliçe «yenilemesinde» davacıyı tercihten vazgeçebileceği olguları da göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilmesi, mülga 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca bir «hakkaniyet indiriminin» gerekip gerekmediğinin tartışılması, portföy tazminatı yönünden ise hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ikili bir hesaplama tarzı benimsenmesine karşın mahkemece neden bunlardan birine itibar edildiğinin karar yerinde gösterilmediği, davalının itirazları da gözetilerek fesihten sonra davacının ne miktar portföy tazminatı isteyebileceği hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekçeleriyle davalı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan ve hükme esas tutulan 30.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı ve denetime elverişli bir açıklama yapılmaksızın söz konusu üç aylık «fesih» «ihbar» süresinde davacı «acentenin» tek bir yeni müşteri kazanmasa ve sadece mevcut müşterilerin «tecdit» poliçelerini yapmış olsa dahi toplam 497.711,43 TL komisyon geliri elde edebileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tecdit · ihbar süresi · hakkaniyet indirimi · acentelik ilişkisi · komisyon alacağı · bloke · sözleşmenin feshi · hakkaniyet
Benzer bu kararda… , iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 29 ay devam eden sözleşmenin davalı sigortacı tarafından feshedildiği, davacının «fesih» nedeniyle oluşan zararlarının tahsili için işbu davayı açtığı, taleplerden birinin üç aylık fesih «ihbar süresi» içerisinde davalıdan kaynaklanan nedenlerle davacının poliçe düzenleyememesine dayandığı, gerçekten de taraflar arasındaki yazışmalardan davacı «acentenin» internet linklerinin «bloke» olduğunun ve bu nedenle internet yoluyla poliçe düzenlenemediğinin anlaşıldığı, davacınınpoliçe düzenlemesinin davalı tarafından engellendiği kanaatine varıldığı, davacının bu nedenle toplam 494.711,43 TL «komisyon» gelirinden «mahrum» kaldığı, bunun dışında «portföy tazminatı» da istenildiği, «acentelik ilişkisinin» devam ettiği sürede davacının elde ettiği komisyon tutarı gözetilerek davacının 616.206,56 TL portföy tazminatına hak kazandığının tespit edildiği, belirlenen miktardan indirim yapılmasını gerektirecek bir davacı kusurunun ispat edilemediği, ek «prim» talebinin ispatlanamadığı gibi manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 616.206,56 TL portföy tazminatı ile 494.711,43 TL «komisyon alacağının» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Zira mahkemece, davanın kısmen kabulüne, belirlenen «portföy tazminatı» ve «komisyon alacağının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar, Dairemizin 2011/13610 E., 2012/21498 K. sayılı ilamı ile mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda komisyon alacağının ne şekilde hesaplandığının belli olmadığı, bu raporun hüküm kurmaya ve Yargıtay «denetimine elverişli» bulunmadığı, esasen mahkemece de bu raporun yeterli görülmeyerek yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı ve alınan «son» raporda, davacının komisyon alacağına hak kazanmadığı yolunda görüş bildirildiği, davacının, davalının «kusuru» nedeniyle komisyon kaybından kaynaklı olarak ne miktarda zarara uğradığını kanıtlaması gerektiği, davacının söz konusu dönemde davalının anılan eyleminin olmaması halinde ne miktar poliçe düzenleyebileceğinin ve buna dayalı olarak ne kadar kâr elde edebileceğinin, davacının geçmiş dönemler itibariyle performansı da göz önünde bulundurularak hesaplattırılıp, bir kısım sigortalıların poliçe «yenilemesinde» davacıyı tercihten vazgeçebileceği olguları da göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilmesi, mülga 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca bir «hakkaniyet indiriminin» gerekip gerekmediğinin tartışılması, portföy tazminatı yönünden ise hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ikili bir hesaplama tarzı benimsenmesine karşın mahkemece neden bunlardan birine itibar edildiğinin karar yerinde gösterilmediği, davalının itirazları da gözetilerek fesihten sonra davacının ne miktar portföy tazminatı isteyebileceği hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekçeleriyle davalı yararına bozulmuş, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan ve hükme esas tutulan 30.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı ve denetime elverişli bir açıklama yapılmaksızın söz konusu üç aylık «fesih» «ihbar» süresinde davacı «acentenin» tek bir yeni müşteri kazanmasa ve sadece mevcut müşterilerin «tecdit» poliçelerini yapmış olsa dahi toplam 497.711,43 TL komisyon geliri elde edebileceği belirtilmiştir.
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshine» dayalı «portföy tazminatının», ek «komisyon alacağının», komisyon «kaybının» ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca hüküm kurulmuşsa da bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Öte yandan, mahkemece uyulan bozma ilamında, bir kısım sigortalıların poliçe «yenilemesinde» davacıyı tercihten vazgeçebileceği gözetilerek buna göre «hakkaniyet indiriminin» değerlendirilmesi gerektiği açıklandığı halde hükme esas raporda bu inceleme davacının «kusur» durumuna göre yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12183 E. 2012/3211 K.
Ortak:portföy tazminatı · komisyon bedeli · acentelik sözleşmesi · acentelik · komisyon
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «acentenin sözleşmenin» feshinden bir «kusuru» bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren «sigorta sözleşmelerinden» dolayı «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya ödenen «primler» bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra «mahrum» kaldığı prim, «komisyon» ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, «defter» kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından «prim alacağına» da hak kazandığı, davacının %... ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL «portföy tazminatının» ve 494.711.43 TL «komisyon bedelinin» davalıdan tahsiline, %... ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda bel …
Benzer bu kararda2-Dava, davacı ile dava dışı «acente» arasındaki «temlikname» gereği davalı tarafından «acenteye» ödenmesi gereken doğmuş ve doğacak «komisyon bedellerine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre «acentelik sözleşmesinin» feshinden itibaren «temlik» edenin alacağının kalmadığı, bu nedenle davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde «portföy tazminatından» doğan «komisyon alacağının» talep edilmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · acente · temlik · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, davacı ile dava dışı «acente» arasındaki «temlikname» gereği davalı tarafından «acenteye» ödenmesi gereken doğmuş ve doğacak «komisyon bedellerine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre «acentelik sözleşmesinin» feshinden itibaren «temlik» edenin alacağının kalmadığı, bu nedenle davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde «portföy tazminatından» doğan «komisyon alacağının» talep edilmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dairemizce verilen bozma kararından sonra mahkemece bilirkişi heyetinden alınan raporda, davalı tarafından yapılan ödemeler dışında «acentenin» davalıdan 1.436,27 TL alacaklı olduğu belirtildiği halde, davalı vekilinin, bu miktarın geri alınarak muhasebe kaydında düzeltme yapıldığı şeklindeki savunması doğrultusunda, ne şekilde ve hangi gerekçe ile düzeltme yapılarak geri alındığı belirlenmeden, bu alacağın «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmadan «eksik inceleme» sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4624 E. , 2013/8146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....06.2011 gün ve 2007/894-2011/306 sayılı kararı bozan Daire’nin ....2012 gün ve 2011/13610-2012/21498 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesine göre müvekkilinin sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline ve bu hususlarda tüm işlemleri ifa etmeye yetkili kılındığını, ancak davalının müvekkilinin kusuru olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, dolayısıyla müvekkilinin 802.662.96 TL portföy zararı, ayrıca fesih ihbarının yapılmasından sonra üç aylık faaliyet sürecinde poliçe üretimini fiilen engellediğinden ve müşterilere doğrudan poliçe sattığından dolayısıyla prim komisyonu geliri elde etmesini engellemesi nedeniyle 494.711.43 TL maddi zarara, taahhüt ettiği ek komisyon bedelini de ödememiş olması nedeniyle 379.009.57 TL ek komisyon kaybına, müvekkilinin müşteriler nezdindeki itibarının da sarsılmış olduğundan manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik portföy tazminatı olarak ....000 TL, komisyon kaybı ....000 TL, ek komisyon bedeli ....000 TL ve manevi tazminat olarak 50.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre taraflardan herbiri diğer tarafa taahhütlü bir mektupla, üç ay evvelinden haber vermek şartıyla, sözleşmeyi yürürlükten kaldırılabileceğinin öngörüldüğünü, buna göre taraflardan herbirinin herhangi bir neden ile sürmeksizin her zaman fesih hakkının bulunduğunu, ayrıca sözleşmeye göre acentenin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle şirketten tazminat isteyemeyeceğinin kabul edildiğini, davacının müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca müvekkilinin prim alacağının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, acentenin sözleşmenin feshinden bir kusuru bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren sigorta sözleşmelerinden dolayı sigorta ettiren tarafından sigortacıya ödenen primler bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra mahrum kaldığı prim, komisyon ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, defter kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından prim alacağına da hak kazandığı, davacının %... ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL portföy tazminatının ve 494.711.43 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline, %...
ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510639100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz