Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8186 E. 2013/8124 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması↗ hak düşürücü süre↗ kötü niyet↗ kötüniyet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, markaların işaret ve kapsadıkları ürünler itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, ancak davacının uzun süre sessiz kalıp, davalının markası tanındıktan ve belli bir ekonomik değere ulaştıktan sonra hükümsüzlük talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile iltibas oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir. 556 sayılı KHK'nın 42/... - (a) bendi ve Dairemizin 08.04.2002 tarih ve 10860/3275 sayılı kararı uyarınca, hükümsüzlük davasının hükümsüzlüğü istenen markanın tescil tarihinden itibaren ... yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyetin varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14068 E. 2015/890 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre · Markanın hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaAncak, davacı, tanınmışlık ve «kötüniyet» iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile «iltibas» oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Markanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davacının «kötüniyetli» tescil iddiası da değerlendirilerek, marka hükümsüzlüğüne ilişkin «hak düşürücü sürenin» dolup dolmadığı bu kapsamda tartışılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, «kötüniyetin» varlığı halinde ise hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
Nitekim, somut olayda da davacı taraf 06.01.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde marka tescilinin «kötüniyetli» olduğunu iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davaya konu 2003/20169 nolu markanın 17.02.2005 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın 04.11.2010 tarihinde açıldığı, 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine, diğer markalar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davayı konu markanın 17.02.2005 tarihinde dava dışı..... adına tescil edildiği, 22.02.2008 tarihinde dava dışı...... tarafından «cebri icra» yoluyla alındığı, davalının ise.... firmasından 11.03.2009 tarihinde markayı devraldığı, davacı Belediye ile dava dışı..... arasındaki 1983 tarihli sözleşmelerde . …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5334 E. 2012/5434 K.
Ortak:hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMarkanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 08.04.2002 gün ve 2002/10860-3275 sayılı kararında belirtildiği üzere sicile kayıtlı bir markanın hükümsüzlüğü için açılan davalar bakımından da 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanması görüşü benimsenmiştir.
O halde daha sıkı koruma sağlayan tescilli bir markanın hükümsüzlüğü için 5 yıllık «hak düşürücü süre» uygulandığı halde davalının ticaret unvanın çekirdek unsurunu oluşturan SARP kelimesini tescilsiz marka olarak kullanması nedeniyle davacı tarafından marka hakkına dayalı olarak davalı aleyhine açılan işbu davada 5 yıldan daha kısa süreli olan davalı kullanımına karşı sessiz kalma yoluyla davacının hak «kaybına» uğradığına ilişkin mahkeme görüşünün kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş bu davayı kendi «ticaret unvanına» dayalı değil, «mücerret» marka hakkına dayalı olarak açtığı, davalının unvanının 02.04.2004 tarihinde tescil olduğu, davacının markasının 21.01.2003 tarihli başvuru sonucunda tescil olduğu, dolayısıyla öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davacının davalının ticaret unvanının terkinini istemediği, tescilli ticaret unvanının «sicilden terkin» edilmeleri anına kadar kullanılmalarında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davalının ticaret unvanının tescilli olduğu zaman zarfında kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» yarattığından da söz edilemeyeceği, ancak, davalı ticaret unvanını tescilli olarak ve unvan kullanımına has biçimde kullanmasına karşın, SARP ibaresini unvan olarak kullanımı aşacak biçimde de kullandığı, davalının bu kullanımı ile markasal kullanımının eş zamanlı olarak başladığı, geniş bir çevreye yayılmış ve çok ciddî yatırımlar ile büyük rakamlara ulaşan ciroların elde edildiği, TTK’nun 20/2. maddesinde yazılı hüküm gereği basiretli bir «tacir» gibi hareket etme zorunluluğu olan davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşmasının gerçekleştiği zamandan önce, davalının tescilsiz, markasal kullanımına karşı harekete geçmesi gerektiği, davacının uzun süre sessiz kalması sonucunda d …
O halde daha sıkı koruma sağlayan tescilli bir markanın hükümsüzlüğü için 5 yıllık «hak düşürücü süre» uygulandığı halde davalının ticaret unvanın çekirdek unsurunu oluşturan SARP kelimesini tescilsiz marka olarak kullanması nedeniyle davacı tarafından marka hakkına dayalı olarak davalı aleyhine açılan işbu davada 5 yıldan daha kısa süreli olan davalı kullanımına karşı sessiz kalma yoluyla davacının hak «kaybına» uğradığına ilişkin mahkeme görüşünün kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13300 E. 2013/11168 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAncak, davacı, tanınmışlık ve «kötüniyet» iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile «iltibas» oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Markanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 1990/121378 ve 2000/03975 sayılı YUMOŞ ibareli markaların tescili sırasında davalının «kötüniyetli» olmadığı, ancak 2000 yılından sonra davacı markasının tanınmış hale gelmesi üzerine davalının 2006 yılına kadar kullanmadığı YUMOŞ markalı ürünleri piyasaya sürmesinin kötüniyetli davranış oluşturduğu gerekçesiyle, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmayacağından bahisle, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Aynı KHK'nın 42/1-a bendine göre de 5 yıllık «hak düşürücü süreye» bağlı olmadan hükümsüzlük davasının dinlenebilmesi için markanın tescili anında «kötüniyetin» varlığının ispatlanması gerekir.
… eldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemenin kabulünde bahsi geçen kullanım ise, şeklinin koşulları oluştuğu takdirde ancak 556 sayılı KHK'nın 61 vd. maddeleri uyarınca «marka hakkına tecavüz» ya da uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nun 56 vd. maddelerinde bahsi geçen «haksız rekabet» hükümlerine göre değerlendirme yapılabilecek olup, anılan hususunda işbu davada tartışma yeri bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14587 E. 2012/19052 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAncak, davacı, tanınmışlık ve «kötüniyet» iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile «iltibas» oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Markanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · husumet
Benzer bu kararda1928 AKHİSAR + şekil” ibareli markaya karşı davacının uzun bir süre sessiz kaldığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden «husumet» yokluluğundan davanın reddine, davalı şirket yönünden esas yönden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davalıya ait 2003/5114 sayılı marka yönünden tescil tarihi itibariyle henüz 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolmadan davanın açılmış olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, TMK’nın 2. maddesi hükmüne göre 4 yıl sessiz kalındığı, bu nedenle hak «kaybına» uğranıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8186 E. , 2013/8124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2010/76-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyanın bir çok ülkesinde saç bakımı ürünleri alanında tanınan bir şirket olduğunu, NIOXIN ibareli tanınmış markasını 1988 yılından itibaren ... ve Paris Sözleşmesi'ne taraf bir çok ülkede tescil ettirdiğini, markanın Türkiye'de .... sınıf ürünler bakımından 2004 yılında tescil edildiğini, davalı şirketin ilk tescili 2005 yılında yapılan BIOXCIN ibareli markalarının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, iltibas doğurduğunu, davalının tescilde kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2005/36598, 2006/10872 ve 2006/10871 sayılı BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markasının Türkiye'de tanınmadığı gibi, her hangi bir şekilde de kullanılmadığını, tüketicinin müvekkilinin markasını benimseyip pazarın liderliğine taşıdığını, davacının sessiz kalmak suretiyle dava hakkını kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, markaların işaret ve kapsadıkları ürünler itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, ancak davacının uzun süre sessiz kalıp, davalının markası tanındıktan ve belli bir ekonomik değere ulaştıktan sonra hükümsüzlük talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile iltibas oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir. 556 sayılı KHK'nın 42/... - (a) bendi ve Dairemizin 08.04.2002 tarih ve 10860/3275 sayılı kararı uyarınca, hükümsüzlük davasının hükümsüzlüğü istenen markanın tescil tarihinden itibaren ... yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyetin varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510585900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz