Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14587 E. 2012/19052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ kötüniyet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ... 1928 AKHİSAR + şekil” ibareli markaya karşı davacının uzun bir süre sessiz kaldığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden husumet yokluluğundan davanın reddine, davalı şirket yönünden esas yönden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Ancak, kötüniyetin varlığı halinde hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı da 556 sayılı KHK'nin 39 ve 40. maddeleri uyarınca markanın tescili için yapılan başvuru tarihi olmayıp TPE tarafından marka siciline tescil edildiği tarihtir.
Somut olayda, davalı şirket adına 10.03.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescil edilmiş olan 2003/5114 sayılı markanın sicile tescil tarihi 21.06.2004 olup, dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre henüz dolmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, davalıya ait 2003/5114 sayılı marka yönünden tescil tarihi itibariyle henüz 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan davanın açılmış olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, TMK’nın 2. maddesi hükmüne göre 4 yıl sessiz kalındığı, bu nedenle hak kaybına uğranıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14068 E. 2015/890 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabidir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davacının «kötüniyetli» tescil iddiası da değerlendirilerek, marka hükümsüzlüğüne ilişkin «hak düşürücü sürenin» dolup dolmadığı bu kapsamda tartışılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, «kötüniyetin» varlığı halinde ise hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
Nitekim, somut olayda da davacı taraf 06.01.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde marka tescilinin «kötüniyetli» olduğunu iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davaya konu 2003/20169 nolu markanın 17.02.2005 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın 04.11.2010 tarihinde açıldığı, 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine, diğer markalar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davayı konu markanın 17.02.2005 tarihinde dava dışı..... adına tescil edildiği, 22.02.2008 tarihinde dava dışı...... tarafından «cebri icra» yoluyla alındığı, davalının ise.... firmasından 11.03.2009 tarihinde markayı devraldığı, davacı Belediye ile dava dışı..... arasındaki 1983 tarihli sözleşmelerde . …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8186 E. 2013/8124 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabidir.
Benzer bu karardaAncak, davacı, tanınmışlık ve «kötüniyet» iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile «iltibas» oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Markanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu hükümsüzlük istemli dava dava konusu markaların sicile tescil edildikleri tarihten itibaren ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açıldığına göre, davacının kendisine tanınan hak düşürücü süre içerisinde dava açılmasının MK'nın .... maddesine aykırılık oluşturması söz konusu olamayacağından mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · kötü niyet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, markaların işaret ve kapsadıkları ürünler itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, ancak davacının uzun süre sessiz kalıp, davalının markası tanındıktan ve belli bir ekonomik değere ulaştıktan sonra hükümsüzlük talebinde bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı, tanınmışlık ve «kötüniyet» iddiasına dayalı olarak tescilli markası ile «iltibas» oluşturan davalıya ait BIOXCIN ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Markanın tescilinde «kötü niyetin» varlığı halinde ise dava açılması ... yıllık «hak düşürücü süreye» tabi değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13300 E. 2013/11168 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabidir.
Benzer bu karardaDava, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 1990/121378 ve 2000/03975 sayılı YUMOŞ ibareli markaların tescili sırasında davalının «kötüniyetli» olmadığı, ancak 2000 yılından sonra davacı markasının tanınmış hale gelmesi üzerine davalının 2006 yılına kadar kullanmadığı YUMOŞ markalı ürünleri piyasaya sürmesinin kötüniyetli davranış oluşturduğu gerekçesiyle, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmayacağından bahisle, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Aynı KHK'nın 42/1-a bendine göre de 5 yıllık «hak düşürücü süreye» bağlı olmadan hükümsüzlük davasının dinlenebilmesi için markanın tescili anında «kötüniyetin» varlığının ispatlanması gerekir.
… eldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemenin kabulünde bahsi geçen kullanım ise, şeklinin koşulları oluştuğu takdirde ancak 556 sayılı KHK'nın 61 vd. maddeleri uyarınca «marka hakkına tecavüz» ya da uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nun 56 vd. maddelerinde bahsi geçen «haksız rekabet» hükümlerine göre değerlendirme yapılabilecek olup, anılan hususunda işbu davada tartışma yeri bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4665 E. 2020/2088 K.
Ortak:hak düşürücü süre · kötüniyet · dava şartı · hak düşürücü süre · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabidir.
Benzer bu kararda2-Dava, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup mahkemece, davacının 5 yıldan daha uzun bir süredir sessiz kaldığı, bu sürenin hükümsüzlük davası açılmasında «hak düşürücü süre» olduğu ve davalının «kötüniyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda2-Dava, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve davalı markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup mahkemece, davacının 5 yıldan daha uzun bir süredir sessiz kaldığı, bu sürenin hükümsüzlük davası açılmasında «hak düşürücü süre» olduğu ve davalının «kötüniyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafından hükümsüzlük istemi ile birlikte davalının markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı ve bu sebeple «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerde bulunduğu iddia edilerek haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması da talep edilmiş olup mahkemece bu konuda olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış; davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.06.2018 tarihli onama ilamının kaldırılarak …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14587 E. , 2012/19052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2010 tarih ve 2008/133-2010/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı şirket temsilcisi ... ve vekili Av. ... Ilıca dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...’nin babası ... ile davalı şirketin ortaklarının babası olan ...’in 1930’lu yıllardan beri köftecilik ile uğraştıklarını, bu kişilerin ölümleri sonucu işletmenin mirasçılara kaldığını, davalı şirketin müvekkilinin murisi ...’in adını yok etmeye çalıştığını, “KÖFTECİ ... 1928 AKHİSAR + şekil” ibareli iki markayı kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı şirket adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hükümsüzlüğünü istediği 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer marka yönünden ise davalı şirket tarafından tescil edilerek 4 yıldan fazla bir süredir kullanılan “KÖFTECİ ... 1928 AKHİSAR + şekil” ibareli markaya karşı davacının uzun bir süre sessiz kaldığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden husumet yokluluğundan davanın reddine, davalı şirket yönünden esas yönden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı adına tescilli 2000/14942 sayılı marka yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dairemizin 11.09.2000 tarih 5607/6604 sayılı ve 08.04.2002 tarih 10860/3275 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere 556 sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı olarak açılan hükümsüzlük davası, tanınmış markalar dışındaki diğer markalar bakımından da tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Ancak, kötüniyetin varlığı halinde hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı da 556 sayılı KHK'nin 39 ve 40. maddeleri uyarınca markanın tescili için yapılan başvuru tarihi olmayıp TPE tarafından marka siciline tescil edildiği tarihtir.
Somut olayda, davalı şirket adına 10.03.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescil edilmiş olan 2003/5114 sayılı markanın sicile tescil tarihi 21.06.2004 olup, dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre henüz dolmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, davalıya ait 2003/5114 sayılı marka yönünden tescil tarihi itibariyle henüz 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan davanın açılmış olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, TMK’nın 2. maddesi hükmüne göre 4 yıl sessiz kalındığı, bu nedenle hak kaybına uğranıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065644800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz