İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1405 E. 2019/3052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası↗ navlun↗ muacceliyet↗ iş bölümü↗ mahsup↗ tbk 99↗ sulh hukuk mahkemesi↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ fatura↗ sulh↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 4.294,01 TL'lik asıl alacak bölümü için iptaline ,takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ümraniye 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2010/1358 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğünün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın bu dosyaya ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosya davalısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen navlun faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzerinden iptaline karar vermiştir. Asıl ve birleşen dosyalardan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna mahsup gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli havale makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı fatura olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada yapılan takipteki alacaktan öncelikle mahsup edilerek takip tarihi itibarıyla her iki icra dosyasından olan alacağın dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre belirlenmesi gerekirken, anılan yasal düzenlemeye uyulmaksızın bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan 8.423,91 TL alacağın her iki dosya ana parasına mahkemece resen paylaştırılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6150 E. 2014/16532 K.
Ortak:navlun faturası · navlun · iş bölümü · havale · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
İncelediğiniz kararda… İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 4.294,01 TL'lik «asıl alacak» «bölümü» için iptaline ,takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ümraniye 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2010/1358 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen ka …
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın «asıl alacak» tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzeri …
… açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna «mahsup» gösterilmediği takdirde, tediye «muaccel» olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli «havale» makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı «fatura» olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada …
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın «asıl alacak» olan 6.743,91 TL 'lik «bölümü» için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, alacaklı tarafın red edilen bölüm için kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin her iki dosya için de reddine karar verilmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının «navlun alacağının» davacı «defter» ve kayıtlarına göre belirlendiği ve benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarında tespit edilen ödemeye ilişkin kayıtların davacı şirket defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ödemeyi, dayanağı belgelerle kanıtlaması gerektiği belirtilmiş ve davalı vekilinin de «bilirkişi raporuna itiraz» ederek itirazında 1.124,00 Euro ödemeye ilişkin 11.09.2009 tarihli «havale» dekontu sunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · bilirkişi raporuna itiraz · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · eksik inceleme · temerrüt · e-defter
Benzer bu karardaAncak, somut uyuşmazlıkta davacının «navlun alacağının» davacı «defter» ve kayıtlarına göre belirlendiği ve benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarında tespit edilen ödemeye ilişkin kayıtların davacı şirket defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ödemeyi, dayanağı belgelerle kanıtlaması gerektiği belirtilmiş ve davalı vekilinin de «bilirkişi raporuna itiraz» ederek itirazında 1.124,00 Euro ödemeye ilişkin 11.09.2009 tarihli «havale» dekontu sunmuştur.
İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın «asıl alacak» olan 6.743,91 TL 'lik «bölümü» için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, alacaklı tarafın red edilen bölüm için kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin her iki dosya için de reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşımanın kendi talimatları ile yapılmadığı iddiasının doğru olmadığı, aksi takdirde davalının «defterlerinde» bu taşımaların kayıtlı olmasının mümkün olmayacağı, her ne kadar bilirkişi heyeti asıl dosyadaki takibin doğru olduğunu, birleşen dosyanın dayanağı olan Ümraniye 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındaki 4.129,90 TL'lik alacağı da kapsadığını bildirmiş ise de bu dosyanın takibinin daha önce 08.02.2010 tarihinde yapıldığı, o halde bu dosyanın konusu olan ve gerçek bir taşıma ile ilgili olduğunun rayiçlere de uygun olduğu bildirilen 4.129,90 TL'ye birleşen dosyada karar verileceği ve dava tarihine kadar «temerrüt» gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12574 E. 2018/3933 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu kararda… samına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile davalı «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7615 E. 2012/11549 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · dosyanın gönderilmesi · iş mahkemesi görev alanı · yetki · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1405 E. , 2019/3052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih ve 2015/367-2017/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili, davalı şirketin tedarikçisi olduğu PSA Grubu'nun Fransa'da bulunan tesislerine göndereceği oto yedek parça mallarının nakliyesi amacıyla müvekkili şirketle anlaştığını, 01.01.2009 tarihli Karayolu Taşıma Sözleşmesi çerçevesinde Fransa-Türkiye arasındaki nakliye hizmetlerinin müvekkili şirketçe ifa edildiğini, 08.09.2009 tarihinde davalının PSA Grubu aracılığıyla müvekkili şirketin Fransa ofisine yükleme talimatı verdiğini ve alınan talimat uyarınca malların Fransa'dan alınarak 14.09.2009 tarihinde İstanbul'a getirildiğini ve malların gümrükten davalı tarafından çekildiğini, verilen taşıma hizmetleri karşılığında 12.186,81 TL ve 4.129,00 TL faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından faturaların önce kabul edildiğini, ancak sonrasında hiç bir geçerli neden olmaksızın iade faturası ile iade edildiğini, müvekkili şirketçe söz konusu iade faturası içeriği kabul edilmeyerek davalı şirkete iade edildiğini, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili, derdestlik ve husumet itirazları olduğunu, davacıya malların taşınması hususunda hiç bir talimat verilmediğini, mal sahibinin davacıya hatalı taşıma yaptığını bildirdiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı taşımaya ilişkin düzenlediği fatura ve içeriklerinin kabul edilmediğini, davacının müvekkili tarafından gönderilen faturalara itirazının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise görev, derdestlik, husumet itirazında bulunmuş ve asıl davada ileri sürdüğü savunmalarla davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 4.294,01 TL'lik asıl alacak bölümü için iptaline ,takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ümraniye 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2010/1358 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğünün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın bu dosyaya ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosya davalısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen navlun faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzerinden iptaline karar vermiştir. Asıl ve birleşen dosyalardan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna mahsup gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli havale makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı fatura olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada yapılan takipteki alacaktan öncelikle mahsup edilerek takip tarihi itibarıyla her iki icra dosyasından olan alacağın dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre belirlenmesi gerekirken, anılan yasal düzenlemeye uyulmaksızın bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan 8.423,91 TL alacağın her iki dosya ana parasına mahkemece resen paylaştırılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508347300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz