Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12574 E. 2018/3933 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan ticaret unvanına haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik ayırt edicilik vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-terkin yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak haksız rekabetin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile davalı ticaret unvanının terkini ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37. sınıf inşaat hizmetleri için tescilli olduğu göz önünde bulundurularak, uyuşmazlığın 556 sayılı KHK m.8/5 ve m.42 kapsamında değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken markanın hükümsüzlüğüne dair talebin reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… samına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile davalı «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız rekabet | Tazminat | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3222 E. 2024/1108 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… samına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile davalı «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… ve 2021/21 K. sayılı kararı ile davalı şirket adına TÜRKPATENT nezdinde 2002/15638 numarada 37 nci hizmet sınıfında tescilli markada geçen ... ibaresinin, davacının «ticaret unvanına» haksız müdahalenin önlenmesi ve davalı markasının sicilden terkinine yönelik açılan davada, "..." kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı, bu hususta davacı iddiasını ispatlayamadığından, ticaret unvanı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, markaya ilişkin açılan dava yönünden ise, markanın mallar-hizmetlere yönelik «ayırt edicilik» vasfı karşısında davacıya ait ticaret ünvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, bozmadan sonra alınan 'davacının "..." kelimesi üzerinde herhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığı' yönündeki yazı cevabı da dikkate alındığında; davalının, adına tescilli "..." kelimesini marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-«terkin» yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak «haksız rekabetin» de bulunmadığı, bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 24.05.2018 tarih, 2016/12574 E. ve 2018/3933 K. sayılı kararıyla davacının 1983 yılından itibaren tescilli «ticaret unvanının» ... sözcüğünün ‘‘...’’ ibaresinden oluştuğu ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu, dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37 nci …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · iltibas
Benzer bu kararda… ibaresi ile inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacının unvanı inşaat malzeme sınıfında tescilli marka olan ‘‘...’’ ibaresi ile benzer olup tüketiciler nezdinde «iltibasa» sebep olma ihtimali bulunduğu, «ticaret unvanının» ayırt edici ad ve işaretlerden olup sınai hak niteliğinde bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gereğine işa …
… erhangi bir sınai mülkiyet hakkı bulunmadığını, adına tescilli markası bulunmasına rağmen ticaret ünvanında hiç kullanmayan müvekkili şirkete ait markanın iptalinin «dürüstlük kuralına» da aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1405 E. 2019/3052 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · navlun · muacceliyet · iş bölümü · mahsup · bilirkişi incelemesi · havale · fatura
Benzer bu kararda… açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna «mahsup» gösterilmediği takdirde, tediye «muaccel» olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli «havale» makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı «fatura» olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada …
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın «asıl alacak» tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzeri …
… İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 4.294,01 TL'lik «asıl alacak» «bölümü» için iptaline ,takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ümraniye 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2010/1358 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12574 E. , 2018/3933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2009 tarih ve 2007/361-2009/161sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...Ticaret Odası’nda kayıtlı bir şirket olduğunu, müvekkilinin unvanının vurgulayıcı kök kelimesinin ... olup, bu kelime bakımından davalı şirket ile ayniyet bulunduğunu, inşaat işleri ile uğraşan müvekkili şirketin 1983 yılında kurulduğunu, davalının ise 25/06/2002 tarihinde TPE’den bu ibareyi marka olarak aldığını, bu durumun karışıklığa yol açtığı gibi iş kaybına da neden olduğunu, davalı şirketin ... kelimesini ticaret unvanında haksız kullanması sebebiyle haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek bu durumun önlenmesini, kelimenin unvanından ve kullandığı tüm materyallerden silinmesini, davalının ticaret unvanının kullanımı ve devrinin durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, tescilli markadaki ...
ibaresinin çıkartılmasını ve bu unvanın ticaret sicil kaydının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin TPE nezdinde tescilli 2002/15638 no.lu 37. sınıfta tescilli markası içinde geçen ... ibaresine yönelik olarak davacı vekilinin doğrudan ticaret unvanına haksız müdahalenin önlenmesi dolaylı olarak markanın sicilden terkinine yönelik bu davayı açtığı, ... kelimesinin davalı şirketin ticaret unvanında tanıtım evraklarında yer almadığı gibi bu hususta davacının iddiasınıda ispatlayamadığı, dava konusu markanın mallar-hizmetlere yönelik ayırt edicilik vasfı karşısında davacıya ait ticaret unvanı yönünden iddia edilen tecavüzün bulunmadığı, henüz bir üretim bulunmamakla birlikte davalının tescilden dolayı bu kelimeyi marka olarak kullanabileceği ve böylece iptal-terkin yönünden şartların oluşmadığı ve buna bağlı olarak haksız rekabetin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile davalı ticaret unvanının terkini ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacının 1983 yılından itibaren tescilli ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ‘‘...’’ ibaresinden oluşmakta ve iştigal alanının da inşaat hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu markanın da aynı ibareyi asli unsur olarak içerdiği ve 37. sınıf inşaat hizmetleri için tescilli olduğu göz önünde bulundurularak, uyuşmazlığın 556 sayılı KHK m.8/5 ve m.42 kapsamında değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken markanın hükümsüzlüğüne dair talebin reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424882100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz