İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6150 E. 2014/16532 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası↗ navlun alacağı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ navlun↗ iş bölümü↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ havale↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşımanın kendi talimatları ile yapılmadığı iddiasının doğru olmadığı, aksi takdirde davalının defterlerinde bu taşımaların kayıtlı olmasının mümkün olmayacağı, her ne kadar bilirkişi heyeti asıl dosyadaki takibin doğru olduğunu, birleşen dosyanın dayanağı olan Ümraniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındaki 4.129,90 TL'lik alacağı da kapsadığını bildirmiş ise de bu dosyanın takibinin daha önce 08.02.2010 tarihinde yapıldığı, o halde bu dosyanın konusu olan ve gerçek bir taşıma ile ilgili olduğunun rayiçlere de uygun olduğu bildirilen 4.129,90 TL'ye birleşen dosyada karar verileceği ve dava tarihine kadar temerrüt gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 6.743,91 TL 'lik bölümü için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, alacaklı tarafın red edilen bölüm için kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin her iki dosya için de reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen navlun faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının navlun alacağının davacı defter ve kayıtlarına göre belirlendiği ve benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarında tespit edilen ödemeye ilişkin kayıtların davacı şirket defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ödemeyi, dayanağı belgelerle kanıtlaması gerektiği belirtilmiş ve davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz ederek itirazında 1.124,00 Euro ödemeye ilişkin 11.09.2009 tarihli havale dekontu sunmuştur. Bu durumda, davalı vekilinin rapora itirazlarını karşılayacak ek rapor alınmadan ve sunduğu ödemeye ilişkin dayanak belge değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1405 E. 2019/3052 K.
Ortak:navlun faturası · navlun · iş bölümü · havale · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın «asıl alacak» olan 6.743,91 TL 'lik «bölümü» için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, alacaklı tarafın red edilen bölüm için kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin her iki dosya için de reddine karar verilmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının «navlun alacağının» davacı «defter» ve kayıtlarına göre belirlendiği ve benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarında tespit edilen ödemeye ilişkin kayıtların davacı şirket defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ödemeyi, dayanağı belgelerle kanıtlaması gerektiği belirtilmiş ve davalı vekilinin de «bilirkişi raporuna itiraz» ederek itirazında 1.124,00 Euro ödemeye ilişkin 11.09.2009 tarihli «havale» dekontu sunmuştur.
Benzer bu kararda… İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 4.294,01 TL'lik «asıl alacak» «bölümü» için iptaline ,takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda «avans faizi» uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ümraniye 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2010/1358 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen ka …
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın «asıl alacak» tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzeri …
… açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna «mahsup» gösterilmediği takdirde, tediye «muaccel» olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli «havale» makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı «fatura» olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · mahsup · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu kararda… açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nun 86/1 maddesinde, (6098 sayılı TBK 102/1 md) “Kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna «mahsup» gösterilmediği takdirde, tediye «muaccel» olan borca mahsup edilir.” şeklinde düzenleme olup, dosya içindeki 11/09/2009 tarihli 1.124 EURO bedelli «havale» makbuzunda açıklayıcı bir beyan olmadığı ve 2010/15638 Esas sayılı icra takibinde takip dayanağının 09/09/2009 tarih 319260 sayılı «fatura» olduğunun belirtildiği görülmekle, bu durumda asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemenin, yasal düzenleme uyarınca 2010/15638 Esas sayılı dosyada …
2-Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen «navlun faturalarının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile asıl dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15637 Esas sayılı dosyasındaki itirazın «asıl alacak» tutarı olan 4.294,01 TL, birleşen dosyada İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındki itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL üzeri …
-
Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7615 E. 2012/11549 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · dosyanın gönderilmesi · iş mahkemesi görev alanı · yetki · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6150 E. , 2014/16532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2013
NUMARASI 2013/113-2013/406
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/113-2013/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin tedarikçişi olduğu PSA Grubu'nun Fransa'da bulunan tesislerine göndereceği oto yedek parça mallarının nakliyesi amacıyla müvekkili şirketle anlaştığını ve bu kapsamda imzalanan 01.01.2009 tarihli Karayolu Taşıma Sözleşmesi çerçevesinde Fransa-Türkiye arasındaki nakliye hizmetlerinin müvekkili şirketçe ifa edildiğini, 08.09.2009 tarihinde davalının, PSA Grubu aracılığıyla müvekkili şirketin Fransa ofisine yükleme talimatı verdiğini ve alınan talimat uyarınca malların Fransa'dan alınarak 14.09.2009 tarihinde İstanbul'a getirildiğini ve malların gümrükten davalı tarafından çekildiğini, müvekkili tarafından verilen taşıma hizmetleri karşılığında 12.186,81 TL ve 4.129,00 TL fatura düzenlendiğini, davalı tarafından faturaların önce kabul edildiğini ancak sonrasında hiç bir geçerli neden olmaksızın iade faturası ile iade edildiğini, müvekkili şirketçe söz konusu fatura içeriği kabul edilmeyerek davalı şirkete iade edildiğini, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, derdestlik ve husumet itirazında bulunmuş, davacıya malların taşınması hususunda hiç bir talimat verilmediğini, mal sahibinin de davacıya hatalı taşıma yaptığını bildirdiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı taşımaya ilişkin düzenlediği fatura ve içeriklerinin kabul edilmediğini, davacının müvekkili tarafından gönderilen faturalara itirazının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyetli davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise görev, derdestlik, husumet itirazında bulunmuş ve asıl davada ileri sürdüğü savunmalarla davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşımanın kendi talimatları ile yapılmadığı iddiasının doğru olmadığı, aksi takdirde davalının defterlerinde bu taşımaların kayıtlı olmasının mümkün olmayacağı, her ne kadar bilirkişi heyeti asıl dosyadaki takibin doğru olduğunu, birleşen dosyanın dayanağı olan Ümraniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/15638 Esas sayılı dosyasındaki 4.129,90 TL'lik alacağı da kapsadığını bildirmiş ise de bu dosyanın takibinin daha önce 08.02.2010 tarihinde yapıldığı, o halde bu dosyanın konusu olan ve gerçek bir taşıma ile ilgili olduğunun rayiçlere de uygun olduğu bildirilen 4.129,90 TL'ye birleşen dosyada karar verileceği ve dava tarihine kadar temerrüt gerçekleşmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.
İcra Müdürlüğü'nün (Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15637 esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 6.743,91 TL 'lik bölümü için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 19.İcra Müdürlüğü'nün(Eski Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü'nün) 2010/15638 Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın asıl alacak tutarı olan 4.129,90 TL için iptaline , takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa yıllık % 29 oranını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen ve değişecek oranda avans faizi uygulanmasına, alacaklı tarafın red edilen bölüm için kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin her iki dosya için de reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, uluslararası kara taşıması nedeniyle düzenlenen navlun faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının navlun alacağının davacı defter ve kayıtlarına göre belirlendiği ve benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirket defter ve kayıtlarında tespit edilen ödemeye ilişkin kayıtların davacı şirket defter ve kayıtlarında bulunmadığı ve davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ödemeyi, dayanağı belgelerle kanıtlaması gerektiği belirtilmiş ve davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz ederek itirazında 1.124,00 Euro ödemeye ilişkin 11.09.2009 tarihli havale dekontu sunmuştur.
Bu durumda, davalı vekilinin rapora itirazlarını karşılayacak ek rapor alınmadan ve sunduğu ödemeye ilişkin dayanak belge değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102094100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz