Ortaklıktan çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3582 E. 2019/3200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarılma↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi rapor, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı- birleşen dava davalısının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair verilen kararın davacı- birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, asıl davanın davalısı- birleşen davanın davacısı Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı - birleşen davada davacı Cansa Kimye San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13766 E. 2012/19873 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · rücu hakkı · müteselsil sorumluluk · rücu · yönetim kurulu kararı · asıl alacak · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu kararda… lınarak bilançosunun tanzim edildiği, tutanağın 16/2.maddesinde "herhangi kurum ve şahsa ait borçlardan ve her türlü yükümlülüklerden hesapları devreden ilgili eski «yönetim kurulu» üyeleri şahsen ve «müteselsilen sorumludur», hesap devralan yeni yönetimin hiçbir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmamaktadır" düzenlemesinin yer aldığı, tutanağın 16/2 maddesine göre davalının (diğer eski yönetim kurulu üyelerine payları oranında «rücu hakkı» olduğu halde) 31/12/2000 tarihinden önce şirketin ortaya çıkabilecek borç ve yükümlülüklerinden sorumlu bulunduğu, alacağa «yasal faiz» uygulanması gerektiği, davanın şirket ortakları arasında ve şirket ilişkilerinden kaynaklanmaması sebebiyle ve hisse devir tutanağının sözleşme olarak değerlendirilmesi sebebiyle borcun kaynağının sözleşme olduğu, bu itibarla TTK'nun 336 ve 341'inci maddelerinin uygulanma yeri bulunmadığı, alacağın likit kabul edildiği gerekçesiyle icra takibine yapmış olduğu itirazın «asıl alacak» 5.500,00 TL, işleyen faiz 33,90 TL olmak üzere toplam 5.533,90 TL üzerinden iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %40 oranında «inkar tazminatına» mahkum edilmesine, icra takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı (ve diğer «yönetim kurulu» eski üyeleri) ile yeni yönetim kurulu üyeleri arasında 26/10/2001 günlü "hesapların devredilmesine dair" tutanak düzenlendiği, Cansu Gıda San. ve Tic.
Ancak davacı şirketin dayandığı 26.10.2001 tarihli sözleşme devir alan yeni «yönetim kurulu» üyeleri ile davalının da aralarında bulunduğu şirketin eski yönetim kurulu üyeleri arasında düzenlenmiş olup davacı şirket bu sözleşmede taraf değildir.
Dava, dava dışı pay devralanlar ile davalının da aralarında bulunduğu eski yöneticiler arasında yapılan «pay devri» sözleşmesine istinaden açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4671 E. 2017/2423 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · karşılıksız çek · kıymetli evrak · zayi · çek · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin davalı şirket ile ticari ilişki içerisine girdiği, davacı şirketin satış ve «teslimini» yaptığı kimya ürünleri için davalı şirketten 3.499,41 TL «karşılığında çek» aldığı, alınan çekin «zayi» olduğu, davacı şirket tarafından açılan «kıymetli evrakın iptali» davasında söz konusu çekin dava dışı ... tarafından bankaya «ibraz» edildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketçe zayi olan çek bedelinin davalı şirketten talep edildiği, ancak davalı şirketin satın aldığı mal karşılığı çek vermekle dav …
-
Şirkete markalarının iptali ile terkinini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6610 E. 2018/417 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/33 E. 2014/6463 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · çek hamili · kıymetli evrak · zayi · hamil · keşideci · iptal davası · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «zayi» nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteme hakkının TTK.651/2.maddesi uyarınca «hamile» ait olduğu, «keşidecinin» iptal kararı almakta hiç bir «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK.
Mahkemece, dava açma hakkının «çek hamiline» ait olduğu, «keşidecinin» «iptal davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda çekin iptaline ilişkin istemin esasına girilerek incelenmesi gerekirken davacının «keşideci» olduğunun kabulü ile yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3582 E. , 2019/3200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01/10/2015 gün ve 2014/1746 - 2015/893 sayılı kararı bozan Daire'nin 12/06/2017 gün ve 2016/1064 - 2017/3615 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %10 oranında hissedarı olduğunu, davalılar şirket müdürü ve ortakları tarafından şirketin içi boşaltılmaya çalışıldığı, şirket envanterinde bulunan malları mülkiyetlerine geçirdiklerini, davalıların kendi lehlerine ve şirket aleyhine akit düzenlediklerini, şirketin değerini düşürmek için ve davacının payını azaltmak gayesiyle işlemler yaptıklarını, güven ilişkisinin sarsıldığını, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadıklarını ileri sürerek davalıların şirkete vermiş oldukları zararların tespiti ile şirkete ödenmesine, müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, şirketin malvarlığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL ortaklık payının ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının müvekkil Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti 'nin ortağı olduğunu, şirketten ayrıldıktan sonra piyasada şirketi kötülemeye, şirketin menfaatlerine aykırı davranmaya başladığını, şirketin yakında batacağını, şirketi idare edenlerin ve diğer ortakların yeteneksiz olduğunu söylediğini, şirket ortakları arasındaki uyumu bozduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını ileri sürerek haklı sebeple davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi rapor, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı- birleşen dava davalısının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair verilen kararın davacı- birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, asıl davanın davalısı- birleşen davanın davacısı Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı - birleşen davada davacı Cansa Kimye San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı - birleşen davada davacı Cansa Kimye San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalı-birleşen davada davacı Cansa Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/506625200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz