6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13766 E. 2012/19873 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nispiliği ilkesi sözleşmenin nispiliği yönetici sorumluluğu ön inceleme aşaması pay devri rücu hakkı müteselsil sorumluluk rücu yönetim kurulu kararı asıl alacak inkar tazminatı yasal faiz vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı (ve diğer yönetim kurulu eski üyeleri) ile yeni yönetim kurulu üyeleri arasında 26/10/2001 günlü "hesapların devredilmesine dair" tutanak düzenlendiği, Cansu Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin 31/12/2000 tarihi esas alınarak bilançosunun tanzim edildiği, tutanağın 16/2.maddesinde "herhangi kurum ve şahsa ait borçlardan ve her türlü yükümlülüklerden hesapları devreden ilgili eski yönetim kurulu üyeleri şahsen ve müteselsilen sorumludur, hesap devralan yeni yönetimin hiçbir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmamaktadır" düzenlemesinin yer aldığı, tutanağın 16/2 maddesine göre davalının (diğer eski yönetim kurulu üyelerine payları oranında rücu hakkı olduğu halde) 31/12/2000 tarihinden önce şirketin ortaya çıkabilecek borç ve yükümlülüklerinden sorumlu bulunduğu, alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği, davanın şirket ortakları arasında ve şirket ilişkilerinden kaynaklanmaması sebebiyle ve hisse devir tutanağının sözleşme olarak değerlendirilmesi sebebiyle borcun kaynağının sözleşme olduğu, bu itibarla TTK'nun 336 ve 341'inci maddelerinin uygulanma yeri bulunmadığı, alacağın likit kabul edildiği gerekçesiyle icra takibine yapmış olduğu itirazın asıl alacak 5.500,00 TL, işleyen faiz 33,90 TL olmak üzere toplam 5.533,90 TL üzerinden iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, icra takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı şirketin dayandığı 26.10.2001 tarihli sözleşme devir alan yeni yönetim kurulu üyeleri ile davalının da aralarında bulunduğu şirketin eski yönetim kurulu üyeleri arasında düzenlenmiş olup davacı şirket bu sözleşmede taraf değildir. Tahsili istenen alacak ise davacı şirket adına dava ve takiplerde görev yapan avukatın vekalet ücreti alacağından kaynaklanmaktadır. Bu vekalet ücreti tahsili talebinde eski yönetici olan davalının TTK'dan kaynaklanan yönetici olarak sorumluluğunu gerektirir bir nedenin bulunduğu iddia edilmemektedir. Dava, dava dışı pay devralanlar ile davalının da aralarında bulunduğu eski yöneticiler arasında yapılan pay devri sözleşmesine istinaden açılmıştır. Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince kendi borcunu ödeyen davacı şirketin eski yöneticilerinden hak talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklıktan çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3582 E. 2019/3200 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13766 E.  ,  2012/19873 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2009/1106-2011/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin vekilliğini yapan Av. .... tarafından 2000 yılı vekalet ücretlerine ilişkin olarak müvekkili aleyhine yapılan icra takibi ve akabinde açılan itirazın iptali davası neticesinde avukatın alacağı için 05.03.2007 tarihli 5.500,00 TL tutarında çekin düzenlenerek ödeme yapıldığını, bahsi geçen alacağın doğum tarihinin 22.09.2000 olduğunu, ödeme yapan şirketin eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri arasında düzenlenen tutanağa göre "mutabık kalınan hesaplarda gözükmeyerek sonradan ortaya çıkan şirket borçlarından eski yönetim kurulu üyelerinin şahsen ve müteselsilen sorumlu olacakları"nın kararlaştırıldığı, sözü geçen alacağın tahsili için eski yönetim kurulu üyesi olan davalı hakkında başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı (ve diğer yönetim kurulu eski üyeleri) ile yeni yönetim kurulu üyeleri arasında 26/10/2001 günlü "hesapların devredilmesine dair" tutanak düzenlendiği, Cansu Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin 31/12/2000 tarihi esas alınarak bilançosunun tanzim edildiği, tutanağın 16/2.maddesinde "herhangi kurum ve şahsa ait borçlardan ve her türlü yükümlülüklerden hesapları devreden ilgili eski yönetim kurulu üyeleri şahsen ve müteselsilen sorumludur, hesap devralan yeni yönetimin hiçbir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmamaktadır" düzenlemesinin yer aldığı, tutanağın 16/2 maddesine göre davalının (diğer eski yönetim kurulu üyelerine payları oranında rücu hakkı olduğu halde) 31/12/2000 tarihinden önce şirketin ortaya çıkabilecek borç ve yükümlülüklerinden sorumlu bulunduğu, alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği, davanın şirket ortakları arasında ve şirket ilişkilerinden kaynaklanmaması sebebiyle ve hisse devir tutanağının sözleşme olarak değerlendirilmesi sebebiyle borcun kaynağının sözleşme olduğu, bu itibarla TTK'nun 336 ve 341'inci maddelerinin uygulanma yeri bulunmadığı, alacağın likit kabul edildiği gerekçesiyle icra takibine yapmış olduğu itirazın asıl alacak 5.500,00 TL, işleyen faiz 33,90 TL olmak üzere toplam 5.533,90 TL üzerinden iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, icra takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı şirketin dayandığı 26.10.2001 tarihli sözleşme devir alan yeni yönetim kurulu üyeleri ile davalının da aralarında bulunduğu şirketin eski yönetim kurulu üyeleri arasında düzenlenmiş olup davacı şirket bu sözleşmede taraf değildir. Tahsili istenen alacak ise davacı şirket adına dava ve takiplerde görev yapan avukatın vekalet ücreti alacağından kaynaklanmaktadır. Bu vekalet ücreti tahsili talebinde eski yönetici olan davalının TTK'dan kaynaklanan yönetici olarak sorumluluğunu gerektirir bir nedenin bulunduğu iddia edilmemektedir. Dava, dava dışı pay devralanlar ile davalının da aralarında bulunduğu eski yöneticiler arasında yapılan pay devri sözleşmesine istinaden açılmıştır.

Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince kendi borcunu ödeyen davacı şirketin eski yöneticilerinden hak talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066148500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.