Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2411 E. 2019/1417 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ kanuni rehin hakkı↗ çerçeve sözleşme↗ delil değerlendirmesi↗ rehin hakkı↗ ön inceleme aşaması↗ rehin↗ hakkaniyet↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ ibraz↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında hukuki bir ilişkinin ve bir hesap ilişkisinin olduğu, ancak taraflar arsında yapılan ödemelerin hangi borca ilişkin olduğunun, hangi borcu sonra erdirdiğinin tespit edilemediği, bu hesap ilişkisinin yanı sıra davacı şirket müdürüne yapılan ödemelerin de geminin ihtiyaçları için alındığı belirtildiğinden davalının borcuna karşılık yapıldığı kanaatine varıldığı, tarafların iştigal ettiği iş kolu da dikkate alındığında ticari defterlere, belgelere dayandırılmayan alacak iddialarının varsayımlara dayalı olarak yapılacak hesaplamalar ile somutlaştırmaksızın kabul edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi nedeni ile hüküm kurmaya elverişli bir şekilde şüpheden uzak somut verilere dayalı olarak davacının alacağının ne kadar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında düzenlenen gemi işletme sözleşmesine dayalı alacağın tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarını ispat yükü davacıda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki çerçevesinde sözleşme gereğince işletme giderlerini ispata yarar delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani öncelikle davacı tarafça ibraz edilen belgelerden kabule şayan olanlar belirlenerek dava konusu edilen alacağın tespiti yoluna gidilmelidir. Daha sonra, davalı tarafça da bir kısım belgeler ibraz edilerek ödeme savunmasında bulunulduğundan ödemenin ispatı yükünün davalıda olduğu kabul edilerek bu deliller değerlendirilmek suretiyle dava konusu edilen alacağın ödeme ile sona erip ermediği belirlenmelidir. Ayrıca, davalı tarafça sunulan ve ödeme belgeleri olduğu bildirilen bir kısım evraklarda yer alan isim ve imzaların davacının yetkili temsilcisine ait olmadığı da ileri sürüldüğünden bu hususun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla; mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme kapsamı da nazara alınarak davacı tarafından yapılan harcamalara ilişkin olarak ibraz edilen delillerden kabule şayan olanların belirlenmesi, daha sonra davalı tarafça ibraz edilen ödeme belgelerinin değerlendirilmesi ve tarafların bilirkişi incelemesine itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8943 E. 2016/2846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10387 E. 2014/13400 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda… eminin ihtiyaçları için alındığı belirtildiğinden davalının borcuna karşılık yapıldığı kanaatine varıldığı, tarafların iştigal ettiği iş kolu da dikkate alındığında «ticari defterlere», belgelere dayandırılmayan alacak iddialarının varsayımlara dayalı olarak yapılacak hesaplamalar ile somutlaştırmaksızın kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun düşmeyeceği, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi nedeni ile hüküm kurmaya elverişli bir şekilde şüpheden uzak somut verilere dayalı olarak davacının ala …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin
Benzer bu karardaDava, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» kaydından «terkin» edildiği ve davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5892 E. 2021/6972 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas masası · iflas idaresi · iflas · avans faizi
Benzer bu kararda… hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2411 E. , 2019/1417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/02/2017 tarih ve 2016/76-2017/27 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen ....02.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 02/09/2008 tarihli gemi işletme sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşma uyarınca “...” isimli geminin işletilmesi işini davacının üstlendiğini, yine geminin işletmesi ile ilgili tüm masrafları ve geminin bakım tutumu ile ilgili diğer giderleri karşılama yükümlülüğünün de müvekkiline yüklendiğini, bunun karşılığında davalı donatanın da müvekkiline aylık 7.000 USD gemi işletme ücreti ile birlikte müvekkilinin geminin işletilmesi ile ilgili yaptığı tüm masrafları ödemeyi üstlendiğini ancak iki aylık gemi işletme ücreti ile birlikte müvekkili tarafından yapılan diğer masrafların davalı tarafından ödenmediğini, söz konusu alacak nedeniyle müvekkilinin gemi alacaklısı olduğunu ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 199.679,84 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, gemi üzerinde 6762 sayılı ...'nın 1235/6 ve 1236 maddeleri uyarınca kanuni rehin hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilince ödenmesi gereken giderlerin büyük bir kısmının davacı şirketin müdürüne ödendiğini, diğer bir kısım ödemelerin ise müvekkilinin talimatı ile müvekkiline borçlu olan üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirildiğini, yine davacı tarafça belirtilen bir kısım harcamaların ise doğrudan müvekkilince yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında hukuki bir ilişkinin ve bir hesap ilişkisinin olduğu, ancak taraflar arsında yapılan ödemelerin hangi borca ilişkin olduğunun, hangi borcu sonra erdirdiğinin tespit edilemediği, bu hesap ilişkisinin yanı sıra davacı şirket müdürüne yapılan ödemelerin de geminin ihtiyaçları için alındığı belirtildiğinden davalının borcuna karşılık yapıldığı kanaatine varıldığı, tarafların iştigal ettiği iş kolu da dikkate alındığında ticari defterlere, belgelere dayandırılmayan alacak iddialarının varsayımlara dayalı olarak yapılacak hesaplamalar ile somutlaştırmaksızın kabul edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi nedeni ile hüküm kurmaya elverişli bir şekilde şüpheden uzak somut verilere dayalı olarak davacının alacağının ne kadar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında düzenlenen gemi işletme sözleşmesine dayalı alacağın tahsili ile gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarını ispat yükü davacıda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki çerçevesinde sözleşme gereğince işletme giderlerini ispata yarar delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani öncelikle davacı tarafça ibraz edilen belgelerden kabule şayan olanlar belirlenerek dava konusu edilen alacağın tespiti yoluna gidilmelidir. Daha sonra, davalı tarafça da bir kısım belgeler ibraz edilerek ödeme savunmasında bulunulduğundan ödemenin ispatı yükünün davalıda olduğu kabul edilerek bu deliller değerlendirilmek suretiyle dava konusu edilen alacağın ödeme ile sona erip ermediği belirlenmelidir. Ayrıca, davalı tarafça sunulan ve ödeme belgeleri olduğu bildirilen bir kısım evraklarda yer alan isim ve imzaların davacının yetkili temsilcisine ait olmadığı da ileri sürüldüğünden bu hususun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla; mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme kapsamı da nazara alınarak davacı tarafından yapılan harcamalara ilişkin olarak ibraz edilen delillerden kabule şayan olanların belirlenmesi, daha sonra davalı tarafça ibraz edilen ödeme belgelerinin değerlendirilmesi ve tarafların bilirkişi incelemesine itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497354700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz