Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8943 E. 2016/2846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 27.02.2015 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra tüzel kişiliğinin sona erip ermediğinin, dolayısıyla da aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10387 E. 2014/13400 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin · e-defter
Benzer bu karardaDava, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» kaydından «terkin» edildiği ve davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1868 E. 2018/7430 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafça ek «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde dava konusu faydalı model belgesinin zorunlu olan yıllık ücretinin ödenmemesi sebebiyle faydalı model hakkının sona erdiği ileri sürülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11215 E. 2011/12390 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..«genel kurul kararlarının iptalini» isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler «ibraz» edilmiş olmakla, bu «deliller değerlendirilerek» davacının «aktif husumet ehliyetinin» sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, «aktif husumet ehliyeti» bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin «ihalenin feshine» yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının «bekletici mesele» yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · delil değerlendirmesi · iyiniyet kuralı · bekletici mesele · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..«genel kurul kararlarının iptalini» isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler «ibraz» edilmiş olmakla, bu «deliller değerlendirilerek» davacının «aktif husumet ehliyetinin» sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, «aktif husumet ehliyeti» bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin «ihalenin feshine» yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının «bekletici mesele» yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8943 E. , 2016/2846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 gün ve 2012/66-2014/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/02/2015 gün ve 2014/17302-2015/2741 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın davalıya teslim ettiği içinde medikal malzeme bulunan kargonun alıcısına teslim edilmediğini, malların Kayseri'de kaybolduğunu, müvekkili firmanın davalının kusuru nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, teslim edilen malların bedeli olan 115.986,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 27.02.2015 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra tüzel kişiliğinin sona erip ermediğinin, dolayısıyla da aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. Maddesi gereğince REDDİNE, yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217189600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz