6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2939 E. 2019/2146 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu usulüne uygun tebliğ zamanaşımı def'i dürüstlük kuralı def'i hak düşürücü süre anonim şirket ortaklık ilişkisi haksız fiil havale yönetim kurulu kararı ihtarname avans faizi temerrüt zamanaşımı temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK · SPK · TMK · TTK — TTK 321TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacı taraf ile şirket arasında hukuken geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığı, davalı şirketin SPK'ya verdiği dilekçesi ekinde sunduğu CD'lerden anlaşıldığı üzere davacının davalı şirkete 91.500,00 DM (... Markı) ödediği, mülga 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesi gereğince gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmamasından, TTK 'nın 321/son maddesi gereğince de temsile ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağından ve şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin de gerek TMK 'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceklerinden, şirket yöneticisinin basiretli davranmayarak veya haksız fiilde bulunarak davacı tarafa verilen zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından paranın iadesinden davalı yöneticinin de şirket ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 97.107,47 TL nin dava tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.

1- Gerekçeli karar, davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı kararı yasal temyiz süresini geçirdikten sonra 30/05/2017 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinden, adı geçen davalının yasal süreden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı davalıya ihtarname göndermediğinden davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de davalıların eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu beş adet tahsilat makbuzuyla tahsil edildiği anlaşılan toplam 91.500 DM nin (46.783,00 Euro) talep gibi TL karşılığı 97.107,47 TL'nin tahsil edildikleri tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1209 E. 2019/688 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iflas idaresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1583 E. 2015/7266 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/2939 E.  ,  2019/2146 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ...

2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/03/2017 tarih ve 2014/370-2017/224 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Aslıhan Erbay dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, istenildiği an geri verileceği ve yüksek faiz vaadi ile davalıların müvekkilinden 91.500 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, davalı şirketin mevduat toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu, TTK, SPK ve BK maddelerine aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkiline geçerli bir hisse senedi devrinin olmadığının tesbiti ile 97.107,47 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacı taraf ile şirket arasında hukuken geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığı, davalı şirketin SPK'ya verdiği dilekçesi ekinde sunduğu CD'lerden anlaşıldığı üzere davacının davalı şirkete 91.500,00 DM (... Markı) ödediği, mülga 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesi gereğince gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmamasından, TTK 'nın 321/son maddesi gereğince de temsile ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağından ve şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin de gerek TMK 'nın 50.

maddesi gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceklerinden, şirket yöneticisinin basiretli davranmayarak veya haksız fiilde bulunarak davacı tarafa verilen zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından paranın iadesinden davalı yöneticinin de şirket ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 97.107,47 TL nin dava tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.

1- Gerekçeli karar, davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı kararı yasal temyiz süresini geçirdikten sonra 30/05/2017 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinden, adı geçen davalının yasal süreden sonra vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı davalıya ihtarname göndermediğinden davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de davalıların eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu beş adet tahsilat makbuzuyla tahsil edildiği anlaşılan toplam 91.500 DM nin (46.783,00 Euro) talep gibi TL karşılığı 97.107,47 TL'nin tahsil edildikleri tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7.

maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının ilk bendinde yer alan ''dava tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren'' ibarelerinin çıkarılarak yerine ''tahsil tarihlerinden itibaren'' ibareleri yazılmak sureti ile kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene davacıya iadesine, 14/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497347400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.