Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/309 E. 2019/1738 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ imza incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla tespit edilen olgulara göre, davacı banka çalışanlarının, kredi alma yeterliliğine sahip olmayan dava dışı F.Profil Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden imza incelemesinin de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen ceza mahkemesi dosyası getirtilmemiş ve kredi dosyasındaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmemiştir. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas- 2009/201 Karar sayılı ilamının gerekçesi incelendiğinde, davacı banka personeli ile dava dışı bir şirketin yöneticileri arasında suç işleme hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, kredi sözleşmelerinde imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir. Ancak, gerekçede, somut olarak, davalılarca kullanıldığı iddia edilen krediye ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi, yine gerekçe içerisinde yer alan açıklamalardan da, davalıların, üzerlerinden dava dışı şirkete kredi tahsisi yapılan şirket çalışanlarından olup olmadıkları da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, salt, anılan kararda tespit edilen kesinleşmiş maddi olguların somut uyuşmazlığı aydınlığa kavuşturmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece, zikredilen ceza dosyası getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte incelenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, kredi sözleşmesi ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5093 E. 2019/4723 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Sözleşme
İncelediğiniz kararda… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, «kredi sözleşmelerinde» imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir.
Benzer bu kararda… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, «kredi sözleşmelerinde» imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda… osyasında yapılan yargılama sonucunda, banka çalışanlarıyla dava dışı Hacı Ramazan Demir'ce, çalışanların kimlik bilgileri kullanılarak firmalara finans temini için «tüketici kredisi» işlemleri yapıldığının tespit edildiği, toplanan delillerin davalıların kredi kullandığını ispata yeter olmadığı, benzer dosyalarda benimsenen gerekçelerle davanın reddine dair verilen kararların Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, davalılar kredi kullanmadığı için davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/384 E. 2019/2523 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
… kin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
… tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · lehtar
Benzer bu karardaŞti. ile ilgili kullandırılan krediler arasında davalı ...’a ait 2.500,00 TL ve 2.484,20 TL bedelli kredinin bulunduğu (raporun 52 ve 112. sayfaları), kredilerin verilmesi sırasında meydana getirilen usulsüzlük ve ihmaller ile ilgili olarak banka çalışanı ...’nın kredi «lehtarını» görmeden ve «kimlik tespiti» yapmadan ödeme yapma konusunda sorumlu olduğu belirlenmiştir....
Dosya içindeki teftiş raporunda her ne kadar davalı ...’a kullandırılan kredinin kredi «lehtarı» görülmeden «kimlik tespiti» yapılamadan verilen krediler arasında olduğu belirtilmekte ise de, bu husus tek başına kredinin bu davalı tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmemekte olup, mahkeme kasasında davalıların ıslak imzalarının bulunduğu «kredi sözleşmesi» aslının bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandır …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1094 E. 2023/927 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7935 E. 2014/15590 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · muacceliyet
Benzer bu kararda… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Mahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/309 E. , 2019/1738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/07/2017 tarih ve 2014/1186-2017/989 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalılardan ...’a kullandırılan kredinin ödenmediğini, diğer davalının da kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ileri sürerek, toplam 68.193,47 TL'nin 05.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek %153 faizi ve BMSV'si ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl borçlu olarak gösterilen davalının davacı bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun ...
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen kesinleşmiş kararla tespit edildiğini, davacı banka vekili tarafından sunulan sözleşme ve dekonttaki imzaların birbirine benzemediğini, asıl borç ilişkisi kurulmadığından kefalet ilişkisinin de geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla tespit edilen olgulara göre, davacı banka çalışanlarının, kredi alma yeterliliğine sahip olmayan dava dışı F.Profil Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden imza incelemesinin de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen ceza mahkemesi dosyası getirtilmemiş ve kredi dosyasındaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmemiştir. ...
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas- 2009/201 Karar sayılı ilamının gerekçesi incelendiğinde, davacı banka personeli ile dava dışı bir şirketin yöneticileri arasında suç işleme hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, kredi sözleşmelerinde imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir. Ancak, gerekçede, somut olarak, davalılarca kullanıldığı iddia edilen krediye ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi, yine gerekçe içerisinde yer alan açıklamalardan da, davalıların, üzerlerinden dava dışı şirkete kredi tahsisi yapılan şirket çalışanlarından olup olmadıkları da anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle, salt, anılan kararda tespit edilen kesinleşmiş maddi olguların somut uyuşmazlığı aydınlığa kavuşturmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece, zikredilen ceza dosyası getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte incelenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, kredi sözleşmesi ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497230700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz