Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/384 E. 2019/2523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ zimmet↗ imza incelemesi↗ lehtar↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararı da dikkate alındığında davacı banka çalışanları ile dava dışı F.Profil Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin usulsüz işlemlerle kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 esas 2009/901 karar sayılı dosyası cezalandırılmalarına karar verildiği, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi yine birçok kararda hükme esas alınan davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş ve davaya konu krediyi de içine alan 15/06/1999 tarihli belge dikkate alındığında çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden imza incelemesinin de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği, davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş ve davaya konu krediyi de içine alan 15/06/1999 tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların imza incelemesinin de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bankaya ait 2001/01 sayılı Soruşturma Raporu'nda dava dışı ...’e kullandırılan grup krediler ve F Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ilgili kullandırılan krediler arasında davalı ...’a ait 2.500,00 TL ve 2.484,20 TL bedelli kredinin bulunduğu (raporun 52 ve 112. sayfaları), kredilerin verilmesi sırasında meydana getirilen usulsüzlük ve ihmaller ile ilgili olarak banka çalışanı ...’nın kredi lehtarını görmeden ve kimlik tespiti yapmadan ödeme yapma konusunda sorumlu olduğu belirlenmiştir.... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda somut olarak davalıların kullandığı krediye ilişkin ayrıntı bulunmamaktadır. Dosya içindeki teftiş raporunda her ne kadar davalı ...’a kullandırılan kredinin kredi lehtarı görülmeden kimlik tespiti yapılamadan verilen krediler arasında olduğu belirtilmekte ise de, bu husus tek başına kredinin bu davalı tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmemekte olup, mahkeme kasasında davalıların ıslak imzalarının bulunduğu kredi sözleşmesi aslının bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandırılan kredilerle ilgili dekont asıllarıda istenilerek kredi sözleşmesi ve varsa dekontlardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığının incelenmesi ve bilahare tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu kredilerin, gerçekten davalılarca kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durumda eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/309 E. 2019/1738 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… e kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
… kin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
… tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1094 E. 2023/927 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… e kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
… kin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
… tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7935 E. 2014/15590 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… e kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
… kin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar ve …
… tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların «imza incelemesinin» de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · muacceliyet
Benzer bu kararda… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Mahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5792 E. 2019/7009 K.
Ortak:zimmet · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… e kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
Dosya içindeki teftiş raporunda her ne kadar davalı ...’a kullandırılan kredinin kredi «lehtarı» görülmeden «kimlik tespiti» yapılamadan verilen krediler arasında olduğu belirtilmekte ise de, bu husus tek başına kredinin bu davalı tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmemekte olup, mahkeme kasasında davalıların ıslak imzalarının bulunduğu «kredi sözleşmesi» aslının bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandır …
Bu durumda «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının «zimmetinde» olduğu tespit edilen meblağ içinde davalılara kullandırılan kredi iadelerinin de bulunduğu, bu durumda krediyi kullandığı iddia edilen ... ile «kefil» olarak görülen diğer davalı ...'nın krediyi almadıkları gibi «kredi sözleşmesini» imzalamaya gelmedikleri, krediyi asıl kullananın Müflis F Profil San.ve Tic.A.Ş.'nin olduğu, bu şirketin kendi çalışanları olan diğer davalılara işveren olma gücün …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının «zimmetinde» olduğu tespit edilen meblağ içinde davalılara kullandırılan kredi iadelerinin de bulunduğu, krediyi kullandığı iddia edilen ... ile «kefil» olarak görülen diğer davalı ...'nın krediyi almadıkları gibi «kredi sözleşmesini» imzalamaya gelmedikleri, krediyi asıl kullananın Müflis F Profil San.ve Tic.A.Ş.'nin olduğu, bu şirketin kendi çalışanları olan diğer davalılara işveren olma gücün …
Bu durumda öncelikle krediye ilişkin evraklardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığı hususunda bu davalının «isticvap» edilerek beyanlarının alınması, isticvap sonucuna göre gerekirse davalı ...’ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandırılan kredilerle ilgili dekont asılları da istenilerek «kredi sözleşmesi» ve varsa dekontlardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla incelenmesi ve bilahare tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu kredinin gerçekten davalı ... tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · kesinleşen ilam · kefil · harç
Benzer bu karardaMahkemece, davalılarından sözleşmeyi «kefil» sıfatı ile imzalayan ...'nın sözleşmedeki imzasının kendisine ait olmadığının belirlendiği, İstanbul 3.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının «zimmetinde» olduğu tespit edilen meblağ içinde davalılara kullandırılan kredi iadelerinin de bulunduğu, bu durumda krediyi kullandığı iddia edilen ... ile «kefil» olarak görülen diğer davalı ...'nın krediyi almadıkları gibi «kredi sözleşmesini» imzalamaya gelmedikleri, krediyi asıl kullananın Müflis F Profil San.ve Tic.A.Ş.'nin olduğu, bu şirketin kendi çalışanları olan diğer davalılara işveren olma gücün …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı «kesinleşmiş ilamı» ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalılarından sözleşmeyi «kefil» sıfatı ile imzalayan ...'nın sözleşmedeki imzasının kendisine ait olmadığının belirlendiği, İstanbul 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/384 E. , 2019/2523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/07/2017 tarih ve 2016/803-2017/906 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile aralarında düzenlenen 15.10.1998 tarihli Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesine istinaden davalıya 2.500,00 TL bedelli kredi verildiğini, diğer davalının kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi sebebiyle davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek dava tarihi itibarıyla 3.780,39 TL ana para olmak üzere toplam 68.071,92 TL alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek % 153 faizi ile tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kredinin müvekkili tarafından kullanılmadığını, sözleşmedeki imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını, davacı bankanın verdiği ibraname gereğince müvekkilinden alacağının olmadığını, banka yetkililerinin imzası bulunan kasa ödeme dekontları ve ibranamenin sahteliği kanıtlanmadığı sürece müvekkilinden alacak talep edilemeyeceğini,...
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 E. sayılı dosyasındaki kararın, zararın banka çalışanlarından tahsiline yönelik olması sebebiyle müvekkilinden alacak talep edilemeyeceğini, davacı çalışanlarının yaptığı usulsüzlüğün müvekkillerine yıkılmaya çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, asıl borçlunun hiçbir zaman bankadan kredi kullanmadığını, yapılan usulsüz işlemler ile ilgili...
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyadan karar verildiğini kararın Yargıtay tarafından onandığını, kredilerin banka personeli tarafından usulsüz olarak bankaya gidilmeden, kredide adı geçen şahıslara kullandırılmadığının karar ile belirlendiğini, kredi sözleşmelerindeki asıl borçlunun imzaların ve dekontlardaki imzaların da birbirini tutmadığını, asıl borçlu açısından borç doğmadığından müvekkili açısından da borcun doğmadığını, benzer davalarda davanın reddine karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, durumdan haberdar olduğu halde davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararı da dikkate alındığında davacı banka çalışanları ile dava dışı F.Profil Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin usulsüz işlemlerle kredi yeterliliği olmamasına rağmen şirket çalışanları üzerinden kredi tahsis işlemleri yaptıkları, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından...
3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 esas 2009/901 karar sayılı dosyası cezalandırılmalarına karar verildiği, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi yine birçok kararda hükme esas alınan davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş ve davaya konu krediyi de içine alan 15/06/1999 tarihli belge dikkate alındığında çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin kendi çalışanlarınca düzenlenmiş belge mevcut olmasına rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden imza incelemesinin de esasa etkili olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği, davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş ve davaya konu krediyi de içine alan 15/06/1999 tarihli çekilen kredinin kapatıldığına ilişkin belge sebebiyle usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların imza incelemesinin de esasa etkili olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bankaya ait 2001/01 sayılı Soruşturma Raporu'nda dava dışı ...’e kullandırılan grup krediler ve F Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ilgili kullandırılan krediler arasında davalı ...’a ait 2.500,00 TL ve 2.484,20 TL bedelli kredinin bulunduğu (raporun 52 ve 112.
sayfaları), kredilerin verilmesi sırasında meydana getirilen usulsüzlük ve ihmaller ile ilgili olarak banka çalışanı ...’nın kredi lehtarını görmeden ve kimlik tespiti yapmadan ödeme yapma konusunda sorumlu olduğu belirlenmiştir....
3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda somut olarak davalıların kullandığı krediye ilişkin ayrıntı bulunmamaktadır. Dosya içindeki teftiş raporunda her ne kadar davalı ...’a kullandırılan kredinin kredi lehtarı görülmeden kimlik tespiti yapılamadan verilen krediler arasında olduğu belirtilmekte ise de, bu husus tek başına kredinin bu davalı tarafından kullanılmadığına delil teşkil etmemekte olup, mahkeme kasasında davalıların ıslak imzalarının bulunduğu kredi sözleşmesi aslının bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın sözleşmenin imzalandığı tarihe yakın tarihleri içeren imza örneklerinin temin edilip davacı bankadan var ise kullandırılan kredilerle ilgili dekont asıllarıda istenilerek kredi sözleşmesi ve varsa dekontlardaki imzaların davalı ...’a ait olup olmadığının incelenmesi ve bilahare tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu kredilerin, gerçekten davalılarca kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/503355300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz