Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7935 E. 2014/15590 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ imza incelemesi↗ sahtecilik↗ muacceliyet↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı Bankanın kredinin verildiği tarihteki Sirkeci Şubesi'nde çalışan banka personelince bir çok usulsüzlüklerin yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile sahtecilik ve zimmet suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde muaccel olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun süre alacağı hakkında suskun kaldıktan sonra davacının bu davayı açmasının artık hakkın kötüye kulanılması anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davacı Banka çalışanı hakkında kredi sözleşmesinin yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu sahtecilik ve zimmet eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde imza incelemesi yoluna gidilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8166 E. 2014/15391 K.
Ortak:zimmet · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının «zimmet» suçunu işlediklerinden dolayı mahkumiyet kararı verildiği, böylece davacı banka çalışanlarının usulsüz krediyi F.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, mahkemece, davaya konu sözleşmeler ve üzerinde imza bulunan diğer kredi evrakları herhangi bir incelemeye tabi tutulmamış, dava konusu «kredi sözleşmesinin» davalılar tarafından imzalanıp imzalanmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · genel kredi sözleşmesi · kefil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaZ.Bankası Sirkeci Şubesi'nde F.P.Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendi adına aldığı kredileri çalışanları adına almış gibi gösterip krediyi aldı gibi gösterilen kişinin yanında başka bir çalışanı da bu krediye «kefil» olarak gösterdiği, Z.Bankası Sirkeci Şubesin'deki «görevlilerin» alınan krediler ödenmediği halde ödenmiş gibi işlem yapmaları sebebiyle İstanbul 3.
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırdıklarının sabit olduğu, krediyi kullandığı iddia edilen davalı ile ona «kefil» olduğu iddia edilen diğer davalı bankanın verdiği krediyi ödeme sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, ceza kovuşturması sonucu hakkında mahkumiyet hükmü kurulan banka çalışanları tarafından düzenlenen «ibranamenin» hükme esas alınması da doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/309 E. 2019/1738 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Benzer bu kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye şirket çalışanları üzerinden usulsüz olarak kredi tahsis işlemleri yaptığı, banka çalışanlarının söz konusu eylemlerinden dolayı nitelikli «zimmet» ve görevi kötüye kullanma suçlarından mahkum olduğu, benzer nitelikteki birçok davada kredi işlemlerinde davalıların sorumlu tutulamayacağına dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtayca onandığı, bir an için davalıların kredi kullandığı kabul edilse dahi, davacı bankanın Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenmiş 15.06.1999 tarihli belgede, davaya konu kredinin borcun ödenmesi suretiyle kapatılmış olarak gözüktüğü, bu belgeye rağmen usulsüz işlemlerle kapatma işleminin yapıldığının davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bu yönden «imza incelemesinin» de esasa etkili olmadığı, davacının kendi çalışanlarının usulsüz işlemlerine dayalı davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
… elenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, «kredi sözleşmesi» ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7935 E. , 2014/15590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/11/2013
NUMARASI 2013/667-2013/687
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/667-2013/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı M.. Y.. arasında 22/09/1998 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların da dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek toplam 58.079,66 TL alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…] Otomotiv Ltd. Şti. vekili ile davalı T.. A.. ve M.. Y.. vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı Bankanın kredinin verildiği tarihteki Sirkeci Şubesi'nde çalışan banka personelince bir çok usulsüzlüklerin yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile sahtecilik ve zimmet suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde muaccel olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun süre alacağı hakkında suskun kaldıktan sonra davacının bu davayı açmasının artık hakkın kötüye kulanılması anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davacı Banka çalışanı hakkında kredi sözleşmesinin yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu sahtecilik ve zimmet eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde imza incelemesi yoluna gidilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101983500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz