6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5093 E. 2019/4723 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi ön inceleme aşaması pasif husumet yokluğu pasif husumet husumet yokluğu kredi sözleşmesi eksik inceleme vekalet ücreti husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların huzurda verdikleri beyanla kredi kullanmadıklarını beyan ettikleri, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas – 2009/201 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, banka çalışanlarıyla dava dışı Hacı Ramazan Demir'ce, çalışanların kimlik bilgileri kullanılarak firmalara finans temini için tüketici kredisi işlemleri yapıldığının tespit edildiği, toplanan delillerin davalıların kredi kullandığını ispata yeter olmadığı, benzer dosyalarda benimsenen gerekçelerle davanın reddine dair verilen kararların Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, davalılar kredi kullanmadığı için davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen ceza mahkemesi dosyası getirtilmemiş ve kredi dosyasındaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmemiştir. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas- 2009/201 Karar sayılı ilamının gerekçesi incelendiğinde, davacı banka personeli ile dava dışı bir şirketin yöneticileri arasında suç işleme hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, kredi sözleşmelerinde imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir. Ancak gerekçede, somut olarak, davalılarca kullanıldığı iddia edilen krediye ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi, yine gerekçe içerisinde yer alan açıklamalardan da, davalıların, üzerlerinden dava dışı şirkete kredi tahsisi yapılan şirket çalışanlarından olup olmadıkları da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, salt, anılan kararda tespit edilen kesinleşmiş maddi olguların somut uyuşmazlığı aydınlığa kavuşturmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Bu durumda, mahkemece, zikredilen ceza dosyası getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte incelenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, kredi sözleşmesi ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/309 E. 2019/1738 K.

    Ortak: · Sözleşme

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1503 E. 2019/6354 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/5093 E.  ,  2019/4723 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince verilen 10/05/2018 tarih ve 2014/306-2018/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında 20.11.1998 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödememeleri üzerine hesabın kat edilerek hesap kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiğini ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 120.270,48 TL alacağın davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar, davacı bankadan kredi kullanmadıklarını, sözleşmede yer alan imzaların kendilerine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların huzurda verdikleri beyanla kredi kullanmadıklarını beyan ettikleri, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas – 2009/201 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, banka çalışanlarıyla dava dışı Hacı Ramazan Demir'ce, çalışanların kimlik bilgileri kullanılarak firmalara finans temini için tüketici kredisi işlemleri yapıldığının tespit edildiği, toplanan delillerin davalıların kredi kullandığını ispata yeter olmadığı, benzer dosyalarda benimsenen gerekçelerle davanın reddine dair verilen kararların Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, davalılar kredi kullanmadığı için davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı banka personelinin yargılandığı ceza davası neticesinde, davaya konu kredinin davalılarca kullanılmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen ceza mahkemesi dosyası getirtilmemiş ve kredi dosyasındaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmemiştir. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 Esas- 2009/201 Karar sayılı ilamının gerekçesi incelendiğinde, davacı banka personeli ile dava dışı bir şirketin yöneticileri arasında suç işleme hususunda anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda, banka personelince, kredi alma yeterliliği bulunmayan dava dışı şirkete, çalışanları üzerinden kredi tahsisi yapıldığı, kredi sözleşmelerinde imzası bulunan şirket çalışanlarının ise kredi kullanma iradelerinin bulunmadığına dair saptamalara yer verildiği görülmektedir.

Ancak gerekçede, somut olarak, davalılarca kullanıldığı iddia edilen krediye ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi, yine gerekçe içerisinde yer alan açıklamalardan da, davalıların, üzerlerinden dava dışı şirkete kredi tahsisi yapılan şirket çalışanlarından olup olmadıkları da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, salt, anılan kararda tespit edilen kesinleşmiş maddi olguların somut uyuşmazlığı aydınlığa kavuşturmak için yeterli olduğundan söz edilemez. Bu durumda, mahkemece, zikredilen ceza dosyası getirtilip, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte incelenerek, davaya konu kredinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, zikredilen ceza dosyası muhteviyatından bu hususun anlaşılamaması halinde ise, kredi sözleşmesi ile kredi sözleşmesine konu tutarın davalılara ödendiğini gösterir dekonttaki imzaların davalılara ait olup olmadığı incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'e iadesine, 24/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517192900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.