Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16442 E. 2013/6808 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ i̇i̇k 265↗ muafiyet↗ usuli kazanılmış hak↗ ticari faiz↗ kazanılmış hak↗ sulh hukuk mahkemesi↗ bilirkişi incelemesi↗ sulh↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ilçesi ... 732 parsel sayılı 265 dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiralayarak çeltik ektiği ve çeltiğin Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigorta kapsamında sigortalandığı, 01/09/010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinin zarara uğradığı, zararın meydana geliş ortaya çıkış şekli itibari ile 18/09/2010 tarihinden sonra meydana gelen yağmur veya yağmurun sebep
olduğu teminat dışında kalan dolaylı etkilerin (su yükselmesi) sebebi ile oluşamayacağı fırtına sebebi ile oluşmuş olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/131 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut fotoğraf ve bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere şiddetli yağış ve fırtına neticesinde çeltik ürününde %90 oranında yatmaların meydana geldiğinin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığından sigorta bedelinin sigorta değerine denk olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 101.790,92 TL’nin 16/.../2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, davacının Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinde meydana gelen zararın tesbiti amacıyla yaptırılan 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının zararı toplam 89.676 TL olarak tesbit edilmiş ve davacı vekili ....01.2012 celse rapora itirazlarının olmadığını ve rapora göre karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise ....11.2011 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz etmiştir. Mahkemece davalının itirazı üzerine ikinci kez bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, alınan 04.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda bu kez davacının zararı toplam 101.790,92 TL olarak tesbit edilmiş, mahkemece de bu miktar üzerinden karar verilmiştir. Oysa davacı vekili mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemesi nedeniyle bu raporda tesbit edilen zarar kapsamı yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak durumu doğup doğmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3659 E. 2014/10471 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda732 parsel sayılı «265» dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiralayarak çeltik ektiği ve çeltiğin Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigorta kapsamında sigortalandığı, 01/09/010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinin zarara uğradığı, zararın meydana geliş ortaya çıkış şekli itibari ile 18/09/2010 tarihinden sonra meydana gelen yağmur veya yağmurun sebep olduğu «teminat» dışında kalan dolaylı etkilerin (su yükselmesi) «sebebi» ile oluşamayacağı fırtına sebebi ile oluşmuş olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/131 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut fotoğraf ve bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere şiddetli yağış ve fırtına neticesinde çeltik ürününde %90 oranında yatmaların meydana geldiğinin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığından sigorta bedelinin sigorta değerine denk olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 101.790,92 TL’nin 16/.../2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçelerinin» “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe «teminatında» bulunduğunu, davacının zararının, sigorta «prim iadesi» düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · ek prim · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe «teminatında» bulunduğunu, davacının zararının, sigorta «prim iadesi» düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3661 E. 2014/10461 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11075 E. 2014/17230 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda732 parsel sayılı «265» dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiralayarak çeltik ektiği ve çeltiğin Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigorta kapsamında sigortalandığı, 01/09/010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinin zarara uğradığı, zararın meydana geliş ortaya çıkış şekli itibari ile 18/09/2010 tarihinden sonra meydana gelen yağmur veya yağmurun sebep olduğu «teminat» dışında kalan dolaylı etkilerin (su yükselmesi) «sebebi» ile oluşamayacağı fırtına sebebi ile oluşmuş olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/131 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut fotoğraf ve bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere şiddetli yağış ve fırtına neticesinde çeltik ürününde %90 oranında yatmaların meydana geldiğinin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığından sigorta bedelinin sigorta değerine denk olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 101.790,92 TL’nin 16/.../2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16443 E. 2013/6595 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaOysa davacı vekili mahkemece alınan ilk «bilirkişi raporuna itiraz» etmemiştir.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09.08.2011 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» etmemesi nedeniyle bu raporda tesbit edilen zarar kapsamı yönünden davalı yararına «usuli kazanılmış hak» durumu doğup doğmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · dain-i mürtehin · gerçek zarar · riziko · mahsup · uyuşmazlık konusu · ihbar · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacıya ait çeltik tarlasının davalı nezdinde fırtına «rizikosunu» da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı vekili, temyize konu işbu davasında «hasarın» tespit edilenden fazla olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16442 E. , 2013/6808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.07.2012 tarih ve 2011/227-2012/460 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çeltik üretimi amacıyla davalıdan 265 dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiraladığını, daha sonra müvekkilinin arazide yetiştirilecek çeltik mahsulünün Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigortası kapsamında sigortalandığını, 01/09/2010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda müvekkilinin çeltik ürünü ekili arazisinin büyük miktarda zarara uğradığını, rizikonun davalıya ihbar edildiğini, davalının eksperleri tarafından yapılan incelemede müvekkilinin %28 oranında zararının meydana geldiğinin tespit edildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespitte ise ürünün %90 oranında zarara uğradığının belirlendiğini, geri kalan %...'luk kısımda bulunan ürünlerde ise arazinin su altında olması ve hasadın yapılamaması nedeniyle %40 ürün kaybının meydana geldiğinin belirtildiğini, ancak davalı tarafından zararın ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla 135.000 TL alacağın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan ekspertiz incelemesinde sigortalıya ait çeltik ürününün hasar tarihinde süt olum evresinde olup, 265 dekarlık arazinin 150 dekarının hasarlanmış olduğunu, hasarlı alanın hasar oranının %50 olarak değerlendirildiğini, sigortalı alanın tamamına yayıldığında da hasar oranının %28 olduğunun tespit edildiğini ve bu hasar oranı doğrultusunda 16/.../2010 tarihinde ....264 TL ödemenin dain mürtehinli kurum adına gönderildiğini, fırtına hasarı dışında yağmur ve yağmur nedeniyle hasadın yapılamamasının hasar sebebi olarak gösterildiğini, oysa yağmur veya hasadın alınamaması sebebiyle oluşan zararın teminat kapsamında olmadığını, fırtına hadisesinden kaynaklı tüm zararın karşılandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ilçesi ... 732 parsel sayılı 265 dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiralayarak çeltik ektiği ve çeltiğin Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigorta kapsamında sigortalandığı, 01/09/010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinin zarara uğradığı, zararın meydana geliş ortaya çıkış şekli itibari ile 18/09/2010 tarihinden sonra meydana gelen yağmur veya yağmurun sebep
olduğu teminat dışında kalan dolaylı etkilerin (su yükselmesi) sebebi ile oluşamayacağı fırtına sebebi ile oluşmuş olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/131 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut fotoğraf ve bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere şiddetli yağış ve fırtına neticesinde çeltik ürününde %90 oranında yatmaların meydana geldiğinin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığından sigorta bedelinin sigorta değerine denk olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 101.790,92 TL’nin 16/.../2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, davacının Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinde meydana gelen zararın tesbiti amacıyla yaptırılan 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının zararı toplam 89.676 TL olarak tesbit edilmiş ve davacı vekili ....01.2012 celse rapora itirazlarının olmadığını ve rapora göre karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise ....11.2011 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz etmiştir. Mahkemece davalının itirazı üzerine ikinci kez bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, alınan 04.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda bu kez davacının zararı toplam 101.790,92 TL olarak tesbit edilmiş, mahkemece de bu miktar üzerinden karar verilmiştir.
Oysa davacı vekili mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemesi nedeniyle bu raporda tesbit edilen zarar kapsamı yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak durumu doğup doğmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz