6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8919 E. 2012/15423 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti vekaletsiz iş görme kesin mehil ek mehil fatura eksik inceleme temsil kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 410

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinin incelenmesinde davalının davacıya cari hesaptan dolayı 4.971,74 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.

Dava, davacı tarafından fazladan ödendiği iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Her ne kadar mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçesine ekli dava dışı antrepo firması tarafından düzenlenmiş olan 09.04.2009 tarihli ardiye ücretine ilişkin fatura ve yine aynı tarihli davacı şirkete hitaben yazılan yazıdan, ardiye ücretinin davalı şirket adına değil davacı adına tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Davanın çözümü için öncelikle, davalı firma tarafından ardiye ücretinin, dava dışı antrepo firmasına ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, davalıya bu konuda delillerini sunması hususunda kesin mehil verilip deliller incelendikten sonra, ardiye Ücretinin ödendiğinin sabit olması halinde, Mülga 818 sayılı BK'nun 410 vd. maddelerinde

düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, davalının, davacıdan ardiye ücreti talep edebileceğinin kabulü gerekir. Ancak, talep edilebilecek ardiye ücretinin belirlenmesi amacıyla, gümrük mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiden, taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuat hükümleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, davalının herhangi bir ardiye ücreti ödediğinin sabit olmaması halinde ise, davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15579 E. 2012/6072 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13359 E. 2016/4991 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1085 E. 2010/5327 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8919 E.  ,  2012/15423 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2008/1463-2011/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının, gümrük müşavirliği hizmeti verme konusunda yaptıkları anlaşma uyarınca, davalının vermiş olduğu hizmet bedelinin davalı şirkete eksiksiz ödendiğini ancak davalı şirketin, hizmetin verilmesi esnasında müvekkilinden 4.971,74 TL talep ettiğini ve bu bedelin yapılacak iş nedeni ile talep edildiğini düşünen müvekkili şirket tarafından, istenen bedelin davalı şirket hesabına gönderildiğini, davalının bu ödemeye ilişkin olarak müvekkili şirkete fatura göndermediğini yalnızca borç dekontu gönderdiğini ve yatırılan miktarın nakliye bedeli olarak alındığının bildirildiğini, oysa akdedilen işe ilişkin davalı şirketin hiçbir nakliye işlemi yapmadığını, müvekkili şirketten nakliye bedeli adı altında fazladan para aldığını ileri sürerek, 4.971,74 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, davaya konu bedelin, taraflarınca resmileştirilerek nakliye olarak dekont edildiğini, işlemlerin bitmediğini ve bundan dolayı 692 TL alacaklı olduklarını, davacı firmaya herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinin incelenmesinde davalının davacıya cari hesaptan dolayı 4.971,74 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.

Dava, davacı tarafından fazladan ödendiği iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Her ne kadar mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçesine ekli dava dışı antrepo firması tarafından düzenlenmiş olan 09.04.2009 tarihli ardiye ücretine ilişkin fatura ve yine aynı tarihli davacı şirkete hitaben yazılan yazıdan, ardiye ücretinin davalı şirket adına değil davacı adına tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Davanın çözümü için öncelikle, davalı firma tarafından ardiye ücretinin, dava dışı antrepo firmasına ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, davalıya bu konuda delillerini sunması hususunda kesin mehil verilip deliller incelendikten sonra, ardiye Ücretinin ödendiğinin sabit olması halinde, Mülga 818 sayılı BK'nun 410 vd.

maddelerinde

düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, davalının, davacıdan ardiye ücreti talep edebileceğinin kabulü gerekir. Ancak, talep edilebilecek ardiye ücretinin belirlenmesi amacıyla, gümrük mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiden, taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuat hükümleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, davalının herhangi bir ardiye ücreti ödediğinin sabit olmaması halinde ise, davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063929700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.