Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4620 E. 2019/1535 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarruf yetkisi↗ ön inceleme aşaması↗ icazet↗ feri müdahil↗ mirasçılık↗ sulh hukuk mahkemesi↗ fer'i müdahil↗ kâr payı↗ sulh↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda 70.964,- USD'nin muris tarafından yatırıldığı, tutarların ... hesabına aktarıldığı ve davacıya ödenmediği,... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/03/2004 tarihli veraset ilamında belirtilen payı oranında 26.611,50 USD alacağın davalı banka'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt:1, s. 992) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12220 E. 2018/1293 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · icazet · mirasçılık · Alacak
İncelediğiniz karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Davacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir......) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir. ../..
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... «mirasçıları» bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme «yetkisinin» olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · yetki itirazı · işbölümü · iş bölümü · olumsuz oy · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda2-Kabule göre, davalı banka tarafından süresi içerisinde «yetki» ve iş «bölümü» itirazı yapılmış, «yetki itirazı» kabul edilerek dosya .....
Davalı bankaca, işbu mahkemede de «işbölümü» itirazı tekrar edilmiş, mahkemece olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin yargılamaya devam olunmuştur.
Bu itibarla, mahkemece davalının «işbölümü» itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunması doğru olmayıp, 6762 sayılı TTK'nin 5/3. maddesi uyarınca bu husus yalnız başına hükmün bozma nedeni yapılamaz ise de mahkeme hükmü 1 nolu bentte yer alan nedenlerle bozulmuş olduğundan davalı banka vekilinin iş «bölümü» itirazı yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... «mirasçıları» bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme «yetkisinin» olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3191 E. 2024/846 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · icazet · feri müdahil · mirasçılık · kâr payı · Alacak
İncelediğiniz karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/03/2004 tarihli veraset ilamında belirtilen «payı» oranında 26.611,50 USD alacağın davalı banka'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli veraset ilamında belirtilen «payı» oranında 26.611,50 USD alacağın davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tashih · yapılandırma protokolü · tavzih · bekletici mesele · akdi faiz · tahkikat · cy/cy şerhi · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… n banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan «yapılan protokollerle» sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin «vade» sonuna kadar «akdi faiz» ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL «vekalet ücretinin» davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli «tashih» «şerhi» ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine k …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen «vekalet ücretinin» yanlış takdir edildiğini, «maddi tazminat» talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile «tavzih» edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» aşaması birlikte yapılarak her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaDavacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Benzer bu karardaAncak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5676 E. 2015/12889 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaDavacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında beş «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan 28.03.2013 tarihli veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Murisin «mirasçılarının» bir kısmının davacı olduğu işbu davanın, murisin terekesi adına açıldığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · miras ortaklığı · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · iflas · taşıyan · temsil
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
A..'ı bankalardaki bütün işlemler için yetkilendirdiğinin tespit edildiği, murisin banka hesaplarından lehlerine ödeme yapılan kişiler incelendiğinde bu kişilerin genellikle muris ile aynı soy ismi «taşıyan» kişiler olduğu, bu ödemelerin murisin bilgisi dışında gerçekleştiğini gösterir herhangi bir delilin sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4620 E. , 2019/1535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Tüketici Mahkemesince verilen 19/07/2017 tarih ve 2016/1280-2017/809 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili özetle, davacının murisi...'nin ... ... Şubesine 17/12/1999 tarihinde 70.964,- USD yatırdığı, söz konusu paranın Bankanın kasıtlı ve hileli hareketleri sonunda dava dışı ... ... Ltd, adıl paravan banka hesaplarına aktarıldığı, ... yönetimine ... tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının ... ... Ltd, nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, ... A.Ş'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ... A.Ş.'nin oluşan zarardan yapılan protokollerle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,- USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ...'nın devir tarihi olan 09/08/2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu hisse devir sözleşmesinin 6.13 maddesi ile kendi üzerine aldığı, sorumlunun ... olduğu, banka borcun tarafı olmadığından mahkemece resen taraf değişikliğine hükmedilerek banka açısından davanın reddinin gerektiğini belirtmiş, davacının ... A.Ş.'den herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda 70.964,- USD'nin muris tarafından yatırıldığı, tutarların ... hesabına aktarıldığı ve davacıya ödenmediği,...
3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/03/2004 tarihli veraset ilamında belirtilen payı oranında 26.611,50 USD alacağın davalı banka'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir.
(Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt:1, s. 992) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, 25.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492308300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz