Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3191 E. 2024/846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarruf yetkisi↗ tashih↗ yapılandırma protokolü↗ ön inceleme aşaması↗ tavzih↗ bekletici mesele↗ aaüt↗ akdi faiz↗ icazet↗ tahkikat↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ 3095 sayılı kanun↗ feri müdahil↗ cy/cy şerhi↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ hisse devir sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ tmsf↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ vade↗ fer'i müdahil↗ protokol↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ kâr payı↗ sulh↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde, davacıların murisi ...'nin Egebank Bakırköy Şubesine 17.12.1999 tarihinde 70.964,00 USD yatırdığı, söz konusu paranın bankanın kasıtlı ve hileli hareketleri sonunda dava dışı Egebank Off Shore Ltd. adlı paravan banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan yapılan protokollerle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TMSF'nın devir tarihi olan 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu hisse devir sözleşmesinin 6.13 maddesi ile kendi üzerine aldığı, sorumlunun TMSF olduğu, banka borcun tarafı olmadığından mahkemece resen taraf değişikliğine hükmedilerek banka açısından davanın reddinin gerektiğini belirtmiş, davacının ING Bank A.Ş.'den herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 70.964,00 USD'nin muris tarafından yatırıldığı, tutarların Off Shore hesabına aktarıldığı ve davacıya ödenmediği, Fatih 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli veraset ilamında belirtilen payı oranında 26.611,50 USD alacağın davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2019 tarih, 2017/4620 E. ve 2019/1535 K. sayılı kararıyla;"1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt:1, s. 992) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı banka nezdinde bulunan tutarın her ne olursa olsun müvekkiline tahsisinin yapılması gerektiği, miras payına tekabül eden tutarın davalı bankadan alımına dayalı işbu tüketici davasının kabulü gerekirken hatta müşterek mülkiyete çevirme talepli İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davası beklenirken davanın reddinin bu sebeple usule aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın reddi kararı ile mağdur edildiğini, kaldı ki taktir edilen davalı lehine avukatlık ücretinin talep ve davanın çok üstünde fahiş ve kanuna aykırı tutarda olması, kararın yazılma tarihi ve gerekçeli kararın yazılma tarihlerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin paranın alımı yönündeki talep ve davaların zamanaşımını kesmesi, uzun süren dava sürecinde paranın alımına dönük iş ve işlemlerin başlatılması ilk başvuru tarihinin dikkate alındığında mahkemenin red gerekçesinin dayanağının olmadığını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan belirlemenin aksine davacılar murisinin paranın Egebank Off Shore hesabına aktarılması için bir talimatının bulunmadığını, müvekkili murisinin yaşlı ve hasta olmasının fırsat bilinerek herhangi bir banka cüzdanı dahi düzenlenmediğini, yapılan tüm işlemlerin bilgisi dışında ve kötü niyetle gerçekleştirildiğini, davalı bankanın sorumluluğunun Off Shore hesabı kapsamında bulunmadığını, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen vekalet ücretinin yanlış takdir edildiğini, maddi tazminat talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile tavzih edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmeleri mümkündür. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat aşaması birlikte yapılarak her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu itibarla, Mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların bağımsızlığı prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken, tek bir hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4620 E. 2019/1535 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · icazet · feri müdahil · mirasçılık · kâr payı · Alacak
İncelediğiniz karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli veraset ilamında belirtilen «payı» oranında 26.611,50 USD alacağın davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/03/2004 tarihli veraset ilamında belirtilen «payı» oranında 26.611,50 USD alacağın davalı banka'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10310 E. 2012/14406 K.
Ortak:tüzel kişilik · Alacak
İncelediğiniz kararda… n banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan «yapılan protokollerle» sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin «vade» sonuna kadar «akdi faiz» ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların kendi talimatları ile Egebank Off Shore Ltd.'ye paranın «havale» edilmesini istedikleri bu bankanın ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu, davalı TMSF'ye devredilen Egebank A.Ş. nezdinde davacıların herhangi bir hesaplarının bulunmadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 01.03.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacılar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların kendi talimatları ile Egebank Off Shore Ltd.'ye paranın «havale» edilmesini istedikleri bu bankanın ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu, davalı TMSF'ye devredilen Egebank A.Ş. nezdinde davacıların herhangi bir hesaplarının bulunmadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 01.03.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacılar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2968 E. 2011/6709 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · havale
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, off shore «havale» talimatındaki imzanın davacıya ait olduğu, davacının adı geçen hesap dışında bankada başka hesabının bulunmadığı, davacının «rızası» ve talimatıyla hesabın Egebank Off Shore Ltd.’ne havale edildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2387 E. 2019/3955 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Egebank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın Egebank Off Shore Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Egebank A.Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş'ye devredilen Egebank A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING B …
… rat Demirel'e ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın Egebank Offshore Ltd.den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Egebank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu bank …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6979 E. 2014/2108 K.
Ortak:tüzel kişilik · vekalet ücreti · Alacak
İncelediğiniz kararda… n banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan «yapılan protokollerle» sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin «vade» sonuna kadar «akdi faiz» ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL «vekalet ücretinin» davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli «tashih» «şerhi» ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine k …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen «vekalet ücretinin» yanlış takdir edildiğini, «maddi tazminat» talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile «tavzih» edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaGerçekten de davacının zararına neden olan işlemlerin Egebank A.Ş. tarafından yapıldığı iddia edilmiş olup anılan bankanın «tüzel kişiliği» dava dışı ING Bank A.Ş. nezdinde devam ettiğinden söz konusu iddiaya dayalı bir dava doğrudan davalıya yöneltilemez.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · bankacılık işlemleri · husumet
Benzer bu karardaŞubesi'ne para yatırdığını, ancak bu bankanın «bankacılık işlemleri» yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması sebebiyle parasını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup mahkemece ise davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili 20.12.2011 tarihli beyan dilekçesinde, davalı TMSF'nin dava dışı bankanın «borçlarını üstlendiğini», bu nedenle davayı davalı TMSF'ye yönelttiklerini bildirmiş olup iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunan bu beyana davalı taraf usulünce karşı koymamış olduğundan mahkemece davanın artık bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın «husumetten» reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Egebank A.Ş'nin Çorlu Şubesi'ne yatırmış olduğu mevduatını, söz konusu bankaya davalının el koyması nedeniyle geri alamadığını ileri sürerek işbu davayı açtığı, oysa davalının Egebank A.Ş'nin külli halefi olmadığı, bu durumda davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4148 E. 2019/6159 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · infaz · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 55.000 DM'nin (euro para birimine geçişin «infaz» aşamasında değerlendirilmesine) 20/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının ilgili yabancı para birimiyle açılmış bulunan 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Egebank A.Ş.nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacılara ait paranın Egebank Off Shore Ltd.ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Egebank A.Ş.nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.ye devredilen Egebank A.Ş.nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING B …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1487 E. 2019/6962 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · temlik · husumet yokluğu · eksik inceleme · teminat · husumet
Benzer bu karardaŞti kredi borcunun «teminatı» olarak Egebank A.Ş’ne «temlik» ettiği temlikname üzerinde düzenleme tarihinin bulunmasının gerekli olmadığı, temlikname karşısında davacı tarafın temlik ettiği alacak konusunda talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından banka çalışanları tarafından «temlik» belgesinin kendisine imzalatıldığı, Egebank A.Ş. tarafından kendisine bir ödeme yapılmadığı ve temlikin «bağış» niteliğinde olmadığı iddia edilmiş olup, gerçekten de temlikin geçerli olması için bir bedelin ödenmiş olması şart değil ise de davacının davalı bankaya yatırmış olduğu paranın herhangi bir tahsilat yapılmaksızın karşılıksız olarak davalı bankaya temlik edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durumda mahkemece Egebank A.Ş. tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3191 E. , 2024/846 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2019/244 Esas, 2023/78 Karar
ASIL DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI ING Bank A.Ş. vekili Avukat ...
FER'Î MÜDAHİLLER :
1. ... (OYAK) vekili Avukat
...
2.... (TMSF) vekili Avukat
...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddine
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde, davacıların murisi ...'nin Egebank Bakırköy Şubesine 17.12.1999 tarihinde 70.964,00 USD yatırdığı, söz konusu paranın bankanın kasıtlı ve hileli hareketleri sonunda dava dışı Egebank Off Shore Ltd. adlı paravan banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan yapılan protokollerle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TMSF'nın devir tarihi olan 09.08.2001 tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu hisse devir sözleşmesinin 6.13 maddesi ile kendi üzerine aldığı, sorumlunun TMSF olduğu, banka borcun tarafı olmadığından mahkemece resen taraf değişikliğine hükmedilerek banka açısından davanın reddinin gerektiğini belirtmiş, davacının ING Bank A.Ş.'den herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 70.964,00 USD'nin muris tarafından yatırıldığı, tutarların Off Shore hesabına aktarıldığı ve davacıya ödenmediği, Fatih 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2004 tarihli veraset ilamında belirtilen payı oranında 26.611,50 USD alacağın davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.02.2019 tarih, 2017/4620 E. ve 2019/1535 K. sayılı kararıyla;"1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir.
(Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt:1, s. 992) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve feri müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli tashih şerhi ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı banka nezdinde bulunan tutarın her ne olursa olsun müvekkiline tahsisinin yapılması gerektiği, miras payına tekabül eden tutarın davalı bankadan alımına dayalı işbu tüketici davasının kabulü gerekirken hatta müşterek mülkiyete çevirme talepli İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin davası beklenirken davanın reddinin bu sebeple usule aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın reddi kararı ile mağdur edildiğini, kaldı ki taktir edilen davalı lehine avukatlık ücretinin talep ve davanın çok üstünde fahiş ve kanuna aykırı tutarda olması, kararın yazılma tarihi ve gerekçeli kararın yazılma tarihlerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin paranın alımı yönündeki talep ve davaların zamanaşımını kesmesi, uzun süren dava sürecinde paranın alımına dönük iş ve işlemlerin başlatılması ilk başvuru tarihinin dikkate alındığında mahkemenin red gerekçesinin dayanağının olmadığını ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan belirlemenin aksine davacılar murisinin paranın Egebank Off Shore hesabına aktarılması için bir talimatının bulunmadığını, müvekkili murisinin yaşlı ve hasta olmasının fırsat bilinerek herhangi bir banka cüzdanı dahi düzenlenmediğini, yapılan tüm işlemlerin bilgisi dışında ve kötü niyetle gerçekleştirildiğini, davalı bankanın sorumluluğunun Off Shore hesabı kapsamında bulunmadığını, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen vekalet ücretinin yanlış takdir edildiğini, maddi tazminat talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile tavzih edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilmeleri mümkündür. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat aşaması birlikte yapılarak her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu itibarla, Mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların bağımsızlığı prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken, tek bir hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre asıl ve birleşen dava davacıları vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030662800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz