Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12220 E. 2018/1293 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarruf yetkisi↗ mutlak ticari dava↗ icazet↗ yetki itirazı↗ ticari dava niteliği↗ işbölümü↗ mirasçılık↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... mirasçıları bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme yetkisinin olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507,07 TL ve 939,22 USD’nin davalılardan müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankada bulunduğu iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşün kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir......) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
../..
2-Kabule göre, davalı banka tarafından süresi içerisinde yetki ve iş bölümü itirazı yapılmış, yetki itirazı kabul edilerek dosya ..... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Davalı bankaca, işbu mahkemede de işbölümü itirazı tekrar edilmiş, mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamaya devam olunmuştur. Oysa, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca dava, mutlak ticari dava niteliğinde bulunup ticari davalara ise ticaret mahkemelerinde bakılır. Bu itibarla, mahkemece davalının işbölümü itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunması doğru olmayıp, 6762 sayılı TTK'nin 5/3. maddesi uyarınca bu husus yalnız başına hükmün bozma nedeni yapılamaz ise de mahkeme hükmü 1 nolu bentte yer alan nedenlerle bozulmuş olduğundan davalı banka vekilinin iş bölümü itirazı yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4620 E. 2019/1535 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · icazet · mirasçılık · Alacak
İncelediğiniz karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir......) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir. ../..
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... «mirasçıları» bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme «yetkisinin» olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507 …
Benzer bu karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Davacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · kâr payı
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 18/03/2004 tarihli veraset ilamında belirtilen «payı» oranında 26.611,50 USD alacağın davalı banka'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve «feri müdahil» vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... «mirasçıları» bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme «yetkisinin» olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507 …
Davacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankada bulunduğu iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Benzer bu karardaAncak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3191 E. 2024/846 K.
Ortak:tasarruf yetkisi · icazet · mirasçılık · Alacak
İncelediğiniz karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir......) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir. ../..
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... «mirasçıları» bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme «yetkisinin» olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507 …
Benzer bu karardaElbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği durumlarda, bir «mirasçının» pay üzerinde «tasarruf yetkisi» yoktur.
Böyle bir dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına («icazet» vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Davacı «mirasçı» terekeye ait ve davalı bankaya muris tarafından yatırıldığı iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tashih · yapılandırma protokolü · tavzih · bekletici mesele · akdi faiz · tahkikat · feri müdahil · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… n banka hesaplarına aktarıldığı, Egebank yönetimine ... (TMSF) tarafından el konulmasından sonra, murisin mevduat alacaklarının Egebank Off Shore Ltd.''nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle ödenmediği, Egebank A.Ş.'nin devir sonucu birleşmiş olduğu, ING Bank A.Ş.'nin oluşan zarardan «yapılan protokollerle» sorumlu olduğunu ileri sürerek, 70.964,00 USD mevduat alacağından davacının miras payına düşen 26.611,50 USD'nin «vade» sonuna kadar «akdi faiz» ve vade sonundan itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince akdi faizden az olmamak üzere «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; açılan dava diğer «mirasçıların» paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereğince 952.252,66 TL «vekalet ücretinin» davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, 12.04.2023 tarihli «tashih» «şerhi» ile hükmün (2) nolu bendinin AAÜT'nun 13 üncü maddesi gereğince 19.278,37 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine k …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/706 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılı taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine verilen «vekalet ücretinin» yanlış takdir edildiğini, «maddi tazminat» talepli davaların tamamen reddi halinde AAÜT' nin 13 üncü maddesinin dördüncü bendi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağını, bu miktarın karar tarihi itibariyle Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.600,00 TL olduğunu, hükmün bu yönü ile «tavzih» edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve «feri müdahil» vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar asıl dava yönünden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12220 E. , 2018/1293 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada .....
6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2011/241-2015/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müteveffa ..... mirasçılarından olduğunu, murisin ölümünden sonra davalı ...'in diğer davalı bankada bulunan ve murise ait hesaplardan para çektiğini, bu suretle her iki davalının kusurlu davranışları ile müvekkilinin miras payına ulaşmasını engellediklerini iddia ederek 17.532.66 Amerikan doları ile 196.043.89 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı banka vekili, dava şartlarının bulunmadığını, işbölümü ve yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu hesapların dava dışı muris ile diğer davalı ...'e ait ortak hesaplar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı ...'in kardeş oldukları, müşterek muris .... mirasçıları bulundukları, davaya konu davalı bankanın .... şubesinde bulunan üç hesabın önce muris ..... adına açılıp, bilahare ortak hesap haline getirildiği, hesap ortaklarının hesaptan münferiden para çekme yetkisinin olduğu, ancak davalı banka tarafından iki hesaba ne şekilde ortak sıfatı tanındığının anlaşılamadığı gerekçesiyle her iki hesaptan davacıya ödenmesi gereken 10.507,07 TL ve 939,22 USD’nin davalılardan müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı mirasçı terekeye ait ve davalı bankada bulunduğu iddia olunan paranın miras hissesi oranında kendisine ödenmesini talep etmiş ise de dosya kapsamından başkaca mirasçılar da olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği halinde mülkiyetin devam ettiği bu durumlarda, bir mirasçının pay üzerinde tasarruf yetkisi yoktur. Mirasçı kendi payına düşün kısım için yalnız kendi adına dava açarsa böyle bir dava reddolunur. Böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) dahi imkan yoktur, yani diğer davacılar davaya katılmak isteseler bile bu mümkün değildir......) Bu durumda, davacı mirasçının kendi miras hissesi oranında açılmış işbu davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu yönüyle re'sen bozulması gerekmiştir.
../..
2-Kabule göre, davalı banka tarafından süresi içerisinde yetki ve iş bölümü itirazı yapılmış, yetki itirazı kabul edilerek dosya .....
6. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Davalı bankaca, işbu mahkemede de işbölümü itirazı tekrar edilmiş, mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamaya devam olunmuştur. Oysa, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca dava, mutlak ticari dava niteliğinde bulunup ticari davalara ise ticaret mahkemelerinde bakılır. Bu itibarla, mahkemece davalının işbölümü itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunması doğru olmayıp, 6762 sayılı TTK'nin 5/3. maddesi uyarınca bu husus yalnız başına hükmün bozma nedeni yapılamaz ise de mahkeme hükmü 1 nolu bentte yer alan nedenlerle bozulmuş olduğundan davalı banka vekilinin iş bölümü itirazı yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407100300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz