6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6248 E. 2013/5576 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası kâr payı dağıtımı kar payı hisse senedi zamanaşımı def'i pay defteri reeskont faizi dolandırıcılık def'i komisyon vade anonim şirket kâr dağıtımı istirdat ortaklık ilişkisi kâr payı yetki eksik inceleme zamanaşımı ibraz temsil husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53 · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2012/6248 E.  ,  2013/5576 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.07.2011 tarih ve 2010/276-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline davalı şirketlerin ...'da bulunan temsilcileri ve yöneticileri tarafından o tarihte ...'nın para birimi üzerinden toplam 109.550 ... markı vererek hisse senedi sertifikası adı altında bir satış yapıldığını, müvekkiline bugüne kadar vaat edilen kar payı adı altında hiç bir ödeme yapılmadığı gibi defalarca talep etmesine rağmen ödediği bedelin de kendisine iade edilmediğini, müvekkilinin sürekli olarak oyalandığını, davalıların hissedar yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinden almış olduğu parayı ödemediklerini, haksız kazanç sağladıklarını ileri sürerek fazlaya dair talep haklarının saklı kalmak üzere 109.550 ... markı karşılığı 50.000 Euro ortaklık pay bedeli olan 95.800,00 TL'nin 02.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile davalı ... İnşaat Tarım A.Ş. arasında sadece ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, davacının iradesi doğrultusunda bu şirkete ortak olduğunu ve paylarının ortaklık pay defterine kaydedildiğini, bir kısım hisse senetlerini de üçüncü şahısları devrettiğini, davacı ile diğer davalı ...Ş. arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut bulunmadığını, bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.'de bir ortaklığının bulunmadığı, davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. ortağı bulunduğu, ortaklığını devren iktisap yoluyla sağladığı davalı şirketten doğrudan bir hisse alımının olmadığı, anonim şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceği, buna ilişkin olarak yapılan akitlerin hükümsüz olduğu, .... m. 405 gereğince davacının şirkete sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceği, ortaklıkta şirket kâr ettiğinde kardan yararlanılması zarar ettiğinde zarara katlanılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1) Davacının davalı şirket ve/veya şirketlere ortaklığının sahih olması halinde hiç kuşkusuz anılan yasa maddeleri uyarınca paylarının karşılığını talep etmesi mümkün değil ise de, davacı davada, hisse senedi sertifikası adı altında bir satış yapıldığını, paranın istendiği anda iadesinin vaad edildiğini ileri sürmüş olup. Dairemize intikal eden emsal dosyalardan da bilindiği üzere; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve ... .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri davacının iddiasına dayalı eylemlerinden ötürü suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır. Bu dosyalarda düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine ... Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, ... Holding A.Ş. ve ... İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic. A.Ş.'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği, ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyurulan mahkemece değerlendirilmemiştir.

Bu durumda, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında, davanın, davalılar yöneticilerinin iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nın 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek, her iki ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenip, bu dosyalara sunulmuş deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları somut davadaki delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle davacının pay defterine kaydedilen payının gerçekten de şirket sermayesinde yer alıp almadığı belirlenmek, ibraz edilen hisse senetlerinin geçerli ve sahih olup olmadığı araştırılmak suretiyle davacının iddiasının araştırılması gerekir. Tüm bu delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun .... maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...) Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi mi, yoksa mevduat ilişkisi mi olduğunun tam olarak açıklığa kavuşturularak, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9380 E. 2013/9191 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/311 E. 2013/3080 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/318 E. 2013/1645 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/333 E. 2013/1713 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çelişkili davranış yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4959 E. 2014/10815 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/306 E. 2013/1712 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14101 E. 2013/13213 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/6248 E.  ,  2013/5576 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.07.2011 tarih ve 2010/276-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline davalı şirketlerin ...'da bulunan temsilcileri ve yöneticileri tarafından o tarihte ...'nın para birimi üzerinden toplam 109.550 ... markı vererek hisse senedi sertifikası adı altında bir satış yapıldığını, müvekkiline bugüne kadar vaat edilen kar payı adı altında hiç bir ödeme yapılmadığı gibi defalarca talep etmesine rağmen ödediği bedelin de kendisine iade edilmediğini, müvekkilinin sürekli olarak oyalandığını, davalıların hissedar yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinden almış olduğu parayı ödemediklerini, haksız kazanç sağladıklarını ileri sürerek fazlaya dair talep haklarının saklı kalmak üzere 109.550 ... markı karşılığı 50.000 Euro ortaklık pay bedeli olan 95.800,00 TL'nin 02.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile davalı ... İnşaat Tarım A.Ş. arasında sadece ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, davacının iradesi doğrultusunda bu şirkete ortak olduğunu ve paylarının ortaklık pay defterine kaydedildiğini, bir kısım hisse senetlerini de üçüncü şahısları devrettiğini, davacı ile diğer davalı ...Ş. arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut bulunmadığını, bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.'de bir ortaklığının bulunmadığı, davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. ortağı bulunduğu, ortaklığını devren iktisap yoluyla sağladığı davalı şirketten doğrudan bir hisse alımının olmadığı, anonim şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceği, buna ilişkin olarak yapılan akitlerin hükümsüz olduğu, ....

m. 405 gereğince davacının şirkete sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceği, ortaklıkta şirket kâr ettiğinde kardan yararlanılması zarar ettiğinde zarara katlanılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1) Davacının davalı şirket ve/veya şirketlere ortaklığının sahih olması halinde hiç kuşkusuz anılan yasa maddeleri uyarınca paylarının karşılığını talep etmesi mümkün değil ise de, davacı davada, hisse senedi sertifikası adı altında bir satış yapıldığını, paranın istendiği anda iadesinin vaad edildiğini ileri sürmüş olup. Dairemize intikal eden emsal dosyalardan da bilindiği üzere; ...

1. Ağır Ceza Mahkemesi ve ... .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri davacının iddiasına dayalı eylemlerinden ötürü suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır. Bu dosyalarda düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine ... Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, ...

Holding A.Ş. ve ... İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic. A.Ş.'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği, ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyurulan mahkemece değerlendirilmemiştir.

Bu durumda, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında, davanın, davalılar yöneticilerinin iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nın 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek, her iki ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediği belirlenip, bu dosyalara sunulmuş deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları somut davadaki delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle davacının pay defterine kaydedilen payının gerçekten de şirket sermayesinde yer alıp almadığı belirlenmek, ibraz edilen hisse senetlerinin geçerli ve sahih olup olmadığı araştırılmak suretiyle davacının iddiasının araştırılması gerekir.

Tüm bu delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının ortak olmadığının anlaşılması halinde ise hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun .... maddesindeki “Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...) Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi mi, yoksa mevduat ilişkisi mi olduğunun tam olarak açıklığa kavuşturularak, davalılar vekilinin zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488787200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.