Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3751 E. 2013/3351 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba formu↗ sigorta sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi formu düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü,
zararın oluştuğu tarihten önce davacının sigorta poliçesi için başvurusu bulunduğundan ve kendi kusuru olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi incelemeleri ile serada meydana gelen hasarın tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,... TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasarın sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. Sigorta sözleşmeleri de Borçlar Kanunu'nda düzenlenen diğer sözleşmeler gibi icap ve kabulle oluşur. Dava konusu olayda davacının bir icabı varsa da davalının kabulü olmadığı halde sözleşme ilişkisinin doğup yürürlüğe girdiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15699 E. 2013/21974 K.
Ortak:kusur · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi «formu» düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü, zararın oluştuğu tarihten önce davacının «sigorta poliçesi» için başvurusu bulunduğundan ve kendi «kusuru» olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, «bilirkişi incelemeleri» ile serada meydana gelen «hasarın» tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,...
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarın» sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10695 E. 2013/13011 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kötüniyet · taşıyan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu SERAFRESSH markasının yazılı olduğu şekilde eklerle kullanımının dava konusu markaya ayırtedicilik kattığından ve «kötüniyetli» bir başvuruda sözkonusu olmadığından hükümsüzlük istemi reddedilmiş ise de, 556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca davacı adına tescilli "SERA" asıl unsurlu markalar hükümsüz kılınmadığı sürece, markanın asıl unsurunu oluşturan "SERA" ibaresi ile aynı ya da benzer işaretleri «taşıyan» daha sonraki marka başvurusu ya da tescil olunan markalara karşı korunması gerekmekte olup, esasen davacı markasının tescilli olduğu emtianın 29, 30, 31 ve 32. sınıfta olduğu da dikkate alınmak suretiyle, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu "SERAFRESSH" markasının davacı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
… görsel olarak farklı algılanacağı ve bir ayniyet bulunmadığı bu nedenlerle davalı tarafça “SERAFRESSH” ibaresinin kullanımının, 556 sayılı KHK kapsamında davacının «marka hakkına tecavüz» niteliği taşımadığı, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığına dair delil bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacak bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/416 E. 2013/17052 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · münhasırlık · marka hakkına tecavüz · yetki · ortalama tüketici · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ay önce yapılan tescil başvurusunun sonucunda TPE tarafından verilen 2009/32660 sayılı marka tesciline dayandığı, bu marka hükümsüz kılınmadıkça davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının markalarının bir kısmının SERA ibaresi ile başlamasına rağmen bu ibarenin seramik sektörü bakımından seramik emtiasını tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle davacı markalarında yer alan SERA heceleri yönünden davacıya bir «münhasır yetki» verilemeyeceği, bu ibarenin tanımlayıcı olması nedeniyle seri marka algılamasının da ortaya çıkmayacağı, aynı nedenle işletmesel bağlantının da söz konusu olmayaca …
2- 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında markalar arasında irtibatlandırma ihtimali bulunduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde farklı işletmelere ait olduğunun anlaşılamayacağı ve karıştırma ihtimali bulunduğu sabittir.Nitekim sektör bilirkişi ayrık görüşünde de bu husus belirtilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3751 E. , 2013/3351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....11.2010 tarih ve 2008/35-2010/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 02.11.2006 ila 02.11.2007 tarihleri için müvekkili serasının "Devlet Destekli Sera Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığını, ....2007 tarihinde sigortasını yeniletmek istediğini, ancak önceki sigorta süresi bitmeden sisteme giriş yapılamayacağı gerekçesiyle yeni dönem sigortasının oluşturulamadığı, 02.11.2007 tarihinde tekrar bir başvurunun yapıldığını, eksperin gelip sigortalanacak serayı gördüğünü, ön bilgi formlarının oluşturulduğunu, başvurularına olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini, 03-04.11.2007 tarihlerinde de sistem arızası sebebiyle sisteme giriş yapılamadığını, 05.11.2007 tarihinde dolu yağışı nedeniyle müvekkilinin ürününün zayi olduğunu, hasar talebinin davalı tarafça reddedildiğini, müvekkilin hasar tarihinden önce sigorta başvurusunun bulunduğunu ileri sürerek ....217,00 TL zararının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm seralar için poliçe düzenlenmesinin şart olmadığını, risk değerlendirmesi sonucu ancak uygun görünenlerin sigortalanabileceğini, sigorta talebinin risk incelemesinde seranın teknik özelliklerinin sigortalamaya uygun olmadığının tespit edildiğini, hasar tarihinde geçerli bir poliçe bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi formu düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü,
zararın oluştuğu tarihten önce davacının sigorta poliçesi için başvurusu bulunduğundan ve kendi kusuru olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi incelemeleri ile serada meydana gelen hasarın tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,... TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasarın sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. Sigorta sözleşmeleri de Borçlar Kanunu'nda düzenlenen diğer sözleşmeler gibi icap ve kabulle oluşur. Dava konusu olayda davacının bir icabı varsa da davalının kabulü olmadığı halde sözleşme ilişkisinin doğup yürürlüğe girdiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487547100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz