Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10695 E. 2013/13011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markalarında esaslı unsurun “SERA” ibaresi olduğu, davalı markasında “SERA” ibaresi aynen yer almakla birlikte "SERAFRESSH" şeklinde tescil edildiği, her iki markanın genel izlenim açısından farklı bulunduğu “SERA” ibaresinin sebze ve meyvelerin yetiştirildiği, hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer anlamına geldiği, tüketiciler nezdinde genel izlenim ve görsel olarak farklı algılanacağı ve bir ayniyet bulunmadığı bu nedenlerle davalı tarafça “SERAFRESSH” ibaresinin kullanımının, 556 sayılı KHK kapsamında davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşımadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına dair delil bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın kullanımının haksız rekabet oluşturmayacak bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı adına tescilli markaların esas unsuru "SERA" ibaresidir. 556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca bu KHK ile sağlanan marka koruması, tescil yolu ile elde edilir. Anılan madde hükmüne göre ve aynı KHK'nın 42. maddesinde sayılan nedenlere dayalı olarak bir marka hükümsüz kılınmadığı sürece, tescilli olduğu mal ve/veya hizmet sınıfları bakımından daha sonraki aynı ya da benzer nitelikteki markalara karşı koruma altındadır.
Mahkemece, dava konusu SERAFRESSH markasının yazılı olduğu şekilde eklerle kullanımının dava konusu markaya ayırtedicilik kattığından ve kötüniyetli bir başvuruda sözkonusu olmadığından hükümsüzlük istemi reddedilmiş ise de, 556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca davacı adına tescilli "SERA" asıl unsurlu markalar hükümsüz kılınmadığı sürece, markanın asıl unsurunu oluşturan "SERA" ibaresi ile aynı ya da benzer işaretleri taşıyan daha sonraki marka başvurusu ya da tescil olunan markalara karşı korunması gerekmekte olup, esasen davacı markasının tescilli olduğu emtianın 29, 30, 31 ve 32. sınıfta olduğu da dikkate alınmak suretiyle, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu "SERAFRESSH" markasının davacı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olduğunun kabulü ile anılan madde hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükümsüzlük talebi yönünden bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15699 E. 2013/21974 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · ıslah · kusur · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3751 E. 2013/3351 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · sigorta sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · kusur · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi «formu» düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü, zararın oluştuğu tarihten önce davacının «sigorta poliçesi» için başvurusu bulunduğundan ve kendi «kusuru» olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, «bilirkişi incelemeleri» ile serada meydana gelen «hasarın» tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,...
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarın» sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/416 E. 2013/17052 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… görsel olarak farklı algılanacağı ve bir ayniyet bulunmadığı bu nedenlerle davalı tarafça “SERAFRESSH” ibaresinin kullanımının, 556 sayılı KHK kapsamında davacının «marka hakkına tecavüz» niteliği taşımadığı, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığına dair delil bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacak bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ay önce yapılan tescil başvurusunun sonucunda TPE tarafından verilen 2009/32660 sayılı marka tesciline dayandığı, bu marka hükümsüz kılınmadıkça davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının markalarının bir kısmının SERA ibaresi ile başlamasına rağmen bu ibarenin seramik sektörü bakımından seramik emtiasını tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle davacı markalarında yer alan SERA heceleri yönünden davacıya bir «münhasır yetki» verilemeyeceği, bu ibarenin tanımlayıcı olması nedeniyle seri marka algılamasının da ortaya çıkmayacağı, aynı nedenle işletmesel bağlantının da söz konusu olmayaca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · münhasırlık · yetki · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ay önce yapılan tescil başvurusunun sonucunda TPE tarafından verilen 2009/32660 sayılı marka tesciline dayandığı, bu marka hükümsüz kılınmadıkça davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının markalarının bir kısmının SERA ibaresi ile başlamasına rağmen bu ibarenin seramik sektörü bakımından seramik emtiasını tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle davacı markalarında yer alan SERA heceleri yönünden davacıya bir «münhasır yetki» verilemeyeceği, bu ibarenin tanımlayıcı olması nedeniyle seri marka algılamasının da ortaya çıkmayacağı, aynı nedenle işletmesel bağlantının da söz konusu olmayaca …
2- 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında markalar arasında irtibatlandırma ihtimali bulunduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde farklı işletmelere ait olduğunun anlaşılamayacağı ve karıştırma ihtimali bulunduğu sabittir.Nitekim sektör bilirkişi ayrık görüşünde de bu husus belirtilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10695 E. , 2013/13011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2010/204-2012/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurulduğu 25.03.1985 tarihinden bu yana kullandığı “SERA” markasını gıda sektöründe tanınmış hale getirdiğini, davalının anılan markaya benzer “SERA fressh” ibareli ve müvekkili ile aynı/benzer sınıflarda tescilli markasıyla iltibasa mahal verecek ve müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunacak şekilde faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından davalının haksız fayda sağladığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2005/33274 numaralı markadan “SERA” ibaresinin çıkartılması suretiyle müvekkili şirketin markasına tecavüzün ve iltibasın önlenmesi ile davalı şirketin ticaret unvanından "SERA" ibaresinin çıkarılmasını, veya markanın bütünü ile hükümsüz kılınmasını;
davalıya ait ürünlerde, ürün paketlerinde, basılı evrak ve reklamlarında, üretim, stoklama, satış, dağıtım, ihracat ve ithalat faaliyetlerinde kullanılan “SERA" ve/veya "SERA Fressh” ibaresinin kullanılmasının men'ini; davalı tarafa ait SERA ibaresini taşıyan tüm ürünlerin toplatılmasını, SERA markasının kullanılması şeklinde tezahür eden tüm fiillerin durdurulmasını; davalının “SERA” ibaresini marka olarak kullanımı sebebi ile vaki, tüm markaya tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetlerinin ref'i ve men'ini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın 2004 yılı Ocak ayından itibaren gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, “SERAFRESSH” markasının 2005 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, "SERA" ibaresinin kimsenin inhisarına verilemeyeceğini, anılan ibarenin ayırtedici ek ibareyle kullanılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markalarında esaslı unsurun “SERA” ibaresi olduğu, davalı markasında “SERA” ibaresi aynen yer almakla birlikte "SERAFRESSH" şeklinde tescil edildiği, her iki markanın genel izlenim açısından farklı bulunduğu “SERA” ibaresinin sebze ve meyvelerin yetiştirildiği, hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer anlamına geldiği, tüketiciler nezdinde genel izlenim ve görsel olarak farklı algılanacağı ve bir ayniyet bulunmadığı bu nedenlerle davalı tarafça “SERAFRESSH” ibaresinin kullanımının, 556 sayılı KHK kapsamında davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşımadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına dair delil bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın kullanımının haksız rekabet oluşturmayacak bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı adına tescilli markaların esas unsuru "SERA" ibaresidir. 556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca bu KHK ile sağlanan marka koruması, tescil yolu ile elde edilir. Anılan madde hükmüne göre ve aynı KHK'nın 42. maddesinde sayılan nedenlere dayalı olarak bir marka hükümsüz kılınmadığı sürece, tescilli olduğu mal ve/veya hizmet sınıfları bakımından daha sonraki aynı ya da benzer nitelikteki markalara karşı koruma altındadır.
Mahkemece, dava konusu SERAFRESSH markasının yazılı olduğu şekilde eklerle kullanımının dava konusu markaya ayırtedicilik kattığından ve kötüniyetli bir başvuruda sözkonusu olmadığından hükümsüzlük istemi reddedilmiş ise de, 556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca davacı adına tescilli "SERA" asıl unsurlu markalar hükümsüz kılınmadığı sürece, markanın asıl unsurunu oluşturan "SERA" ibaresi ile aynı ya da benzer işaretleri taşıyan daha sonraki marka başvurusu ya da tescil olunan markalara karşı korunması gerekmekte olup, esasen davacı markasının tescilli olduğu emtianın 29, 30, 31 ve 32. sınıfta olduğu da dikkate alınmak suretiyle, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu "SERAFRESSH" markasının davacı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
O halde, mahkemece işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olduğunun kabulü ile anılan madde hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükümsüzlük talebi yönünden bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041721100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz