6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3229 E. 2013/3549 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil tahsilat makbuzu bilirkişi ücreti ek mehil ortaklık sözleşmesi ticari defter ve kayıtlar ara karar ikrar dolandırıcılık ortaklık ilişkisi bilirkişi incelemesi ticari defter dosya masrafı ibraz kesin hüküm e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 238HUMK 275 · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen mehil ve kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin masrafın karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak belirlenemediği, davalıların davacı alacağından sorumlu olup olmadıkları ve davacı alacağının mevcut olup olmadığı toplanan delillerle açıklığa kavuşmadığı, dosyanın mevcut hali ile davacının iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların var olduğu ileri sürülen haksız ve hukuka aykırı fiilleri sonucu davadışı yabancı şirkete yatırılan paranın davalılardan tahsiline ilişkin bir tazminat davasıdır.

Mahkemece, ....05.2011 tarihli oturumda verilen kesin önele karşın bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle yukarda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, gerek anılan oturumda ve gerekse de bir önceki oturumda alınan ara kararlarında sözü edildiği biçimde, davacının ... International Marketing and […]G’den alacaklı olup olmadığının davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinden incelenmesi davanın çözümüne elverişli nitelik taşımamaktadır. Bu durumda, söz konusu ara kararının bu yönüyle “nafile” bir incelemeye matuf olduğu açıktır. Mahkemece taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunduğu kanısına varılması halinde, bu hususun davacı yanın ibraz ettiği ortaklık sözleşmesi ve tahsilat makbuzları üzerinden ve gerektiği takdirde yabancı adli makamlardan yardım istenmek suretiyle sorulup saptanması, bu husustaki uyuşmazlığın öncelikle bu yöntemle izalesi gerekirken bu konuda sözü edilen biçimde ara kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan, davalılar ile davadışı ... ... arasında bir ortaklık ilişkisi olduğu, gerek davalı şirketin ve gerekse de davadışı ... ... şirketinin tek yetkilisinin davalı gerçek kişi olduğu konusu dosya kapsamı ile belirgin olduğu gibi davalı yanın da kabülündedir. Keza, yine davalı yanın savunma dilekçelerinde de kabul ve ikrar olunduğu üzere anılan davadışı şirket ile davalı şirket arasında bir para akışının varlığı tartışmasızdır. Ayrıca, Dairemize de intikal eden dava dosyaları ile davacı yan vekilince dosyaya ibraz edilmiş bulunulan emsal dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında da bu hususlarda açık saptamalara yer verildiği ortadadır. Yine, davalı gerçek kişi hakkında dolandırıcılık suçundan açılan ceza davasında da aynı yönde saptamalar yapıldığı ortadadır. Bu durumda, belirtilen hususların da HUMK’nın 238. maddesi anlamında bilinen ve hatta maruf olgular olduğunun kabulü gerekirken bu hususlarda da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Son olarak, HUMK’nın 275. maddesinde, hakimin genel ve hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemenin kararına dayanak teşkil eden ara kararında “dosya kapsamı üzerinde hukuki konunun da irdelenerek borçtan davalıların sorumlu olup olmadıkları” konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması, söz konusu kanun hükmüne aykırı olduğu gibi, hakimin, tarafların ibraz edecekleri tüm delilleri toplayıp serbestçe değerlendirdikten sonra vicdani kanaati ile karar vermesi biçiminde özetlenebilecek yasal ve yargısal prensibe de açıkça ters düşmektedir.

Tüm bu yasal ve gerektirici nedenler çerçevesinde, mahkemece bilirkişi incelemesi yönünde verilen ara kararının usul ve yasaya aykırı olmasından ötürü, söz konusu ara kararına uyulmamasının davacı yan aleyhine usuli sonuç doğurması söz konusu değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Bilirkişi ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3146 E. 2013/3399 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3147 E. 2013/3026 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3243 E. 2013/3307 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Banka Teminat Mektubunun İadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2464 E. 2013/2699 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3176 E. 2013/20284 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4320 E. 2014/1578 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11231 E. 2013/14685 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Dürüstlük kuralına aykırılık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11246 E. 2013/14686 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3229 E.  ,  2013/3549 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20...2011 tarih ve 2009/127-2011/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... dışında çalıştığı sırada biriktirdiği tasarruflarını değerlendirmek amacıyla davalıların kurmuş olduğu şirkete 50.000 DM yatırdığını, parasını yatırdığı sırada kendisine parasını istediği an geri alabileceği ve en yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunulduğunu, ancak, bu güne kadar hiçbir kâr verilmediği gibi 2005 yılından bu yana parasının geri ödenmesine yönelik taleplerinin de reddedildiğini, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve ...'ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla davalılara verilen ....546 Euoro'nun bugünkü karşılığı olan 51.092,00 TL'nin şimdilik 6.500 YTL'lik kısmının ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile tahsiline, davalılar ile müvekkili arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığınını tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının dava dışı ... Gmbh ve ... A.G'ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacı ile davalılar arasında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen mehil ve kesin mehile rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin masrafın karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak belirlenemediği, davalıların davacı alacağından sorumlu olup olmadıkları ve davacı alacağının mevcut olup olmadığı toplanan delillerle açıklığa kavuşmadığı, dosyanın mevcut hali ile davacının iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların var olduğu ileri sürülen haksız ve hukuka aykırı fiilleri sonucu davadışı yabancı şirkete yatırılan paranın davalılardan tahsiline ilişkin bir tazminat davasıdır.

Mahkemece, ....05.2011 tarihli oturumda verilen kesin önele karşın bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle yukarda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, gerek anılan oturumda ve gerekse de bir önceki oturumda alınan ara kararlarında sözü edildiği biçimde, davacının ... International Marketing and […]G’den alacaklı olup olmadığının davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinden incelenmesi davanın çözümüne elverişli nitelik taşımamaktadır. Bu durumda, söz konusu ara kararının bu yönüyle “nafile” bir incelemeye matuf olduğu açıktır. Mahkemece taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunduğu kanısına varılması halinde, bu hususun davacı yanın ibraz ettiği ortaklık sözleşmesi ve tahsilat makbuzları üzerinden ve gerektiği takdirde yabancı adli makamlardan yardım istenmek suretiyle sorulup saptanması, bu husustaki uyuşmazlığın öncelikle bu yöntemle izalesi gerekirken bu konuda sözü edilen biçimde ara kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan, davalılar ile davadışı ... ... arasında bir ortaklık ilişkisi olduğu, gerek davalı şirketin ve gerekse de davadışı ... ... şirketinin tek yetkilisinin davalı gerçek kişi olduğu konusu dosya kapsamı ile belirgin olduğu gibi davalı yanın da kabülündedir. Keza, yine davalı yanın savunma dilekçelerinde de kabul ve ikrar olunduğu üzere anılan davadışı şirket ile davalı şirket arasında bir para akışının varlığı tartışmasızdır. Ayrıca, Dairemize de intikal eden dava dosyaları ile davacı yan vekilince dosyaya ibraz edilmiş bulunulan emsal dava dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında da bu hususlarda açık saptamalara yer verildiği ortadadır. Yine, davalı gerçek kişi hakkında dolandırıcılık suçundan açılan ceza davasında da aynı yönde saptamalar yapıldığı ortadadır.

Bu durumda, belirtilen hususların da HUMK’nın 238. maddesi anlamında bilinen ve hatta maruf olgular olduğunun kabulü gerekirken bu hususlarda da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Son olarak, HUMK’nın 275. maddesinde, hakimin genel ve hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemenin kararına dayanak teşkil eden ara kararında “dosya kapsamı üzerinde hukuki konunun da irdelenerek borçtan davalıların sorumlu olup olmadıkları” konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması, söz konusu kanun hükmüne aykırı olduğu gibi, hakimin, tarafların ibraz edecekleri tüm delilleri toplayıp serbestçe değerlendirdikten sonra vicdani kanaati ile karar vermesi biçiminde özetlenebilecek yasal ve yargısal prensibe de açıkça ters düşmektedir.

Tüm bu yasal ve gerektirici nedenler çerçevesinde, mahkemece bilirkişi incelemesi yönünde verilen ara kararının usul ve yasaya aykırı olmasından ötürü, söz konusu ara kararına uyulmamasının davacı yan aleyhine usuli sonuç doğurması söz konusu değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487524100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.