Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2426 E. 2019/1427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük vergisi↗ kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ usuli kazanılmış hak↗ teminat mektubu↗ kazanılmış hak↗ istirdat↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın toplam borcunun gümrük vergisi, KDV, KKDF ve bunların gecikme zammı da dahil 360.599,... TL olduğu, davacı bankanın Gümrük İdaresine yaptığı toplam ödemenin 342.844,61 TL olduğu ve davacı bankanın alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, teminat mektubuna dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemenin ikinci kararının, Dairemizin 2007/7276 Esas 2008/9045 Karar sayılı ilamında, ''...Bu durumda mahkemece, teminat mektubunun kapsamını genişletecek şekilde, 2976 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenlere verilen noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası ve KKDF ile gecikme faizinden de davacı bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş..'' denilmek sureti ile bozulmuş olup, mahkemece bu karara uyulmasına karar verilmekle, teminat mektubunun kapsamına dahil edilmemesi gereken kalemler bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin, bilirkişi heyeti tarafından KKDF de dahil olacak şekilde yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/662 E. 2015/1546 K.
Ortak:teminat mektubu · dahili dava · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemenin ikinci kararının, Dairemizin 2007/7276 Esas 2008/9045 Karar sayılı ilamında, ''...Bu durumda mahkemece, «teminat mektubunun» kapsamını genişletecek şekilde, 2976 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenlere verilen noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası ve KKDF ile gecikme faizinden de davacı bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş..'' denilmek sureti ile bozulmuş olup, mahkemece bu karara uyulmasına karar verilmekle, teminat mektubunun kapsamına «dahil» edilmemesi gereken kalemler bakımından davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gözetilmeksizin, bilirkişi heyeti tarafından KKDF de dahil olacak şekilde yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hü …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «teminat mektubuna» dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın toplam borcunun «gümrük vergisi», KDV, KKDF ve bunların gecikme zammı da «dahil» 360.599,...
Benzer bu karardaAncak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «teminat mektubu» bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 257 · denetime elverişlilik · garantörlük · havale · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5817 E. 2011/5155 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
2- Dava, davalıların ihracat kapatma «taahhüdünü» yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8006 E. 2023/2024 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · erken ödeme komisyonu · tüketici kredisi · erken kapama komisyonu · ticari kredi · işlemiş faiz · komisyon · tacir
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
… pıldığı, bu nedenlerle KKDF kesintisine ilişkin istemin reddinin gerektiği, davacı tarafın ikinci isteminin ise ticari kredilerin erken kapatılması sırasında alınan «erken kapama komisyonlarının» iadesine ilişkin olduğu, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının kullandığı ticari kredilerin erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu alındığı hususunun ispatlanmadığı, erken kapama sırasında banka tarafından alınan miktarın kapatılan «ticari kredinin» bakiye asıl alacağı, «işlemiş faizi» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, bunlar dışında erken kapama komisyonu alındığına ilişkin davacı tarafından da bir belge sun …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Ticari kredide erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1064 E. 2024/4477 K.
Ortak:istirdat
İncelediğiniz kararda1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «teminat mektubuna» dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaO halde davalının, erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili doğru olmayıp, davacının bu kaleme yönelik «istirdat» talebi yerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · tüketici kredisi · pasif husumet ehliyeti
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kredi kullandırılması ve dosya «masrafı» ile diğer masrafların hesaptan tahsil edilmesi hususunda bankaya yazılı talimat verdiği, yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine göre de dosya masrafı «dahil» olmak üzere kredi sebebiyle yapılacak tahsilatların sözleşmede açıkça yer aldığı göz önüne alındığında davalının dosya masrafı tahsilatının dayanağının bulunduğu, bilirkişi raporlarında etraflıca açıklandığı üzere, tahsil edilmiş ücretin diğer emsal müşterilere kullandırılan kredilere uygulanan ücretlerle uyumlu olduğu, ortalamanın altında tahsilat yapılması nedeniyle makul olduğu, davacının dosya masrafını talep etmesinde haksız olduğu, bunun dışında kanuni düzenleme kapsamında bankaların hesapladıkları KKDF kesintilerini bağlı bulundukları vergi dairesine izleyen ayın 15. günü akşamına kadar bildirecekleri ve aynı süre içinde ödeyecekleri, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere hesaplarına intikal ettirilen kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin Maliye Bakanlığınca vergi gelirlerine ilişkin yetkileri kapsamında takip edileceği hükme bağlanmakla finans kuruluşlarının krediler üzerinden yaptığı KKDF kesintisinin bankaya ait olmayıp Maliye Bakanlığı bünyesindeki fona ait olduğu, davacının kullandığı kredi «sebebi» ile hesaplanıp davalı ... tarafından ilgili vergi dairesine ödendiği anlaşılan KKDF kesintilerinin iadesi için davalıya «husumet» yöneltilmeyeceği, davacının bu istemi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının özelgesiyle belirlendiği gibi, KKDF kesintisi yapan davalı bankanın kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gerekli evraklarla müracaat etmesi gerektiği gerekçesiyle dosya masrafına yönelik talep bakımından esastan, KKDF kesintisi ile ilgili talep bakımından ise davalının «pasif husumet ehliyeti» bulunmaması nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… İTO üyelik belgesi ile vergi levhasının yeterli görüldüğünü, gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmak kaydıyla menkul alım ve satımı için kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» kapsamına girmediğini, bu nedenle Bakanlar Kurulu kararı gereğince kesintiye tabi tutulamayacağını, mevzuat gereği kesinti yapılmaması gerekirken kesinti yapan bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle müvekkiline karşı bizzat sorumlu olduğunu, dosya kapsamında davalının bahsi geçen tutarı vergi dairesine ödediğine ilişkin hiç bir dekont ya da «kaydın» sunulmadığını, kaldı ki davalı tarafından 46.337,00 USD kesinti yapıldığı halde aynı gün TL'ye çevrilerek 81.831,14 TL KKDF cezası kesildiğini, davalının vergi dairesine ödeme yapmış olması halinde 81.831,14 TL üzerinden ödeme yapılabileceğini ve vergi dairesinden ancak bu miktarı iade alabileceklerini, oysa davalı bankanın USD üzerinden kesinti yaptığını, güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılması ve aradaki farkın ödenmesi halinde dahi müvekkilinin davalıdan 192.484,04 TL alacaklı olacağını, mahkemece bu hususların tartışılmadığını, taraflar arasındaki krediye ilişkin ödeme planında da KKDF kesintisi yapılmayacağının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde KKDF ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı hiç bir davranışının bulunmadığını, yine müvekkilinin daha önce kullandığı kredinin de erken ödeme ile kapatıldığını, ancak hiç bir şekilde KKDF kesintisi yapılmadığını, 35.000,00 USD lik dosya «masrafı» kesintisinin 28.04.2011 tarihli dava konusu krediye ilişkin olmadığını, dosya masrafının 22.07.2008 tarihinde kullanılan 2.000.000,00 USD bedelli kredi için alındı …
… lunmadığı, bahsi geçen kesinti doğrudan banka tarafından hesaplanarak davacıdan alınmış olduğu, davacının muhatabı kesintiyi yapan davalı banka olduğundan davalının «pasif husumet ehliyetine» sahip olduğu, bu nedenle mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı, bunun yanı sıra KKDF kesintisi istisnalarına ilişkin düzenlemelerin Bakanlar Kurulu kararlarında ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan tebliğlerde yer verildiği, bu kapsamda 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesinde, bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri üzerinden (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) % 15 oranında, diğer krediler üzerinden ise % 0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiş olduğu, bu düzenlemeye göre gerçek kişi olan kredi borçlusunun KKDF istisnasından yararlanabilmesi, kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılmasına bağlı olduğu, davalı banka tarafından davacıya 28.04.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında aynı tarihte 3.264.000,00 USD kredi kullandırıldığı ve ödeme planında KKDF tutarının % 0 olarak belirlendiği, davalı banka tarafından bahsi geçen kredinin «tacir» sıfatıyla davacıya taşınmaz alımı için kullandırıldığının, KKDF kesintisi yapılmaması için krediyi kullanacak basit usulde vergiye tabi kişilerin ilgili bankaya, vergi levhası ile odaya kayıt belgesini «ibraz» etmeleri ve taşınmaz veya ticari araç gibi iktisadi kıymetlerin ticari faaliyette kullanılacağına dair yazılı beyanda bulunması gerektiği halde ve davacıya bu konuda süre verildiği halde davacının krediye konu taşınmazı işletme «defterine» işletmemesi ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle yasa gereğince geçmişe dönük KKDF kesintisi yapıldığının belirtildiği, davacıya kullandırılan ve süresinden önce kapatılan kredinin davacının ticari faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin ispatlayıcı bilgi ve belge sunulmadığı ve bu suretle davacının KKDF istisnasından yararlanması gerektiğini ispatlayamadığı, dosya «masrafı» yönünden; davacının, davalı bankadan 28.04.2011 tarihli kredi ile ilgili 3185250 nolu hesabına 3.264.000,00 USD 60 ay vadeli kredi kullandırılarak 35.000,00 USD «komisyon» ve dosya masrafının tahsilini talep ettiği, bu durumda davacıdan alınan komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan bedelin taraflar arasında maktu olarak karşılıklı irade ile kararlaştırılan bir bedel olduğu, dolayısıyla iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle KKDF kesintisi talebi yönünden davanın pasif husumet nedeniyle «usulden reddi» doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… yapılması gerektiğini, dolayısıyla vergi dairesinden talepte bulunmadan ve dava açmadan müvekkil bankaya karşı dava açılması nedeniyle KKDF talebi yönünden davanın «pasif husumet ehliyeti» olmadığından reddi gerektiğini, ayrıca mevzuata aykırı yapıldığı iddia edilen KKDF kesintisi talebinin «haksız fiil» hükümlerine göre zaman aşımına uğradığını belirterek kararın KKDF kesintisi talebine ilişkin verilen karar yönünden bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2426 E. , 2019/1427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen .../.../2016 tarih ve 2014/267-2016/362 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen .../02/2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından davalı ... Gümrük Müdürlüğü’ne hitaben lehtarı ... A.Ş. olan 07.08.1998 tarihli 61.000.000.000 TL limitli kesin teminat mektubu verildiğini, söz konusu teminat mektubu gereğince davalı Gümrük Müdürlüğü’ne 262.914.913.599 TL ödenmesi gerekirken 342.792.520.000 TL ödendiğini, davalının haksız olarak fazladan 79.877.606.401 TL tahsil edip sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu meblağın ödemelerin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacak temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın toplam borcunun gümrük vergisi, KDV, KKDF ve bunların gecikme zammı da dahil 360.599,... TL olduğu, davacı bankanın Gümrük İdaresine yaptığı toplam ödemenin 342.844,61 TL olduğu ve davacı bankanın alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, teminat mektubuna dayalı olarak davalı tarafından fazladan tahsil edildiği iddia edilen meblağın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemenin ikinci kararının, Dairemizin 2007/7276 Esas 2008/9045 Karar sayılı ilamında, ''...Bu durumda mahkemece, teminat mektubunun kapsamını genişletecek şekilde, 2976 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenlere verilen noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para cezası ve KKDF ile gecikme faizinden de davacı bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiş..'' denilmek sureti ile bozulmuş olup, mahkemece bu karara uyulmasına karar verilmekle, teminat mektubunun kapsamına dahil edilmemesi gereken kalemler bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin, bilirkişi heyeti tarafından KKDF de dahil olacak şekilde yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485578200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz