Ticari kredide erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1064 E. 2024/4477 K. · · İlk derece: İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Gerçek kişiye kullandırılan kredi ticari ve mesleki amaçlı ise KKDF istisnası kapsamındadır; kredinin ticari niteliği ve ödeme planında KKDF oranının %0 olarak belirlenmiş olması karşısında, kredinin erken ödemeyle kapatılması bankaya geriye dönük KKDF tahsil etme hakkı vermez ve haksız yapılan kesinti istirdada tabidir. KKDF kesintisine ilişkin olarak vergi dairesince veya başka bir merci tarafından doğrudan yapılmış bir tahakkuk yoksa ve kesinti doğrudan banka tarafından hesaplanarak müşteriden alınmışsa, iade isteminin muhatabı kesintiyi yapan bankadır; banka pasif husumet ehliyetine sahip olup davanın husumet yokluğundan reddi doğru değildir. Buna karşılık, taraflar arasında maktu olarak karşılıklı iradeyle kararlaştırılan komisyon ve dosya masrafının iadesi istenemez.
Ele alınan sorunlar
Ticari nitelikteki kredide erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF kesintisi yapılıp yapılamayacağı → kabul
İddia: Davacı, gerçek kişilere ticari amaçla kullandırılan kredilerde KKDF kesintisi yapılamayacağını, ödeme planında da kesinti yapılmayacağının belirtildiğini, yükümlülüklerine aykırı hiçbir davranışının bulunmadığını ve kesintinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Gerçek kişi olan kredi borçlusunun KKDF istisnasından yararlanabilmesi için kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılması gereklidir. 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesinde, bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) üzerinden %15, diğer krediler üzerinden ise %0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki kredi ticari nitelikte olup ödeme planında da KKDF %0 olarak belirlenmiştir. İlgili tebliğe göre ticari krediler KKDF istisnasında olduğundan, davalının erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili doğru değildir ve davacının bu kaleme yönelik istirdat talebi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
KKDF kesintisinin iadesi isteminde kesintiyi yapan bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı banka, KKDF kesintisinin kendi gelir kalemi olmadığını, yapılan kesintinin maliye fonuna aktarıldığını, iade taleplerinin ilgili vergi dairesinden istenmesi gerektiğini ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Gerekçe: Davacının kullandığı kredi ile ilgili KKDF kesintisine yönelik olarak vergi dairesince veya diğer merciler tarafından doğrudan yapılan bir tahakkuk bulunmamakta, kesinti doğrudan banka tarafından hesaplanarak davacıdan alınmış bulunmaktadır. Bu durumda davacının muhatabı kesintiyi yapan davalı banka olduğundan davalı pasif husumet ehliyetine sahiptir; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Maktu olarak kararlaştırılan komisyon ve dosya masrafının iadesinin istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, dosya masrafı kesintisinin dava konusu krediye değil daha önceki bir krediye ilişkin olduğunu, kredi sözleşmesinde dosya masrafı alınacağının belirtilmediğini, hangi işlemler için hangi oranda ücret tahsil edilebileceğinin belirli olmadığını ve tahsil edilen tutarın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı, kredi kullandırılan hesabına ilişkin olarak komisyon ve dosya masrafının tahsilini talep etmiştir. Bu durumda davacıdan komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan bedel, taraflar arasında maktu olarak karşılıklı irade ile kararlaştırılan bir bedel olduğundan iadesi istenemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ticari kredinin KKDF istisnasında olması nedeniyle erken ödeme üzerine geriye dönük KKDF tahsilinin haksız sayılması ve kesintiyi doğrudan hesaplayıp tahsil eden bankanın iade isteminde pasif husumet ehliyetine sahip bulunması bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet ehliyeti (taraf sıfatı): KKDF kesintisine ilişkin doğrudan bir tahakkuk bulunmayıp kesinti banka tarafından hesaplanarak müşteriden alınmışsa, iade isteminde husumet kesintiyi yapan bankaya yöneltilir; husumet yokluğundan ret kararı verilemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF)↗ KKDF istisnası↗ ticari kredi↗ tüketici kredisi↗ erken ödeme↗ istirdat↗ pasif husumet ehliyeti↗ dosya masrafı ve komisyon↗ maktu bedel↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Direnme kararı üzerine dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/2042 E. 2025/3586 K.
Ortak:istirdat · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde davalının, erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili doğru olmayıp, davacının bu kaleme yönelik «istirdat» talebi yerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/662 E. 2015/1546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · bilirkişi raporuna itiraz · i̇i̇k 257 · teminat mektubu · denetime elverişlilik · garantörlük · havale · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından davacıya verilen «teminat mektubunda» lehine «garanti» verilen şirketin KDV, KDV faizi, KKDF ve KKDF faizinin garanti altına alındığı, davacının «teminat mektubunun tazmini» talep ettiğinden davalı bankanın bu alacak kalemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, KDV olarak 41.729,47 TL, KDV faizi olarak 247.944 TL, KKDF olarak 7.«257» TL ve KKDF ceza faizi 52.164 TL olmak üzere toplam 349.094,47 TL'nin değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı ve fer'i müdahil vekili, rapora itirazlarını bildirir 07.01.2014 «havale» tarihli dilekçesinde «teminat mektubunda» «garanti» edilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, hesaplamada teminat miktarının aşıldığı, KKDF'nin ve KKDF ceza faizinin teminata «dahil» olmadığı, riskin gerçekleşme tarihi, faizin oranı ve hangi dönemleri kapsadığının belirsiz olduğu hususlarında «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği halde, mahkemece davalının ciddi itirazlarını karşılamak için ek rapor alınmadığı gibi kararın gerekçesinde de itirazlar değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, davalının ciddi itirazlarının karşılanması ve hesap şekli bakımından «denetime elverişli» ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (3) Davacı, davalıyı 15.08.2011 tarihinde «temerrüde» düşürmüş olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, davacı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «teminat mektubu» bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8006 E. 2023/2024 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi
İncelediğiniz kararda… İTO üyelik belgesi ile vergi levhasının yeterli görüldüğünü, gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmak kaydıyla menkul alım ve satımı için kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» kapsamına girmediğini, bu nedenle Bakanlar Kurulu kararı gereğince kesintiye tabi tutulamayacağını, mevzuat gereği kesinti yapılmaması gerekirken kesinti yapan bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle müvekkiline karşı bizzat sorumlu olduğunu, dosya kapsamında davalının bahsi geçen tutarı vergi dairesine ödediğine ilişkin hiç bir dekont ya da «kaydın» sunulmadığını, kaldı ki davalı tarafından 46.337,00 USD kesinti yapıldığı halde aynı gün TL'ye çevrilerek 81.831,14 TL KKDF cezası kesildiğini, davalının vergi dairesine ödeme yapmış olması halinde 81.831,14 TL üzerinden ödeme yapılabileceğini ve vergi dairesinden ancak bu miktarı iade alabileceklerini, oysa davalı bankanın USD üzerinden kesinti yaptığını, güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılması ve aradaki farkın ödenmesi halinde dahi müvekkilinin davalıdan 192.484,04 TL alacaklı olacağını, mahkemece bu hususların tartışılmadığını, taraflar arasındaki krediye ilişkin ödeme planında da KKDF kesintisi yapılmayacağının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde KKDF ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı hiç bir davranışının bulunmadığını, yine müvekkilinin daha önce kullandığı kredinin de erken ödeme ile kapatıldığını, ancak hiç bir şekilde KKDF kesintisi yapılmadığını, 35.000,00 USD lik dosya «masrafı» kesintisinin 28.04.2011 tarihli dava konusu krediye ilişkin olmadığını, dosya masrafının 22.07.2008 tarihinde kullanılan 2.000.000,00 USD bedelli kredi için alındı …
Uyuşmazlık, kullandırılan kredinin «ticari kredi» olup olmadığı, buna göre KKDF uygulanıp uygulanmayacağı hususuna ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · işlemiş faiz · komisyon · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
… pıldığı, bu nedenlerle KKDF kesintisine ilişkin istemin reddinin gerektiği, davacı tarafın ikinci isteminin ise ticari kredilerin erken kapatılması sırasında alınan «erken kapama komisyonlarının» iadesine ilişkin olduğu, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının kullandığı ticari kredilerin erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu alındığı hususunun ispatlanmadığı, erken kapama sırasında banka tarafından alınan miktarın kapatılan «ticari kredinin» bakiye asıl alacağı, «işlemiş faizi» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, bunlar dışında erken kapama komisyonu alındığına ilişkin davacı tarafından da bir belge sun …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3772 E. 2017/5575 K.
Ortak:tüketici kredisi
İncelediğiniz kararda… İTO üyelik belgesi ile vergi levhasının yeterli görüldüğünü, gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmak kaydıyla menkul alım ve satımı için kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» kapsamına girmediğini, bu nedenle Bakanlar Kurulu kararı gereğince kesintiye tabi tutulamayacağını, mevzuat gereği kesinti yapılmaması gerekirken kesinti yapan bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle müvekkiline karşı bizzat sorumlu olduğunu, dosya kapsamında davalının bahsi geçen tutarı vergi dairesine ödediğine ilişkin hiç bir dekont ya da «kaydın» sunulmadığını, kaldı ki davalı tarafından 46.337,00 USD kesinti yapıldığı halde aynı gün TL'ye çevrilerek 81.831,14 TL KKDF cezası kesildiğini, davalının vergi dairesine ödeme yapmış olması halinde 81.831,14 TL üzerinden ödeme yapılabileceğini ve vergi dairesinden ancak bu miktarı iade alabileceklerini, oysa davalı bankanın USD üzerinden kesinti yaptığını, güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılması ve aradaki farkın ödenmesi halinde dahi müvekkilinin davalıdan 192.484,04 TL alacaklı olacağını, mahkemece bu hususların tartışılmadığını, taraflar arasındaki krediye ilişkin ödeme planında da KKDF kesintisi yapılmayacağının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde KKDF ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı hiç bir davranışının bulunmadığını, yine müvekkilinin daha önce kullandığı kredinin de erken ödeme ile kapatıldığını, ancak hiç bir şekilde KKDF kesintisi yapılmadığını, 35.000,00 USD lik dosya «masrafı» kesintisinin 28.04.2011 tarihli dava konusu krediye ilişkin olmadığını, dosya masrafının 22.07.2008 tarihinde kullanılan 2.000.000,00 USD bedelli kredi için alındı …
Benzer bu karardaDavacı tarafından kullanılan kredi «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · kur farkı · emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ödeme planı · ipotek · genel kredi sözleşmesi · komisyon
Benzer bu kararda… nın KKDF ve BSMV ile ilgili iddiaları incelendiğinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre “dövize endeksli kredilerde borç bakiyesine ilişkin «kur farkı» ile dönem faizin cari kurdan TL karşılığı toplam tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen faizlere ek olarak döviz kredisinin kullandırıldığı tarihte kredinin ana para üzerinden hesaplanarak fona yatırılır” hükmü gereği bankaca tahsil edilen KKDF ve BSMV miktarlarının doğru uygulandığı, erken kapama cezası ile ilgili olarak davacı yanca sunulan «genel kredi sözleşmesinde» bulunan «ödeme planı» ile ilgili olarak erken ödeme ücretinin % 2 oran üzerinden hesaplanacağının açıkça yazılı olduğu, davacının %4 oranında bir hesaplama yaparak davacıdan 3.991,33 US …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, «genel kredi sözleşmesinin» geri ödeme planında «erken ödeme komisyonunun» %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi e …
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki «teminatı» «ipotek» olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» krediye emsal kredilerle ilgili «erken kapama komisyonunun» diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1064 E. , 2024/4477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/440 Esas, 2022/1782 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/855 E., 2019/980 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 28.04.2011 tarihinde 3.250.000 USD kredi çektiğini, müteakip çektiği krediyi erken ödeme yaparak kapattığını, davalı banka tarafından ilk aylarda Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) için kesintiler yapılmadığını, bankalar ve finansman şirketlerince gerçek kişilere ticari amaçla kullandırılan diğer kredilerde KKDF kesintisi yapılamayacağının açıkça belirtilmesine rağmen davalı banka tarafından müvekkilinden KKDF kesintisi yapıldığını, yine müvekkilinden dosya masrafı adı altında da kesintiler yapıldığını, davacıdan haksız şekilde virman suretiyle tahsil edilen KKDF ve dosya masraflarının miktarlarının tam olarak tespiti ve iadesi için davalı bankaya başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edildiğini, davalı bankanın cevabi ihtarnamesi ile talebin reddedildiğini, davacının kullandığı kredi nedeniyle yapılan kesintilerin haksız ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek haksız olarak tahsil edilen KKDF kesintisine karşılık şimdilik 500-USD'nin ve dosya masrafına karşılık şimdilik 500,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi oranı ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 31.08.2018 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile KKDF kesintisi nedeniyle talebini 46.337,00 USD'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmelerde kredinin erken kapatılması halinde alınacak ücretlerin açık ve anlaşılabilir şekilde yer aldığını, tacir olan ve basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davacının sözleşmeleri özgür iradesiyle imzaladığını, yine kredinin erken kapatılması nedeniyle ve sözleşme gereğince tahakkuk edecek kesintilerin yapılması yönündeki talimatını da imzalayarak bankaya tevdi ettiğini, 28.04.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 2.09 maddesinde kredinin erken ödemeyle kapatılması halinde banka tarafından davacıdan yapılacak tahsilatların açıkça düzenlendiğini, davacının ayrıca imzasıyla onayladığı kendi el yazısı ile kesintilerin yapılması talimatı verdiğini, yine kredi sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz parçası niteliğindeki sözleşmede yapılacak tahsilatların açıkça yer aldığını ve davacının imzalayarak ve kabul ederek taahhütte bulunduğunu, tacir olan müvekkilinin sağladığı krediler nedeniyle sözleşmelerle kararlaştırılan kesintileri yapmaya hakkının olduğunu, KKDF kesintisinin davalı hesaplarına giren bir bedel olmadığını, maliyeye yatırılmak üzere yasa gereği yapılan bir kesinti olduğunu, bu alacak nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kredi kullandırılması ve dosya masrafı ile diğer masrafların hesaptan tahsil edilmesi hususunda bankaya yazılı talimat verdiği, yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine göre de dosya masrafı dahil olmak üzere kredi sebebiyle yapılacak tahsilatların sözleşmede açıkça yer aldığı göz önüne alındığında davalının dosya masrafı tahsilatının dayanağının bulunduğu, bilirkişi raporlarında etraflıca açıklandığı üzere, tahsil edilmiş ücretin diğer emsal müşterilere kullandırılan kredilere uygulanan ücretlerle uyumlu olduğu, ortalamanın altında tahsilat yapılması nedeniyle makul olduğu, davacının dosya masrafını talep etmesinde haksız olduğu, bunun dışında kanuni düzenleme kapsamında bankaların hesapladıkları KKDF kesintilerini bağlı bulundukları vergi dairesine izleyen ayın 15.
günü akşamına kadar bildirecekleri ve aynı süre içinde ödeyecekleri, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere hesaplarına intikal ettirilen kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin Maliye Bakanlığınca vergi gelirlerine ilişkin yetkileri kapsamında takip edileceği hükme bağlanmakla finans kuruluşlarının krediler üzerinden yaptığı KKDF kesintisinin bankaya ait olmayıp Maliye Bakanlığı bünyesindeki fona ait olduğu, davacının kullandığı kredi sebebi ile hesaplanıp davalı ... tarafından ilgili vergi dairesine ödendiği anlaşılan KKDF kesintilerinin iadesi için davalıya husumet yöneltilmeyeceği, davacının bu istemi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının özelgesiyle belirlendiği gibi, KKDF kesintisi yapan davalı bankanın kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gerekli evraklarla müracaat etmesi gerektiği gerekçesiyle dosya masrafına yönelik talep bakımından esastan, KKDF kesintisi ile ilgili talep bakımından ise davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinden haksız şekilde tahsil edilen KKDF ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 06.06.2012 ve 29.01.2014 tarihli özelgelerinin bulunduğunu, KKDF kesintisinden muaf olabilmek için İTO üyelik belgesi ile vergi levhasının yeterli görüldüğünü, gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmak kaydıyla menkul alım ve satımı için kullandırılan kredilerin tüketici kredisi kapsamına girmediğini, bu nedenle Bakanlar Kurulu kararı gereğince kesintiye tabi tutulamayacağını, mevzuat gereği kesinti yapılmaması gerekirken kesinti yapan bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle müvekkiline karşı bizzat sorumlu olduğunu, dosya kapsamında davalının bahsi geçen tutarı vergi dairesine ödediğine ilişkin hiç bir dekont ya da kaydın sunulmadığını, kaldı ki davalı tarafından 46.337,00 USD kesinti yapıldığı halde aynı gün TL'ye çevrilerek 81.831,14 TL KKDF cezası kesildiğini, davalının vergi dairesine ödeme yapmış olması halinde 81.831,14 TL üzerinden ödeme yapılabileceğini ve vergi dairesinden ancak bu miktarı iade alabileceklerini, oysa davalı bankanın USD üzerinden kesinti yaptığını, güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılması ve aradaki farkın ödenmesi halinde dahi müvekkilinin davalıdan 192.484,04 TL alacaklı olacağını, mahkemece bu hususların tartışılmadığını, taraflar arasındaki krediye ilişkin ödeme planında da KKDF kesintisi yapılmayacağının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde KKDF ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı hiç bir davranışının bulunmadığını, yine müvekkilinin daha önce kullandığı kredinin de erken ödeme ile kapatıldığını, ancak hiç bir şekilde KKDF kesintisi yapılmadığını, 35.000,00 USD lik dosya masrafı kesintisinin 28.04.2011 tarihli dava konusu krediye ilişkin olmadığını, dosya masrafının 22.07.2008 tarihinde kullanılan 2.000.000,00 USD bedelli kredi için alındığını, ayrıca tahsil edilen 35.000,00 USD nin fahiş olduğunu, bankaca kredi için hiç bir işlem yapmadığını, Yargıtay kararlarının da aynı yönde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile KKDF kesintisi yönünden; davacının kullandığı kredi ile ilgili KKDF kesintisine yönelik vergi dairesince veya diğer merciler tarafından doğrudan yapılan bir tahakkuk bulunmadığı, bahsi geçen kesinti doğrudan banka tarafından hesaplanarak davacıdan alınmış olduğu, davacının muhatabı kesintiyi yapan davalı banka olduğundan davalının pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, bu nedenle mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı, bunun yanı sıra KKDF kesintisi istisnalarına ilişkin düzenlemelerin Bakanlar Kurulu kararlarında ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan tebliğlerde yer verildiği, bu kapsamda 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesinde, bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri üzerinden (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) % 15 oranında, diğer krediler üzerinden ise % 0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiş olduğu, bu düzenlemeye göre gerçek kişi olan kredi borçlusunun KKDF istisnasından yararlanabilmesi, kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılmasına bağlı olduğu, davalı banka tarafından davacıya 28.04.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında aynı tarihte 3.264.000,00 USD kredi kullandırıldığı ve ödeme planında KKDF tutarının % 0 olarak belirlendiği, davalı banka tarafından bahsi geçen kredinin tacir sıfatıyla davacıya taşınmaz alımı için kullandırıldığının, KKDF kesintisi yapılmaması için krediyi kullanacak basit usulde vergiye tabi kişilerin ilgili bankaya, vergi levhası ile odaya kayıt belgesini ibraz etmeleri ve taşınmaz veya ticari araç gibi iktisadi kıymetlerin ticari faaliyette kullanılacağına dair yazılı beyanda bulunması gerektiği halde ve davacıya bu konuda süre verildiği halde davacının krediye konu taşınmazı işletme defterine işletmemesi ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle yasa gereğince geçmişe dönük KKDF kesintisi yapıldığının belirtildiği, davacıya kullandırılan ve süresinden önce kapatılan kredinin davacının ticari faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin ispatlayıcı bilgi ve belge sunulmadığı ve bu suretle davacının KKDF istisnasından yararlanması gerektiğini ispatlayamadığı, dosya masrafı yönünden;
davacının, davalı bankadan 28.04.2011 tarihli kredi ile ilgili 3185250 nolu hesabına 3.264.000,00 USD 60 ay vadeli kredi kullandırılarak 35.000,00 USD komisyon ve dosya masrafının tahsilini talep ettiği, bu durumda davacıdan alınan komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan bedelin taraflar arasında maktu olarak karşılıklı irade ile kararlaştırılan bir bedel olduğu, dolayısıyla iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle KKDF kesintisi talebi yönünden davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı yanın savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini, KKDF kesintisinin mevzuata aykırı olduğunu, 28.04.2011 tarihli talimatın önceki krediye ilişkin olduğunu, zira müvekkilinin 3.264.000,00 USD kredinin kullandığı tarihte tekrar aynı gün kredi borcunun kapatılmasını talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinde dosya masrafı alınacağının belirtilmediğini, hangi işlemler sebebiyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin belirli olmadığını, Ticaret Kanununda bankaların uygun bir ücret istenebileceği hüküm altına alınmışsa da davalı bankanın müvekkilden dosya masrafı adı altında 35.000,00 USD'lik kesintinin fahiş olduğunu belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu olan KKDF kesintisi, müvekkilİ bankanın gelir kalemi olmadığı gibi yapılan kesinti T.C. Maliye Bakanlığının fonuna aktarıldığını, dolayısıyla iade taleplerinin müvekkili bankadan değil, ilgili vergi dairesinden yapılması gerektiğini, dolayısıyla vergi dairesinden talepte bulunmadan ve dava açmadan müvekkil bankaya karşı dava açılması nedeniyle KKDF talebi yönünden davanın pasif husumet ehliyeti olmadığından reddi gerektiğini, ayrıca mevzuata aykırı yapıldığı iddia edilen KKDF kesintisi talebinin haksız fiil hükümlerine göre zaman aşımına uğradığını belirterek kararın KKDF kesintisi talebine ilişkin verilen karar yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, kullandırılan kredinin ticari kredi olup olmadığı, buna göre KKDF uygulanıp uygulanmayacağı hususuna ilişkindir.
2.Dava, davalı bankadan kullanılan kredi nedeniyle dosya masrafı ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisi adı altında yapılan kesintinin tahsili istemidir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi, 4389 sayılı Kanun'un 11'inci maddesi, 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Gerçek kişi olan kredi borçlusunun KKDF istisnasından yararlanabilmesi için kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılması gereklidir. Bu kapsamda 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesinde; bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri üzerinden (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) % 15 oranında, diğer krediler üzerinden ise % 0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki kredi ticari nitelikte olup, ödeme planında da KKDF %0 olarak belirlenmiştir. Yukarıda bahsi geçen ilgili tebliğe göre, ticari krediler KKDF istisnasındadır. O halde davalının, erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili doğru olmayıp, davacının bu kaleme yönelik istirdat talebi yerindedir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061145900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz