6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16494 E. 2013/2404 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet kefil haciz kredi sözleşmesi yasal faiz kusur

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2000 yılında dava dışı ... isimli şahsın davalı banka ile yapmış olduğu kredi sözleşmesine 50.000,000 TL tutarla kefil olduğu, başlatılan icra takibi üzerine kefalet miktarı kadar borcunu 27.02.2008 tarihinde ödemesine rağmen davacının ...'taki hesabına haciz konulduğu, 22.07.2010 tarihinde para çekmek için başvurduğunda haciz nedeniyle parasını çekemeyen davacının ... dışına çıkma planının gerçekleşmediği, davacının hesabı üzerindeki haczin ancak 22.07.2010 tarihinde kaldırıldığı, davalı bankanın icra dosyasında gerekli takibi yapmayarak davacının ...'ta bulunan nakit parasını çekememesine

sebebiyet verdiği ve bu nedenle davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle 7.000 TL manevi tazminatın 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı tarafından kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen dava dışı banka nezdindeki hesabına davalı lehine icra müdürlüğü aracılığıyla haciz konulmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacının manevi tazminata dayanak yaptığı banka hesabına gönderilen haciz yazısı davalının talebi ile gönderilmemiştir. Zira davalı banka vekili tarafından 22.06.2009 tarihinde icra müdürlüğünden davacı dışındaki takip borçlularının hesaplarına haciz konulması istenilmiş, icra müdürlüğü ise talep olmamasına rağmen davacının hesaplarına da haciz koymuştur. Bu itibarla, icra müdürlüğünün hatalı işlemine dayalı olarak davacının hesaplarına haciz konulması ve bu nedenle de davacının zarara uğramasında, davalı bankaya izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8365 E. 2010/2593 K.

    Ortak: · Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8780 E. 2010/90 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2510 E. 2015/1324 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2946 E. 2013/2698 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16494 E.  ,  2013/2404 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.09.2011 tarih ve 2010/277-2011/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılında dava dışı ... isimli kişinin davalı banka ile düzenlediği kredi sözleşmesine kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkili ve diğer kredi borçluları aleyhine icra takibi başlatılması üzerine müvekkilince kefil olunan 50.000 TL'nin davalı bankaya ödendiğini, davalı bankanın müvekkilinden başka bir alacağı kalmadığına dair kendisine 05.03.2008 tarihli yazıyı verdiğini, aradan yaklaşık iki yıl geçtikten sonra 22.07.2010 tarihinde müvekkilinin ... A.Ş.'ye parasını çekmek için gittiğinde hesabı üzerine davalı banka lehine haciz konulduğunu öğrendiğini, ....07.2010 tarihinde ...'a, 29.07.2010 tarihinde ise ...'ye seyahat etmeyi planlayan müvekkilinin bu seyahat için biriktirdiği parasını alamayınca büyük üzüntü yaşadığını, birkaç yıl önce kanser tedavisi gören müvekkilinin hastalığının tekraralnma riskinin bulunduğunu ve kanserin en büyük tetikçisinin de stres ve üzüntü olduğunu, her ne kadar haciz kararı daha sonra kaldırılmış ise de davalının ihmali nedeniyle büyük üzüntü yaşayan ve küçük düşürülen müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ....000 TL manevi tazminatın 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, BK'nın 60. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının hesabı üzerine müvekkilinin talebi ile haciz konulmadığını, müvekkilinin diğer takip borçluları için haciz talebinde bulunması üzerine icra müdürlüğünce sehven davacının da hesabına haciz konulması yönünde müzekkere yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2000 yılında dava dışı ... isimli şahsın davalı banka ile yapmış olduğu kredi sözleşmesine 50.000,000 TL tutarla kefil olduğu, başlatılan icra takibi üzerine kefalet miktarı kadar borcunu 27.02.2008 tarihinde ödemesine rağmen davacının ...'taki hesabına haciz konulduğu, 22.07.2010 tarihinde para çekmek için başvurduğunda haciz nedeniyle parasını çekemeyen davacının ... dışına çıkma planının gerçekleşmediği, davacının hesabı üzerindeki haczin ancak 22.07.2010 tarihinde kaldırıldığı, davalı bankanın icra dosyasında gerekli takibi yapmayarak davacının ...'ta bulunan nakit parasını çekememesine

sebebiyet verdiği ve bu nedenle davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle 7.000 TL manevi tazminatın 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı tarafından kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen dava dışı banka nezdindeki hesabına davalı lehine icra müdürlüğü aracılığıyla haciz konulmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacının manevi tazminata dayanak yaptığı banka hesabına gönderilen haciz yazısı davalının talebi ile gönderilmemiştir. Zira davalı banka vekili tarafından 22.06.2009 tarihinde icra müdürlüğünden davacı dışındaki takip borçlularının hesaplarına haciz konulması istenilmiş, icra müdürlüğü ise talep olmamasına rağmen davacının hesaplarına da haciz koymuştur.

Bu itibarla, icra müdürlüğünün hatalı işlemine dayalı olarak davacının hesaplarına haciz konulması ve bu nedenle de davacının zarara uğramasında, davalı bankaya izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484619600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.