6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8780 E. 2010/90 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı infazda tereddüt 3095 sayılı kanun usuli kazanılmış hak sözleşmenin feshi infaz kazanılmış hak kâr kaybı temerrüt faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 26.02.2007 tarih 2006/91 esas 20073510 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Borçlar Kanununun 68.md. göz önünde tutularak davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği kazanç kaybı miktarının 11.691.000.000 TL olduğu belirlenmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.691,00 YTL'nin 21.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek banka temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacının davalı bankadaki vadesiz mevduat hesabından parasının tümünü çekememesi nedeniyle dava dışı şirketle yapmış olduğu sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, en yüksek banka temerrüt faizi ile temerrüt faizi talep etmiş olup, her hangi bir oran göstermemiştir.

Mahkemece verilen ilk kararda reeskont oranına göre temerrüt faizine karar vermiş olup, bu husus davacı tarafından temyiz konusu yapılmamış olmakla bu oran yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.

Mahkemece temyize konu kararda banka temerrüt faizi üzerinden temerrüt faizine karar verilmiş ise de, bu şekilde verilen karar infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup, gerek davalı yararına usulü kazanılmış hak ve gerekse davacı vekilinin talebinin 3095 Sayılı Kanun'un 1. maddesinde yazılı olan kanuni faize karşılık gelmesi karşısında, yazılı olduğu şekilde temerrüt faizine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6267 E. 2018/434 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14781 E. 2015/3268 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8780 E.  ,  2010/90 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Rize Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.03.2008 tarih ve 2007/270-2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten piyasa fiyatının altında 16.359 kg çay satın almak üzere 15.09.2001 tarihli sözleşme imzaladığını, dava dışı şirketin çayların 23.09.2001 tarihine kadar satın alınmasını şart koştuğunu, çaylara karşılık ödenecek bedelin 16.104.000.000.-TL olduğunu, davacının davalı Bankanın Rize Şubesinde bulunan vadesiz hesabından 16.720.000.000.-TL'nı çekmek için 21.09.2001 tarihinde anılan Şubeye başvurduğunu, Banka Müdürünün “para mara yok, pazartesi gel, muhatabım değilsin” dediğini, bu durumun noter vasıtası ile tespit ettirildiğini, müvekkilinin Bankadaki parasını çekmediği için dava dışı şirketten çayları satın alamadığını, böylelikle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 13.326.000.000.-TL maddi, 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın en yüksek banka temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkilinin kendisini oyalayarak parasını ödemediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının hesabına 21.09.2001 Cuma günü 16.750.000.000.-TL havale geldiğini, havalenin geliş saatinden beş dakika sonra davacının talimatı ile 2.500.000.000.-TL'nın... Petrol adlı firma hesabına virman yapıldığını, haftanın son günü olmasına ve havalenin gelişinden 34 dakika sonra havalenin tümünün hazır edilmesine rağmen davacının parasının geri kalanını almadığını, gerçekte ortada yapılmış ne bir sözleşme, nede bir zararın olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 26.02.2007 tarih 2006/91 esas 20073510 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, Borçlar Kanununun 68.md. göz önünde tutularak davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği kazanç kaybı miktarının 11.691.000.000 TL olduğu belirlenmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.691,00 YTL'nin 21.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek banka temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacının davalı bankadaki vadesiz mevduat hesabından parasının tümünü çekememesi nedeniyle dava dışı şirketle yapmış olduğu sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, en yüksek banka temerrüt faizi ile temerrüt faizi talep etmiş olup, her hangi bir oran göstermemiştir.

Mahkemece verilen ilk kararda reeskont oranına göre temerrüt faizine karar vermiş olup, bu husus davacı tarafından temyiz konusu yapılmamış olmakla bu oran yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.

Mahkemece temyize konu kararda banka temerrüt faizi üzerinden temerrüt faizine karar verilmiş ise de, bu şekilde verilen karar infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup, gerek davalı yararına usulü kazanılmış hak ve gerekse davacı vekilinin talebinin 3095 Sayılı Kanun'un 1. maddesinde yazılı olan kanuni faize karşılık gelmesi karşısında, yazılı olduğu şekilde temerrüt faizine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden H.U.M.K.nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. satırında yer alan “itibaren işleyecek banka temerrüt faizi” ibaresinin çıkarılarak yerine, “17.05.2002 tarihine kadar %55, 18.05.2002 tarihinden 14.06.2003 tarihine kadar %50, 15.06.2003 tarihinden 08.10.2003 tarihine kadar %43, 09.10.2003 tarihinden 15.06.2004 tarihine kadar %38, 16.06.2004 tarihinden 13.01.2005 tarihine kadar %32, 14.01.2005 tarihinden 25.05.2005 tarihine kadar %28, 26.05.2005 tarihinden 20.12.2005 tarihine kadar %23, 21.12.2005 tarihinden 20.12.2006 tarihine kadar %27, 21.12.2006 tarihinden 28.12.2007 tarihine kadar %25, 29.12.2007 tarihinden %19 ve değişen oranlarda reeskont faizi” ibaresinin konulmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007596900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.