Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4148 E. 2014/10274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası↗ alacak davası↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak davalarının tanınması ve tenfizi yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca tenfiz kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir. Dosya içerisinde bulunan Bakanlık yazısında, iki ülke arasında alacak davalarına yönelik bir anlaşma olmadığı bildirilmiş, fiili uygulama bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmemiş, ilamın verildiği ülkenin mevzuatında tenfizi mümkün kılan bir kanun maddesi bulunup bulunmadığı yönünde bir tespitte de bulunulmamıştır. Gelen yazı yanıtında fiili uygulama ve o yerin kanunları açısından bir değerlendirme yapılmadığından bu yazı sağlıklı sonuç almaya yeterli değildir. Bu itibarla mahkemece bu hususlar araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4852 E. 2019/698 K.
Ortak:karşılıklılık esası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca «tenfiz» kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacak davalarının» tanınması ve «tenfizi» yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
1990/347 K.) Bu durumda MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevapta gösterilen Hollanda mevzuatındaki «tanıma» ve tenfiz engelleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından, kararın davacı yarar …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3197 E. 2014/9314 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacak davalarının» tanınması ve «tenfizi» yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca «tenfiz» kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir.
Benzer bu kararda2- Ancak dava, yabancı mahkeme kararlarının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri’nden verilmiş ilamların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın «savunma hakkına» ilişkin usulü işlemlere uyulmuş olmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · dava dilekçesinin tebliği · savunma hakkı · kısıtlılık · münhasırlık · kamu düzeni · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBunlar, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri’nden verilmiş ilamların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın «savunma hakkına» ilişkin usulü işlemlere uyulmuş olmasıdır.
Davalının savunmasının doğru olması halinde, «savunma hakkının kısıtlanmış» olacağı ve bu durumun 5718 sayılı MÖHUK'nın 54/ç maddesi uyarınca Türk «kamu düzenine» aykırı bulunduğundan «tenfiz» engeli oluşturacağı tabiidir.
… şısında mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, bu konuda ispat yükümlülüğü kendisine düşen davacıya süre verilip tebliğ belgelerinin getirtilmesi ve «tenfizi» istenen kararlarda yabancı mahkemelerce, davalıya dava dilekçesinin ne şekilde tebliğ edildiğinin, dolayısıyla davalının «savunma hakkının kısıtlanmış» olup olmadığının araştırılması, tebliğin usulüne uygun olduğunun belirlenmesi halinde davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yabancı mahkeme kararlarının Türk «kamu düzenine» açıkça aykırılıklarının bulunmadığı, kaldı ki kararların "davalının davayı kabul etmesi üzerine kurulan hüküm" şeklinde açıklanarak gerekçelendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6371 E. 2023/5889 K.
Ortak:karşılıklılık esası · tenfiz
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca «tenfiz» kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacak davalarının» tanınması ve «tenfizi» yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4148 E. , 2014/10274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 31/10/2013
NUMARASI 2011/434-2013/518
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2011/434-2013/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket F.. SA arasında 17/03/2010 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu şirketin münferiden temsile yetkili kişisi olduğunu ve sözleşmeyi hem şirket yetkilisi, hem de şahsen müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından Amsterdam (Hollanda) Mahkemesi'nde davalının da aralarında bulunduğu borçlular aleyhine alacak davası açıldığını, davanın 21/09/2011 tarihinde karara bağlandığını ve müvekkili bankanın alacaklı olduğuna hükmedildiğini, söz konusu karara rağmen müvekkili bankanın alacağının ödenmediğini ileri sürerek davalı aleyhine alınan ve kesin hüküm haline gelen, Amsterdam Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hollanda mahkemesinin vermiş olduğu alacak kararının "Milletlerarası Özel Hukuk" kuralları açısından Türk mahkemesince tenfiz edilemeyeceğini, iki ülke arasında bu konu ile ilgili mütekabiliyet anlaşması veya fiili uygulamanın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacak davalarının tanınması ve tenfizi yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca tenfiz kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir. Dosya içerisinde bulunan Bakanlık yazısında, iki ülke arasında alacak davalarına yönelik bir anlaşma olmadığı bildirilmiş, fiili uygulama bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmemiş, ilamın verildiği ülkenin mevzuatında tenfizi mümkün kılan bir kanun maddesi bulunup bulunmadığı yönünde bir tespitte de bulunulmamıştır. Gelen yazı yanıtında fiili uygulama ve o yerin kanunları açısından bir değerlendirme yapılmadığından bu yazı sağlıklı sonuç almaya yeterli değildir.
Bu itibarla mahkemece bu hususlar araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101780100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz