Alacak | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5077 E. 2023/7091 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı↗ hesap mutabakatı↗ ticari avans faizi↗ zamanaşımı defi↗ mutabakat↗ hakkın kötüye kullanılması↗ cari hesap↗ ticari faiz↗ muacceliyet↗ taşıma sözleşmesi↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ ifa↗ sebepsiz zenginleşme↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ ıslah↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/496 E., 2019/1110 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 06.04.2005 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ettiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarına ilişkin 22.01.2007 tarihinde mutabakat imzalandığını, davalının müvekkiline 31.12.2006 tarihi itibarıyla 216.000,00 USD karşılığı 303.609,60 TL borcu olduğu, alacağının ise 43.786,99 TL olduğunun beyan edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 259.822,61 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 563.712,53 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep emiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili ile imzaladığı 07.04.2005 tarihli protokolün 2 nci maddesinde "Tetra Irak'ta alıcıya eksik LPG teslimlerinden dolayı doğabilecek yaklaşık 188.000 USD LPG bedeli karşılığında 188.000 USD alacağını Aygaz'a teminat olarak bırakmayı kabul etmiştir" şeklindeki ifade ve aynı protokolün 3 üncü maddesinde "Tetra, alıcı (SOMO) ile Aygaz'ın yapacağı cari hesap mutabakatı neticesinde eksik teslim karşılığı tahsil edilemeyen tutarın, teminat olarak bırakılan 188.000 USD tutardan tahsil edilmesini kabul eder" şeklindeki ifadeler uyarınca 188.000,00 USD alacağını teminat olarak bıraktığını ve ileride fire bedelinin bu tutardan tahsil edileceğini kabul ettiğinden hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, geciktirici olumsuz şartın gerçekleşmemiş olmasına bağlı olarak alacak muaccel hale gelecek olup bu şartın gerçekleşmesi tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin işleyeceği, taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli protokolde davalının dava dışı Somo firması ile yapacağı hesap mutabakatı neticesinde, teminatın ... bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak hesap mutabakatı için bir sürenin öngörülmediği, davacı tarafça protokol yapıldıktan ve aradan 2 yıl geçtikten sonra takip yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği dikkate alındığında alacağın muaccel olup olmadığının bu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiği, protokolün yapıldığı 07.04.2005 tarihinin üzerine 2 yıl geçmesine ve protokol yapılacak dava dışı 3 üncü kişinin yurt dışında yerleşik olması nedeniyle davacının 2 yıllık süreyi beklemesinin dürüstlük kuralı dikkate alındığında yeterli olacağı, protokolde teminatın ... bırakılması için süre öngörülmemesinin ahlaka aykırı olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davalının hakkını kötüye kullandığı kanaatine varıldığı, takip tarihi itibarıyla davalının temerrütünün gerçekleştiği, davanın açıldığı 29.04.2016 tarihi itibarıyla 10 yıllık süre dolmadığından davalının zamanaşımı definin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 563.712,53 TL'nin 25.04.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde 259.822,61 TL'nin 2006 yılından itibaren faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise davacı defterlerinden davacının alacaklı olduğu tutarın 584.254,61 TL olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olmamasına rağmen tutarın 259.822,61 TL’den 584.254,61 TL’ye yükselmesinin nedeninin ise USD olan alacağın TL karşısında değerinin artması sonucunda oluşan kur artışından kaynaklandığı şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, Mahkemece hem kur artışından etkilenen tutarın dikkate alındığını, hem de bu tutara 2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletildiğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini, ya talep edilen 259.822,61 TL'ye 2007 yılından itibaren faiz işletilmesi ya da 2016 yılı itibarıyla kur artışı hesabı yapıldıktan sonra bulunan tutara 2016 yılından itibaren ticari faiz işletmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, 259.822,61 TL alacağa takip tarihinden itibaren, ıslahla artırılan 303.889,92 TL. alacağa 29.04.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkili tarafından teminatın tahsil edilmesinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve protokole uygun olduğunu, müvekkili ile SOMO arasında cari hesap mutabakatının sağlanması müvekkilinin tüm çabalarına rağmen mümkün olmadığından ve aradan geçen zamanda da SOMO'dan alacağın tahsiline yönelik bir gelişme olmadığından 31.03.2016 tarihi itibarıyla SOMO'da olan müvekkili şirket alacağına karşı ilgili teminat tutarının müvekkilinin hesaplarına aktarıldığını, geciktirici koşulun gerçekleşmiş olduğu savunmaları dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, aksi halde Irak'ta bulunan SOMO şirketine cari mutabakat konusunda müzekkere yazılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlık bakımından zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ve davacının alacağının miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili müvekkilinin dava konusu teminatı hesaplarına aktarmakta haklı olduğunu ileri sürmüş ise de istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4278 E. 2021/3401 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tecavüzün önlenmesi ve kararın «ilanına» ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 4.822,50 TL maddi, 5.000.-TL manevi tazminatın 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1298 E. 2013/2042 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · temerrüt · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının müvekkili ile imzaladığı 07.04.2005 tarihli «protokolün» 2 nci maddesinde "Tetra Irak'ta alıcıya eksik LPG «teslimlerinden» dolayı doğabilecek yaklaşık 188.000 USD LPG bedeli karşılığında 188.000 USD alacağını Aygaz'a «teminat» olarak bırakmayı kabul etmiştir" şeklindeki ifade ve aynı protokolün 3 üncü maddesinde "Tetra, alıcı (SOMO) ile Aygaz'ın yapacağı «cari hesap mutabakatı» neticesinde eksik teslim karşılığı tahsil edilemeyen tutarın, teminat olarak bırakılan 188.000 USD tutardan tahsil edilmesini kabul eder" şeklindeki ifadeler uyarı …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, geciktirici «olumsuz» şartın gerçekleşmemiş olmasına bağlı olarak alacak «muaccel» hale gelecek olup bu şartın gerçekleşmesi tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin işleyeceği, taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli «protokolde» davalının dava dışı Somo firması ile yapacağı «hesap mutabakatı» neticesinde, «teminatın» ... bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak hesap mutabakatı için bir sürenin öngörülmediği, davacı tarafça protokol yapıldıktan ve aradan 2 yıl geçtikten sonra takip yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği dikkate alındığında alacağın muaccel olup olmadığının bu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiği, protokolün yapıldığı 07.04.2005 tarihinin üzerine 2 yıl geçmesine ve protokol yapılacak dava dışı 3 üncü kişinin yurt dışında yerleşik olması nedeniyle davacının 2 yıllık süreyi beklemesinin «dürüstlük kuralı» dikkate alındığında yeterli olacağı, protokolde teminatın ... bırakılması için süre öngörülmemesinin ahlaka aykırı olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davalının «hakkını kötüye kullandığı» kanaatine varıldığı, takip tarihi itibarıyla davalının «temerrütünün» gerçekleştiği, davanın açıldığı 29.04.2016 tarihi itibarıyla 10 yıllık süre dolmadığından davalının «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 563.712,53 TL'nin 25.04.2007 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 06.04.2005 tarihinde «taşıma sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini «ifa» ettiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarına ilişkin 22.01.2007 tarihinde «mutabakat» imzalandığını, davalının müvekkiline 31.12.2006 tarihi itibarıyla 216.000,00 USD karşılığı 303.609,60 TL borcu olduğu, alacağının ise 43.786,99 TL olduğunun beyan edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 259.822,61 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 563.712,53 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep emiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasır delil sözleşmesi · münhasır delil · delil sözleşmesi · kısmi itiraz · taşıtan · imza incelemesi · teminat mektubu · münhasırlık
Benzer bu karardaOysa yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle anılan belgelerin incelenmesi gerekli ise de, 09.11.2006 tarihli «taşıma sözleşmesinin» 4.18. maddesinin «münhasır delil sözleşmesi» olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Ancak davalı vekili bu listelerde müvekkili tarafından yapıldığı ileri sürülen taşımaların bir «kısmına itiraz» etmiş, anılan listelerde müvekkilinin «temsilcisi» ...’e ait olduğu iddia edilen mührün ve imzaların sahte olduğunu savunmuş, gerekirse temsilcilerinin «imza incelemesi» için hazır edilebileceğini bildirmiş ve müvekkilince anılan dönemde Irak’tan Habur’a yapılan taşımalara ait olduğunu bildirdiği SOMO antetli Irak taşıma senetleri …
Mahkemece daha sonra görüşüne başvurulan 31.08.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bu kez taraflar arasındaki sözleşmede SOMO kayıtlarının «münhasır delil» olarak kabul edildiğine dair 4.18. maddenin bulunduğu, bu hüküm karşısında davalının başka bir delil sunamayacağı bildirilerek, ilk bilirkişi raporu ile aynı sonuca varılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5077 E. , 2023/7091 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/773 Esas, 2022/829 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/496 E., 2019/1110 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 06.04.2005 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ettiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarına ilişkin 22.01.2007 tarihinde mutabakat imzalandığını, davalının müvekkiline 31.12.2006 tarihi itibarıyla 216.000,00 USD karşılığı 303.609,60 TL borcu olduğu, alacağının ise 43.786,99 TL olduğunun beyan edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 259.822,61 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 563.712,53 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep emiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili ile imzaladığı 07.04.2005 tarihli protokolün 2 nci maddesinde "Tetra Irak'ta alıcıya eksik LPG teslimlerinden dolayı doğabilecek yaklaşık 188.000 USD LPG bedeli karşılığında 188.000 USD alacağını Aygaz'a teminat olarak bırakmayı kabul etmiştir" şeklindeki ifade ve aynı protokolün 3 üncü maddesinde "Tetra, alıcı (SOMO) ile Aygaz'ın yapacağı cari hesap mutabakatı neticesinde eksik teslim karşılığı tahsil edilemeyen tutarın, teminat olarak bırakılan 188.000 USD tutardan tahsil edilmesini kabul eder" şeklindeki ifadeler uyarınca 188.000,00 USD alacağını teminat olarak bıraktığını ve ileride fire bedelinin bu tutardan tahsil edileceğini kabul ettiğinden hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, geciktirici olumsuz şartın gerçekleşmemiş olmasına bağlı olarak alacak muaccel hale gelecek olup bu şartın gerçekleşmesi tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin işleyeceği, taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli protokolde davalının dava dışı Somo firması ile yapacağı hesap mutabakatı neticesinde, teminatın ... bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak hesap mutabakatı için bir sürenin öngörülmediği, davacı tarafça protokol yapıldıktan ve aradan 2 yıl geçtikten sonra takip yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği dikkate alındığında alacağın muaccel olup olmadığının bu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiği, protokolün yapıldığı 07.04.2005 tarihinin üzerine 2 yıl geçmesine ve protokol yapılacak dava dışı 3 üncü kişinin yurt dışında yerleşik olması nedeniyle davacının 2 yıllık süreyi beklemesinin dürüstlük kuralı dikkate alındığında yeterli olacağı, protokolde teminatın ...
bırakılması için süre öngörülmemesinin ahlaka aykırı olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davalının hakkını kötüye kullandığı kanaatine varıldığı, takip tarihi itibarıyla davalının temerrütünün gerçekleştiği, davanın açıldığı 29.04.2016 tarihi itibarıyla 10 yıllık süre dolmadığından davalının zamanaşımı definin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 563.712,53 TL'nin 25.04.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde 259.822,61 TL'nin 2006 yılından itibaren faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise davacı defterlerinden davacının alacaklı olduğu tutarın 584.254,61 TL olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olmamasına rağmen tutarın 259.822,61 TL’den 584.254,61 TL’ye yükselmesinin nedeninin ise USD olan alacağın TL karşısında değerinin artması sonucunda oluşan kur artışından kaynaklandığı şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, Mahkemece hem kur artışından etkilenen tutarın dikkate alındığını, hem de bu tutara 2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletildiğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini, ya talep edilen 259.822,61 TL'ye 2007 yılından itibaren faiz işletilmesi ya da 2016 yılı itibarıyla kur artışı hesabı yapıldıktan sonra bulunan tutara 2016 yılından itibaren ticari faiz işletmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, 259.822,61 TL alacağa takip tarihinden itibaren, ıslahla artırılan 303.889,92 TL. alacağa 29.04.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkili tarafından teminatın tahsil edilmesinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve protokole uygun olduğunu, müvekkili ile SOMO arasında cari hesap mutabakatının sağlanması müvekkilinin tüm çabalarına rağmen mümkün olmadığından ve aradan geçen zamanda da SOMO'dan alacağın tahsiline yönelik bir gelişme olmadığından 31.03.2016 tarihi itibarıyla SOMO'da olan müvekkili şirket alacağına karşı ilgili teminat tutarının müvekkilinin hesaplarına aktarıldığını, geciktirici koşulun gerçekleşmiş olduğu savunmaları dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, aksi halde Irak'ta bulunan SOMO şirketine cari mutabakat konusunda müzekkere yazılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlık bakımından zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ve davacının alacağının miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili müvekkilinin dava konusu teminatı hesaplarına aktarmakta haklı olduğunu ileri sürmüş ise de istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989699600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz