Tapu iptali | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3711 E. 2018/8165 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayni sermaye↗ temsil kayyımı↗ sermaye taahhüdü↗ kabul beyanı↗ tapu iptali ve tescil↗ kayyım↗ muvazaa↗ taahhütname↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete ayni sermaye olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talebi ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar teslimli inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 nolu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın 1/...'sini önce yüklenici şirketin temsilcine tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri husunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ... muvazaa yaptığını kabul etmiş ise de dava tapu iptal tescil olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın kabul beyanının davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirkete ayni sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın muvazaalı şekilde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ile davacı şirket adına tapuya yazımı istemine ilişkindir.
Davada husumet yöneltilen davalı ..., aynı zamanda davacı şirketin temsilcisi olup,onun tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açılıp yürütülmüştür.
Aynı dava içinde hem davacı şirketi temsil eden, hemde davalı olarak husumet yöneltilen kişi ile şirket arasında çıkar çatışması bulunduğu açıktır. Bu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4621 E. 2019/1294 K.
Ortak:temsil kayyımı · kayyım · temsil
İncelediğiniz karardaBu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete «ayni sermaye» olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talebi ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar «teslimli» inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 nolu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak «taahhüt» edilen taşınmazın 1/...'sini önce yüklenici şirketin «temsilcine» tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri husunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ... «muvazaa» yaptığını kabul etmiş ise de dava «tapu iptal tescil» olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın «kabul beyanının» davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davada «husumet» yöneltilen davalı ..., aynı zamanda davacı şirketin «temsilcisi» olup,onun tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açılıp yürütülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Tapu iptali ve tescili | Tapu kaydının iptali | Tapu iptali | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6228 E. 2024/728 K.
Ortak:ayni sermaye · kabul beyanı · tapu iptali ve tescil · muvazaa · taahhütname · temsil · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete «ayni sermaye» olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talebi ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar «teslimli» inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 nolu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak «taahhüt» edilen taşınmazın 1/...'sini önce yüklenici şirketin «temsilcine» tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri husunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ... «muvazaa» yaptığını kabul etmiş ise de dava «tapu iptal tescil» olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın «kabul beyanının» davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacı şirkete «ayni sermaye» olarak «taahhüt» edilen taşınmazın «muvazaalı» şekilde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ile davacı şirket adına tapuya yazımı istemine ilişkindir.
Davada «husumet» yöneltilen davalı ..., aynı zamanda davacı şirketin «temsilcisi» olup,onun tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açılıp yürütülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete «ayni sermaye» olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talep ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar «teslimli» inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 no.lu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak «taahhüt» edilen taşınmazın 1/2'sini önce yüklenici şirketin «temsilcisine» tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri hususunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ... «muvazaa» yaptığını kabul etmiş ise de dava «tapu iptal tescil» olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın «kabul beyanının» davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirkete «ayni sermaye» olarak «taahhüt» edilen taşınmazın «muvazaalı» şekilde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ile davacı şirket adına tapuya yazımı istemine ilişkindir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline «ayni sermaye» olarak konulan dava konusu taşınmazın mülkiyetinin müvekkile geçtiğini, davalıların bundan haberdar olduğu, buna rağmen görünürde satış olarak «muvazalı» bir işlem yaptıklarını, davalıların kötü niyetli olduklarını, müvekkilinin ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanmasının» işbu davada söz konusu olamayacağını, taraflar arasında evvelce görülen davaların «kesin» hüküm oluşturduğunu, yargılamanın usul ve yasaya uygun yapılmadığını, «eksik inceleme» olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · tüzel kişilik · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline «ayni sermaye» olarak konulan dava konusu taşınmazın mülkiyetinin müvekkile geçtiğini, davalıların bundan haberdar olduğu, buna rağmen görünürde satış olarak «muvazalı» bir işlem yaptıklarını, davalıların kötü niyetli olduklarını, müvekkilinin ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanmasının» işbu davada söz konusu olamayacağını, taraflar arasında evvelce görülen davaların «kesin» hüküm oluşturduğunu, yargılamanın usul ve yasaya uygun yapılmadığını, «eksik inceleme» olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11412 E. 2018/3665 K.
Ortak:temsil kayyımı · kayyım · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Davada «husumet» yöneltilen davalı ..., aynı zamanda davacı şirketin «temsilcisi» olup,onun tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açılıp yürütülmüştür.
Aynı dava içinde hem davacı şirketi «temsil» eden, hemde davalı olarak «husumet» yöneltilen kişi ile şirket arasında çıkar çatışması bulunduğu açıktır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Mimarlık Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ni «temsil» etmesi için Av. ....'nin «temsilci kayyım» olarak atanmasına, kayyım için 500,00 TL ücret taktirine, kayyımlık ücretini şirketten tahsil edilmesine karar verilmiştir.
Dava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · kayyım tayini · kayyım atanması · şirketin tasfiyesi · pasif husumet · limited şirket
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Dava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/251 E. 2015/4738 K.
Ortak:kayyım · muvazaa · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete «ayni sermaye» olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talebi ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar «teslimli» inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 nolu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak «taahhüt» edilen taşınmazın 1/...'sini önce yüklenici şirketin «temsilcine» tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri husunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ... «muvazaa» yaptığını kabul etmiş ise de dava «tapu iptal tescil» olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın «kabul beyanının» davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Dava, davacı şirkete «ayni sermaye» olarak «taahhüt» edilen taşınmazın «muvazaalı» şekilde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ile davacı şirket adına tapuya yazımı istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK 543. maddesi gereğince her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davacının «haklı sebep» olarak davalı şirkete ait taşınmaz hissesinin «muvazaalı» olarak devrine dayandığı, «sebebin» varlığının ...
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sonucunda tespit edilebileceği, şirketin kötü idare edilmesi nedenine dayalı olarak şirkete «kayyım tayini» talebinin yerinde olmadığı, haklı sebeplerin varlığı nedeni ile şirket «temsilcisinin yetkisinin kaldırılması» talebinden vazgeçtiği ve kayyım tayini talebi dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı bu hususu amaçlayarak davasını şirketi «temsil» etmek üzere «kayyım tayin» edilmesi için «ıslah» ettiğinden, davacının talebinin ıslah edilmiş şekliyle değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dosyaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · temsil yetkisinin kaldırılması · kayyım tayini · haklı sebep · şirket müdürü · ıslah · yetkisizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, TTK 543. maddesi gereğince her ortağın haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, davacının «haklı sebep» olarak davalı şirkete ait taşınmaz hissesinin «muvazaalı» olarak devrine dayandığı, «sebebin» varlığının ...
Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sonucunda tespit edilebileceği, şirketin kötü idare edilmesi nedenine dayalı olarak şirkete «kayyım tayini» talebinin yerinde olmadığı, haklı sebeplerin varlığı nedeni ile şirket «temsilcisinin yetkisinin kaldırılması» talebinden vazgeçtiği ve kayyım tayini talebi dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «şirket müdürlerinin» görevlerini kötüye kullanarak davalı şirkete ait olan gayrimenkulleri üçüncü kişilere devri iddiasıyla devir işleminin iptali ve «kayyım tayinine» ilişkin olup, dava başka bir mahkemede görülen işlemin iptaline yönelik açılan davada şirkete kayyım tayini şeklinde «ıslah» edilmiştir.
Davacı bu hususu amaçlayarak davasını şirketi «temsil» etmek üzere «kayyım tayin» edilmesi için «ıslah» ettiğinden, davacının talebinin ıslah edilmiş şekliyle değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dosyaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/931 E. 2012/8830 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaBu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi «temsil» etmek üzere «temsil kayyımı» ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · menfaat çatışması · kayyım atanması · şirketin feshi · anonim şirket · limited şirket · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3711 E. , 2018/8165 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2015 tarih ve 2009/640-2015/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin sermayesinin 42.000.000,000,00 TL (kırkikimilyar ) olduğunu bunun 337,500,00 TL'sinin nakdi, kalan 41.662,500,000,00 TL’nin ayni sermayeden teşekkül ettiğini, ... ve köşk müştelimatlarının bulunduğu arazi ile köşk ve diğer tarihi taşınmazların 41.662.500.000,00 TL değerli olduğu, ayni sermayenin bu kıymetlerinden teşekkül ettiğini dolayısı ile dava konusu taşınmazın Türk Ticaret Kanunun 303. maddesine göre iş bu anonim şirkete sermaye olarak konulduğunun görülmekte olduğunu, davalı şirketin yolsuz tescil nedeni ile tapu iptal ve davacı adına tescilini talep ettikleri bu taşınmazın muvazaa dayalı satış işlemi nedeni ile tapuda kayıt maliki göründüğünü, davalı ...
...ın kendi adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın tamamını davacı şirkete ayni sermaye olarak koymuş olduğu halde tapuda taşınmazın 1/... hissesini muvazalı bir işlem ile satış akdi gibi göstererek 1.000.000.000,00 TL bedelle ...’a devrettiğini, daha sonra ... ile ...'ın birlikte davalı Çamlıca Turizm Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi kurduklarını şirketin tüzel kişilik kazanmasından sonra her ikisinin tapuda sahip oldukları 1/...’şer hisseyi davalı şirkete satış akdi olarak göstererek muvazalı bir işlem ile ....000.000.000,00 TL satış bedeli gösterilerek devredildiğini, davalı ...'ın bu taşınmazın davacı şirkete ayni sermaye olarak taahhüt ettiğini, 1/... hissesi satın alan ... tarafından bilindiğini, bu nedenle ...
1/... kayıt maliki yapan görünürdeki satış akdinin yolsuz bir işlem olduğunu, davalı şirketin bu işlemleri bildiğini ileri sürerek yolsuz tescil nedeni ile tapu k...ın iptali ile davacı adına hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin %95 hissesinin diğer davalı ... ... ait olduğunu, bu davanın diğer davalı ... tarafından şirkete sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın mülkiyetinin davacı şirkete geçirilmemesi nedeni ile açıldığını, bu nedenle davacı şirket tarafından açılan davanın zaman aşımına uğradığını, davalı ... tarafından ...’a yapılan satış ve devir işleminden davacı şirketin haberdar
olmamasının düşünülemeyeceğini, diğer davalının tüzel kişilik perdesinin arkasına saklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davalı şirketin davacının ayni sermayesi olan taşınmazı zimmetinde tutmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığını, taşınmazın satış bedelinin ... tarafından hiçbir şekilde ödenmediğini, kendisinin ve davacı şirketin davalı şirketin hakim ortağı ... tarafından dolandırıldığını belirterek davayı kabul ettiğini açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazın davalı ... tarafından davacı şirkete ayni sermaye olarak konulmasının taşınmazın mülkiyetini doğrudan davacı şirkete geçirmemiş olduğu, talebi ile tapuda tescil işlemini gerçekleştirmesi gerekirken bu işlemi yapmadan Ceylan İnşaat firması ile sermaye olarak konulan taşınmaz üzerinde anahtar teslimli inşaat sözleşmesi yaptığı, sözleşmesinin 30 nolu bendine de yüklenici şirket ile ortaklık kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, şirketin hakim ortağı, davalı ...'ın bu sözleşme tarihinden sonra ayni sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın 1/...'sini önce yüklenici şirketin temsilcine tapudan devretmesi sonra her ikisinin birlikte hisselerini kurdukları şirkete satmaları durumunun davacı şirket tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, kurulan ortaklık içinde davaya konu taşınmazın ortaklığa devri husunun davacı şirketin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirketin hakim ortağı ...’ın taahhüdünü yerine getirmesi için davacı şirketin tapuda en azından tedbir yoluna başvurması mümkün iken bunu yapmadan taşınmaz üzerinde inşaat sözleşmesi yapması ve sözleşme ile başka bir ortaklık kurulacağının belirlenmesi aslında bu taşınmazın başka bir ortaklığa konu edilebileceğinin davacı tarafından da biliniyor olduğunu gösterdiği, davalı ...
muvazaa yaptığını kabul etmiş ise de dava tapu iptal tescil olup, tapu davalı şirket adına kayıtlı olduğundan davacının davalıdan doğrudan tapu iptal isteyemeyeceği, bu dava yönünden davalı ...'ın kabul beyanının davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirkete ayni sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın muvazaalı şekilde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ile davacı şirket adına tapuya yazımı istemine ilişkindir.
Davada husumet yöneltilen davalı ..., aynı zamanda davacı şirketin temsilcisi olup,onun tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açılıp yürütülmüştür.
Aynı dava içinde hem davacı şirketi temsil eden, hemde davalı olarak husumet yöneltilen kişi ile şirket arasında çıkar çatışması bulunduğu açıktır. Bu durumda aradaki çıkar çatışması gözetilerek eldeki davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı ataması yaptırılması ve davaya kayyım veya atayacağı vekil aracılığı ile devam edilmesi gerekir iken,bu husus gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan/nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/471836400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz