Kayyımlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/931 E. 2012/8830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ menfaat çatışması↗ kayyım atanması↗ şirketin feshi↗ kayyım↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ıslah↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa limited şirketin feshini talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete kayyım atanması talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile menfaat çatışması olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete kayyım atanması talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere görevlendirilmesine karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin anonim şirket olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11412 E. 2018/3665 K.
Ortak:menfaat çatışması · kayyım atanması · kayyım · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Davacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · kayyım tayini · şirketin tasfiyesi · pasif husumet · temsil · husumet
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı «şirketin tasfiyesi» için dava açtığını, bu davada kendisine «kayyım tayini» için süre verildiğini ileri sürerek «kayyım atanmasını» istediği şirket ile bu şirketin diğer ortakları olan davalı gerçek kişilere karşı dava açmış olup, mahkemece, davanın kabulüyle «temsil kayyımı» tayinine karar verilmiş ise de somut olayda davanın şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket yönünden hüküm kurulduğu gözetildiğinde davalıların işbu davada «pasif husumetlerinin» ve menfaatlerinin bulunmadığı değerlendirilerek temyiz eden davalılar yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Mimarlık Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ni «temsil» etmesi için Av. ....'nin «temsilci kayyım» olarak atanmasına, kayyım için 500,00 TL ücret taktirine, kayyımlık ücretini şirketten tahsil edilmesine karar verilmiştir.
Dava «limited şirket» «temsil kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/94 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davalı şirkete «kayyım tayini» için süre verildiği, şirket ile davacı arasında «menfaat çatışmasının» doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4621 E. 2019/1294 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · kesin süre · temsil · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıyla davalı şirket arasında menfaat çıkar çatışması bulunduğundan davalı şirketin bu davada «temsil» edilebilmesi için davalı şirkete «temsil kayyımı atanması» konusunda ... haftalık «kesin süre» verilmiş, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa «limited şirketin feshini» talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile «menfaat çatışması» olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete «kayyım atanması» talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli «ıslah» dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere «görevlendirilmesine» karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin «anonim şirket» olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/931 E. , 2012/8830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 tarih ve 2009/42-2010/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kredi karşılığı ödünç sözleşmesi imzalandığını, kredinin konusu olan genel kredi sözleşmesinin bu protokolün eki olduğunu, müvekkili şirketin ödünç veren, davalı şirketin ise ödünç alan olduğunu, ödünç alan davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak amacıyla, müvekkili şirketin kredibilitesinden yararlanarak 1.000.000,00-TL ödünç almış olduğunu, ancak ödünç alan davalı şirketin ödünç aldığı kredinin geri ödenmesi hususunda temerrüde düşmüş olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin davalı şirkete ait tesis üzerinde %50 işletme ortağı olarak tespitine, mahkemenin uygun göreceği bir mali müşavirin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş;
ıslahla kayyım atanması talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi Hıdır Yıldız’ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere görevlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı şirket tarafından bankadan çekilen kredi için banka lehine ipotek tesis edildiğini, bu ipoteğin davacının tüm zararlarını karşılayacak nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, şirket alacaklılarının koşulları varsa limited şirketin feshini talep edebileceği, mevcut davada şirketin feshinin istenmediği, şirkete kayyım atanması talebinde bulunulduğu, kayyımın tarafları ile menfaat çatışması olmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, davacı ile davalı arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirkete kayyım atanması talebinde bulunduğu, ancak 20/05/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle bu talebinden vazgeçerek müvekkili şirket yetkilisi .....'ın veya kendisinin yetkili kılacağı bir kişi ile müvekkili şirketin iki muhasebe elemanının davalıya ait tesiste %50 kâr ortağı olarak alacaklarını muhafaza etmek üzere görevlendirilmesine karar verilmesini istemiş olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu talebi değerlendirilmeden ve davalı şirketin anonim şirket olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059516600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz