Maddi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9412 E. 2018/2172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6098/82']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ doğrudan zarar↗ dolaylı zarar↗ tbk 99↗ sebepsiz zenginleşme↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar verici fiilin 04/05/2005 tarihinde gerçekleştiği, davanın 05/08/2013 tarihinde açıldığı, davacının ödemeyi 01/08/2012 tarihinde yaptığı, davalıların dava dışı ... A.Ş'de yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu yardımcısı olarak görev yaptıkları süre içerisinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ... A.Ş'nin dava dışı ... Nakliyat A.Ş'ye olan borcunu ihtarnameye rağmen şirket yetkilisi yerine bir başka kişiye ödemek suretiyle borcun doğumuna sebebiyet verdikleri, davacının tazyik hapsi sebebiyle ödeme yaptığı, TBK 82. maddeye göre sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu maddeye istinaden ... yıllık zamanaşımı süresi geçmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.000 TL alacağın 01/08/2012 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirket ortağı davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları sonucu şirketi borçlandırdıklarını ve kendisinin şirket adına ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek zararının tazminini istemiştir.
Şirket alacaklısı ortağın dava açma hakkı doğrudan ve dolaylı zarara göre değişiklik gösterir. Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket ortaklarının dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Şirket ortağının dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebilir. Doğrudan zararda ise yöneticilerin eylemleri sonucunda şirket ortaklarının ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmayıp, ortaklar talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler. Somut olayda davacı, dava dışı şirketin ortağı olmakla birlikte şirket adına ödeme yapmıştır. Davacı doğrudan uğradığı zararın kendisine ödenmesini talep edebilir. Ancak dolaylı zarar iddiasında ise zararın şirkete ödenmesini isteyebilecektir. Dosya içerisinde mevcut 22.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının dava dışı şirketin borcunu kendi isteği ile ... olması nedeniyle davacının doğrudan uğramış olduğu bir zararın bulunmadığı ve bu nedenle doğrudan zarar davası açarak tazminatın kendisine ödenmesini talep etmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak mahkemece, bilirkişi raporundaki davacının zararının dolaylı zarar niteliğinde olduğu yönündeki tespit değerlendirilmeden davacının kendi adına açtığı tazminat davasının kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, davacının zararının doğrudan zarar niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek ve zararın dolaylı zarar olması durumunda davacının kendi adına değil ancak şirket adına talepte bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca dava sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olmadığı halde karar gerekçesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılması da doğru görülmemiştir. Buna göre, açıklanan nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3675 E. 2020/485 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · yönetim kurulu kararı · ihtarname · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı ['6098/82']
İncelediğiniz karardaNakliyat A.Ş'ye olan borcunu «ihtarnameye» rağmen şirket yetkilisi yerine bir başka kişiye ödemek suretiyle borcun doğumuna sebebiyet verdikleri, davacının tazyik hapsi sebebiyle ödeme yaptığı, TBK 82. maddeye göre «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu maddeye istinaden ... yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.000 TL alacağın 01/08/2012 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «yasal faiz» oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş'de «yönetim kurulu» başkanı ve yönetim kurulu yardımcısı olarak görev yaptıkları süre içerisinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ...
Dava, «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… iilin 04/05/2005 tarihinde gerçekleştiği, davanın 05/08/2013 tarihinde açıldığı, davacının ödemeyi 01/08/2012 tarihinde yaptığı, davalıların dava dışı Burtaş A.Ş'de «yönetim kurulu» başkanı ve yönetim kurulu yardımcısı olarak görev yaptıkları süre içerisinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek Burtaş A.Ş'nin dava dışı İzmir Nakliyat A.Ş'ye olan borcunu «ihtarnameye» rağmen şirket yetkilisi yerine bir başka kişiye ödemek suretiyle borcun doğumuna sebebiyet verdikleri, davacının tazyik hapsi sebebiyle ödeme yaptığı, TBK 82. maddeye göre «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu maddeye istinaden 2 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.000.- TL alacağın 01/08/2012 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «yasal faiz» oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17716 E. 2015/2510 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacının zararının «doğrudan zarar» niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek ve zararın «dolaylı zarar» olması durumunda davacının kendi adına değil ancak şirket adına talepte bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Şirket alacaklısı ortağın dava açma hakkı doğrudan ve «dolaylı zarara» göre değişiklik gösterir.
Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket ortaklarının «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Benzer bu karardaOrtakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik içerir.
Müdürün ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · yönetim kayyımı · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · delil değerlendirmesi · kötüleme · kayyım · muvazaa · şirket müdürü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; şirket ortağına sadece şirketin çıkarlarına olmak kaydıyla şirketi «temsile» yetkili müdürün görevde iken kendi işlemlerine karşı dava açması beklenemeyeceğinden müdürün yapmış olduğu bu işlemlere karşı dava açma hakkının tanındığı, ancak somut olayda mahkeme kararıyla «şirket müdürlerinin» «yetkisinin» kaldırılarak «yönetiminin kayyıma» devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyım halen görevde olduğundan davacının şirket adına şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı dava «açma ehliyetinin» bulunmadığı, davacının dava konusu ettiği olayları kayyıma «ihbar» ederek kayyım tarafından dava açılmasını sağlanması gerektiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
S..'in şirketin dava dışı arsa sahipleri ile imzaladığı «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» uyarınca şirkete ait olacağı kararlaştırılan gayrimenkullerin «muvazalı» işlemlerle önce davalı ..., ardından da kendisi adına tescilini sağladığı iddiasıyla «şirketin zararına» neden olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapusunun iptali ile şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Müdürün ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 556 ve 309. maddeleri uyarınca davacı ortağın dava açma hakkının bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilip taraf iddia ve «delillerinin değerlendirilmesi», sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Şirket yöneticisinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7730 E. 2016/8878 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacının zararının «doğrudan zarar» niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek ve zararın «dolaylı zarar» olması durumunda davacının kendi adına değil ancak şirket adına talepte bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Şirket alacaklısı ortağın dava açma hakkı doğrudan ve «dolaylı zarara» göre değişiklik gösterir.
Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket ortaklarının «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Benzer bu karardaŞirket alacaklılarının dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik içerir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket alacaklılarının «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · aciz vesikası · güveni kötüye kullanma · kötüleme · yönetici sorumluluğu · acentelik sözleşmesi · şirket zararı · acentelik
Benzer bu karardaAŞ arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, davacının şirket aleyhine icra takipleri yapıp «aciz vesikası» aldığı, T.H. ......
Dava, «anonim şirket» alacaklısının «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» esasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı şirket «temsilcileri» oldukları, «iflas» ve «güveni kötüye kullanmak» suçlarından mahkumiyet kararlarının bulunduğu, dava dışı şirketin iflası sonucu davacının alacağını alamaması nedeniyle ...
2009/8671 K. sayılı ilamı ile onandığı, davacının davalılar aleyhine hizmet nedeniyle «güveni kötüye kullanmak» ve davalı ... hakkında hileli «iflas» suçundan dolayı suç duyurusunda bulunduğu, davacının T.H. ......
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/282 E. 2010/530 K.
Ortak:doğrudan zarar · dolaylı zarar
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacının zararının «doğrudan zarar» niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek ve zararın «dolaylı zarar» olması durumunda davacının kendi adına değil ancak şirket adına talepte bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Şirket alacaklısı ortağın dava açma hakkı doğrudan ve «dolaylı zarara» göre değişiklik gösterir.
Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket ortaklarının «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Benzer bu karardaO halde, öncelikle davalı gerçek kişilerin doğrudan ve dolaylı olarak zarara neden olabilecek eylemlerinin neler olduğu ve tazminat tutarının ne kadarının «doğrudan zarar» olarak kendisi adına ne kadarının ise «dolaylı zarar» olarak davalı şirkete verilmesini istediği yönünde davacı vekiline HUMK’nun 75 nci maddesi uyarınca dava dilekçesinin açıklattırılması, bu davanın sonucunu etkileyebilecek olan davalılar hakkındaki ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi, Şirketler Hukuku alanında uzmanın ve muhasebecinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken üstelik gerekçe çelişecek şekilde davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, ortaklığın ve ortaklık «payının» tespiti, tescili ile senetlerin verilmesi, yöneticiler ve denetçilerin eylemleri dolayısıyla uğranılan doğrudan ve «dolaylı zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik içerir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · kötüleme · kar payı · sermaye artırımı · şirket zararı · hisse senedi · pay defteri · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… ahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı bulunduğu, bu nedenle şirkete ödeme yaptığı, kendisine «hisse senedi» verildiği, ortaklar «pay defterine» adının yazıldığı, davalı şirketin şimdiye kadar hiç «kar payı» dağıtmadığı, diğer davalıların «şirkete zarara» uğrattıklarının yazılı olarak kanıtlanmadığı, ortaklığın davalı tarafından kabul edildiği, esasen ortaklık payının da «kaydının» yapıldığı gerekçesiyle davacının davalıda ortak olduğunun, 700 hissesinin bulunduğunun ve hisse tutarının 1.400.00 YTL olduğunun tespitine, şirkete karşı açılan alacak ve tescile yönelik taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararı ile davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine …
Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması, «sermaye artırımında» yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya «üçüncü kişinin» ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir.
Zarar meydana gelmiş ise, yöneticiler veya denetçiler «kusursuzluğunu ispat» etmesi gerekir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9412 E. , 2018/2172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2016 tarih ve 2014/910-2016/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil ile her iki davalının dava dışı ... ... Taşımacılık AŞ'nin hissedarları olduğunu, davalıların ... yıl süreyle yönetim kuruluna seçildiğini, davalıların ... .... Ltd. Şti. ile ... ... Taşımacılık A.Ş. arasında 01.07.2004 - 30.06.2005 dönemi için kargo taşıma ve müteselsil sorumluluk sözleşmesi imzaladığını, borç nedeniyle ihtar gönderilerek borcun belirtilen şirket yetkilisine ödenmesinin istendiğini, buna rağmen adı geçen kişi dışında başkasına ödeme yapıldığını, ... ... Nakliyat ve Taah. Ltd. Şti'nin 33.418,66 TL alacağı için borçlu ... ... Taşımacılık A.Ş aleyhine takibe geçtiğini, itiraz üzerine ... .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/423 E sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, itirazın 30.944,00 TL üzerinden iptaline karar verildiğini, müvekkilinin ...
... Taşımacılık A.Ş'nin ....06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirketin yönetim kurulu üyesi seçildiğini, ... ... Ltd. Şti'nin talebi doğrultusunda ....2011 tarihinde ... ... Taşımacılık. A.Ş'ye gidilerek haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haciz baskısı ve tehdidi ile şirketin itibarının zedelenmemesi için müvekkilinin borcu ödeme taahhüdünde bulunduğunu, müvekkilinin hapse girmemek ve ... ... Ltd. Şti. ile şikayetlerinden vazgeçmeleri için 01.08.2012 tarihinde protokol imzalamak zorunda kaldığını, protokolde belirtilen 55.000 TL’nin ödendiğini, her iki davalının kusurlu olarak borcun doğmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek 55.000 TL'nin, 01.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın davacının dava konusu tasarruf tarihinden ve anılan dava tarihinden çok sonra şirkete ortak olduğunu, müvekkillerden ...'ın ....06.2010 tarihli genel kurul toplantısında, ...'un ise daha önceki genel kurul toplantısında ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zarar verici fiilin 04/05/2005 tarihinde gerçekleştiği, davanın 05/08/2013 tarihinde açıldığı, davacının ödemeyi 01/08/2012 tarihinde yaptığı, davalıların dava dışı ... A.Ş'de yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu yardımcısı olarak görev yaptıkları süre içerisinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ... A.Ş'nin dava dışı ... Nakliyat A.Ş'ye olan borcunu ihtarnameye rağmen şirket yetkilisi yerine bir başka kişiye ödemek suretiyle borcun doğumuna sebebiyet verdikleri, davacının tazyik hapsi sebebiyle ödeme yaptığı, TBK 82. maddeye göre sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu maddeye istinaden ...
yıllık zamanaşımı süresi geçmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.000 TL alacağın 01/08/2012 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirket ortağı davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışları sonucu şirketi borçlandırdıklarını ve kendisinin şirket adına ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek zararının tazminini istemiştir.
Şirket alacaklısı ortağın dava açma hakkı doğrudan ve dolaylı zarara göre değişiklik gösterir. Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, şirket ortaklarının dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Şirket ortağının dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebilir. Doğrudan zararda ise yöneticilerin eylemleri sonucunda şirket ortaklarının ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmayıp, ortaklar talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler. Somut olayda davacı, dava dışı şirketin ortağı olmakla birlikte şirket adına ödeme yapmıştır.
Davacı doğrudan uğradığı zararın kendisine ödenmesini talep edebilir. Ancak dolaylı zarar iddiasında ise zararın şirkete ödenmesini isteyebilecektir. Dosya içerisinde mevcut 22.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının dava dışı şirketin borcunu kendi isteği ile ... olması nedeniyle davacının doğrudan uğramış olduğu bir zararın bulunmadığı ve bu nedenle doğrudan zarar davası açarak tazminatın kendisine ödenmesini talep etmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak mahkemece, bilirkişi raporundaki davacının zararının dolaylı zarar niteliğinde olduğu yönündeki tespit değerlendirilmeden davacının kendi adına açtığı tazminat davasının kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, davacının zararının doğrudan zarar niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek ve zararın dolaylı zarar olması durumunda davacının kendi adına değil ancak şirket adına talepte bulunabileceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca dava sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olmadığı halde karar gerekçesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılması da doğru görülmemiştir. Buna göre, açıklanan nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, .../03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/468775900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz