Navlun alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10488 E. 2013/23123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun alacağı↗ cmr konvansiyonu↗ zamanaşımı başlangıcı↗ cmr↗ navlun↗ icra takibine itiraz↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava sadece taşıma ücretine ilişkin olduğundan olayın çözümünde Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyesi Sözleşmesi (CMR) değil, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nun 767/1. maddesine göre haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğradığı, aynı yasanın 767/2. maddesine göre de, bu müddetin eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki teslimi, yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başladığı, dava konusu taşımanın 11.12.2010 tarihinde yapılıp, eşyanın gönderilene bu tarihte teslim edildiği, 02.02.2012 takip tarihi itibarıyla TTK’nun 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma akdine dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, navlun alacağına konu taşımanın Türkiye'den İran'a yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir. Taşıma ücreti CMR'nın 6.ncı maddesi gereğince sevk mektubu içeriğinde yer alması gereken bilgilerden olup mahkemenin taşıma ücreti ile ilgili ihtilaflarda Konvansiyo'nun uygulanmayacağına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ve zamanaşımı süresi ile ilgili hüküm ise CMR'nin 32. maddesinde düzenlenmiş ve bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davalar, CMR'nin 32. maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlerle dayanılarak açılan davalar ise, aynı madde gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi kılınmıştır. Bu durumda, navlun alacağına ilişkin davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/705 E. 2012/10606 K.
Ortak:navlun alacağı · zamanaşımı başlangıcı · navlun · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaDava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nun 767/1. maddesine göre haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğradığı, aynı yasanın 767/2. maddesine göre de, bu müddetin eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki «teslimi», yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başladığı, dava konusu taşımanın 11.12.2010 tarihinde yapılıp, eşyanın gönderilene bu tarihte teslim edildiği, 02.02.2012 takip tarihi itibarıyla TTK’nun 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
CMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Görüldüğü gibi, kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda «zamanaşımının başlangıcı» için «teslim» anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece 49 adet CMR belgesinin 31.01.2009 ile 26.01.2010 tarihleri arasında düzenlendiği, icra takibinin ise 22.03.2011 tarihinde yapıldığı, en «son» taşıma işlemi olan 26.01.2010 tarihi itibariyle 1 yıl 1 ay 24 gün geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Taraflar arasında, «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse, «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
Bunun dışında kalan bütün diğer durumlarda «taşıma sözleşmesinin» yapılmasından itibaren üç ay sonra «zamanaşımı» işlemeye başlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16774 E. 2015/1999 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaDava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, «navlun alacağına» konu taşımanın Türkiye'den İran'a yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «navlun bedelinin» tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davacı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
Davacının sorumluluğu ile sorumluluğunun kapsamının ve davaya konu «hasar» miktarının da CMR hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek CMR hükümlerinin tartışılması ve taşıma uzmanı ile dava konusu emtianın hasarından anlayan bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «navlun bedelinin» tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun alacağı · navlun · teslim
İncelediğiniz karardaDava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, «navlun alacağına» konu taşımanın Türkiye'den İran'a yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi sabit görüldüğünden bu taşıma ilişkisinden kaynaklı «navlun alacağının» tahsili hususunda hangi yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu yukarıda açıklandığı üzere iç hukuk kuralları uyarınca belirlenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun bedeli · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · ifa · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/704 E. 2013/1401 K.
Ortak:navlun alacağı · zamanaşımı başlangıcı · navlun · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaDava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nun 767/1. maddesine göre haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğradığı, aynı yasanın 767/2. maddesine göre de, bu müddetin eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki «teslimi», yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başladığı, dava konusu taşımanın 11.12.2010 tarihinde yapılıp, eşyanın gönderilene bu tarihte teslim edildiği, 02.02.2012 takip tarihi itibarıyla TTK’nun 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
CMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Görüldüğü gibi, kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda «zamanaşımının başlangıcı» için «teslim» anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece 23 adet CMR belgesinin 17.04.2009 ile 19.02.2010 tarihleri arasında düzenlendiği, icra takibinin ise 22.03.2011 tarihinde yapıldığı, en «son» taşıma işlemi olan 19.02.2010 tarihi itibariyle 1 yıl 1 ay 3 gün geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Taraflar arasında, «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse, «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
Bunun dışında kalan bütün diğer durumlarda «taşıma sözleşmesinin» yapılmasından itibaren üç ay sonra «zamanaşımı» işlemeye başlayacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10488 E. , 2013/23123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2013 tarih ve 2012/142-2013/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin faturaya konu kara taşımasından doğan navlun alacağını ödemediğini, alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı/borçlunun işbu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayanağını teşkil eden takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, yetkili icra dairesinin müvekkilinin adresinin bulunduğu Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu, HMK’nun yetki kuralları gereğinci bu davayı görmeye Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borcunun olmadığını, borcun zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini, davacının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava sadece taşıma ücretine ilişkin olduğundan olayın çözümünde Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyesi Sözleşmesi (CMR) değil, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nun 767/1. maddesine göre haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğradığı, aynı yasanın 767/2. maddesine göre de, bu müddetin eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki teslimi, yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başladığı, dava konusu taşımanın 11.12.2010 tarihinde yapılıp, eşyanın gönderilene bu tarihte teslim edildiği, 02.02.2012 takip tarihi itibarıyla TTK’nun 767.
maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma akdine dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, navlun alacağına konu taşımanın Türkiye'den İran'a yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir. Taşıma ücreti CMR'nın 6.ncı maddesi gereğince sevk mektubu içeriğinde yer alması gereken bilgilerden olup mahkemenin taşıma ücreti ile ilgili ihtilaflarda Konvansiyo'nun uygulanmayacağına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ve zamanaşımı süresi ile ilgili hüküm ise CMR'nin 32.
maddesinde düzenlenmiş ve bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davalar, CMR'nin 32. maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlerle dayanılarak açılan davalar ise, aynı madde gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi kılınmıştır. Bu durumda, navlun alacağına ilişkin davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/574207700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz